Trabzonspor'da başlayan ve çok parlak görülen bir futbol kariyeri... Gençliğinden bu yana istenmemekle ve kadro dışı kalmakla savaşan bir karakter... İstikrar ve başarısını gösterebilmek üzere Anafolu kulüplerini dolaşan bir seyyah... Yedek kulübelerinin zorunlu müdavimi olmak zorunda kalmış duygusal bir adam... Dürüstlüğünden ödün vermeyen, sözünü asla esirgemeyen inatçı bir futbolcu... Her şeyden öte edebiyatı ve okumayı seven, kendini geliştiren ve bunu okuduğunuz kitabın cümlelerinden anlayabileceğiniz bir isim... Tabii ki Ergin Keleş'ten bahsediyorum. Santrfor olarak oynadığı futbolda zaman zaman dikkat çeken bir isim olan Ergin Keleş, artık biraz da edebi yönünü konuşturuyor. "Nasıl Yıldız Olunmaz?" adlı otobiyografisiyle karşımızda olan Keleş, genç yaş kategorilerindeki yıldız adaylığından beklenen patlamayı yapamayarak sıradan bir futbolcu kariyerine geçişini ilk ağızdan anlatıyor. Forvet oyuncularının gözlem yeteneği iyi olmalıdır, yazarımız Ergin Keleş bu gözlemciliği edebiyat hayatına taşıyor. Kendi kariyerini okura atlatırken ülkedeki futbol anlayışını, Türk futbolunun sorunlarını, teknik direktörlerin ve futbolcuların hatalı tutumlarını da maaaya yatırıyor. Üslubunda yalın ve neşeli bir dil hakim, böylelikle samimiyet okura işliyor ve sayfaların devamını çevirmek istiyorsunuz. Başarılı bulduğum bir kitap ve beğendiğim bir okuma oldu.
Ergin Keleş söze dokuz yaşında girdiği Trabzonspor futbol takımı seçmelernden başlarken; Trabzonspor'un Trabzonlu genç çocuklar ve aileleri için nasıl bir kader haline geldiğini anlatıyor. Genç takımda Özkan Sümer ile tanışmasını, Özkan Sümer'in kendisinin futbolculuk anlayışını nasıl etkilediğini ve profesyonel oluşunu okura aktarıyor. Genç milli takım anılarından bahsediyor. 18 yaşında Trabzonspor'dan gelen beş yıllık sözleşmeyi imzalamamasını hata olarak değerlendiriyor,Trabzonspor A takımında duygusal açıdan zor zamanlar geçiriyor. Bu duygusal zamanlar ve fazla forma şansı bulamamak, kiralık gittiği Akçaabat Sebatspor'da da devam ediyor. Trabzon'a dönüşünde Vahid Halilodzic ve Lazaroni gibi hocalarıyla ligde şanslar yakalasa da Sakaryaspor'a kiralanıyor. Düzenli forma giyerek tecrübe kazanıyor ve sezon sonunda yine Trabzonspor'a umutla dönüyor. Ziya Doğan ile yıldızı barışmaz, sonradan teknik direktör olarak gelen Ersun Yanal'ın verdiği üç haftalık şansı iyi kullanır. Yeni sezon geldiğinde takımdaki forvet bolluğundan Ersun Yanal da Keleş'in pek yüzüne bakmaz, kötü davranır.
Sonraki durak Vestel Manisaspor olur, burada da Levent Eriş yönetiminde fazla forma şansı bulamaz. Mesut Bakkal' ın gelişi ve güven verişiyle düzenli forma giymeye başlar, ancak takımın kötü gidişi onun yüksek performansını etkiler. Kötü sonuçlarla yüne syrılık yaşanır ve Reha Kapsal göreve getirilir. Ergin Keleş, bu hoxayla da pek önemsenmez ve maaş ödemeleri sebebiyle kadro dışı bırakılır. Sıradaki durak Ankaragücü olur. Burada güzel bir kıvılcım yakalasa da teknik direktör değişiklikleri ve kulübün zor durumuyla bu kıvılcım çabuk söner. Karabükspor günlerinde yedek kalırken, her efsanevi futbolcunun iyi bir teknik direktör olamayacağı gerçeğini düşünür. Mersin İdman Yurdu günleriyse iyi başlar, yalnız taraftarın olumsuz tutumu Ergin Keleş ile kulübün bağlarını kopartır.
Birt alt lige gittiğindeGöztepe macerası yaşar. Burada yinekonuşmasına inatlaşmasına engel olamazve teknik direktör Kemal Kılıç ile arası bozulur. Göztepe küme düşer. Sonrasında dürüstlüğü ve futbol tutkusuyla Adanaspor macerası dakısa sürer. Yine bir devre arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'a transfer olur,sadece 6 ay dayanabilir ve tekrar Adanaspor'a döner. Bu dönüşünde banko oynar ve takım şampiyon olarak Süper Lig'e yükselir. Ancak şampiyonluk primi konusunda başlayan tartışmada Ergin Keleş yine dürüstlüğünün kurbanı olur ve ertesi sezon takımdan gönderilir. Sivasspor günlerindeyse, futbola karşı bir olgunluk geliştirir. Futbolculuk günleri sonrası kariyerini düşünmeye başlar. Sivasspor'da da güzel sonuçlarla forma şansı bulur ve şampiyonluk yaşayarak Süper Lig'e yükselir. Bu sezondaysa sürekli yedek kalır ve takımdan ayrılır.