Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar.
Puan vermedi·104 syf.··
2024 16. kitabı
Dansa Davet Jean Teule Yine bir Jean Teulé romanı ile karşınızdayım! Roman, dünya tarihinin en gizemli salgınlarından biri olan dans salgını anlatıyor. Hâlâ kimsenin mantıklı bir açıklama getiremediği, bir histeri krizi mi yoksa bir toplu zehirlenme vakası mı bilinmeyen bir olay dans vebası. Kitaptan daha derinlemesine bahsedebilmek için öncelikle dans salgınından biraz bahsetmek istiyorum. Dans salgını ya da diğer adıyla dans vebası 14-17. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanmış bir olay. İnsanların toplu hâlde bayılana kadar hatta ölene kadar dans ettikleri bir delilik örneği. Tam olarak nasıl başladığı bilinmemekle beraber o dönemde kilise bu insanların şeytan tarafından lanetlendiğine kanaat getirmiş ve bu dansa “Aziz Vitus Dansı” adını vermiş. En büyük ölçekli salgınlar Almanya’nın Aachen şehrinde ve Fransa’nın Strazburg kentinde meydana gelmiş. Bu olay Avrupa’yı öylesine etkilemiş ki ressam Pieter Bruegel’in tabloları ve ünlü tarihçi Hartmann Schedel’in kronikleri başta olmak üzere pek çok esere yansımış. Avrupa’yı vuran kuraklığın neden olduğu açlık ve susuzluk sebebiyle halkın büyük bir buhrana sürüklendiği ve bu travmanın yarattığı delilikle insanların dans etmeye başladığı en yaygın kanılar arasında. Diğer bir görüş ise salgının nemli çavdar saplarında oluşan küfün ekmeğe karışması sonucu uyuşturucu etkisi yaratması. Tam nedeni günümüzde hâlâ tartışma konusu olsa da böyle bir olayın gerçekliği herkesin kabul ettiği bir durum. Kitap tam da bu hikâyeye odaklanıyor. Büyük ölçekli salgınlardan birinin yaşandığı Strazburg’da geçiyor. Genç bir kadının henüz kundakta olan bebeğini bir nehre atıp öldürmesiyle başlıyor ve her satırda olay daha şaşırtıcı, daha dayanılmaz ve daha iğrenç bir hâl alıyor. 1518 yılından anlatılan olay salgının yukarıda bahsettiğim ilk nedeni olan kitlesel depresyon çevresinde gelişiyor. Ancak mekânlar, kişiler, ortam öylesine tasvir ediliyor ki insan, “Böyle bir ortamda delirmekten başka çareleri yok.” diye düşünüyor. İnsan, kitabı okurken bile öyle etkileniyor ki neredeyse o insanlarla birlikte travmatize olup dans etmeye başlayacakmış gibi hissediyor. Cinayet, dans, pislik, yamyamlık… Bu kitapta ne kötülük ararsanız rahatlıkla bulabilirsiniz. Yazarın anlattıkları beni yer yer güldürse de genel anlamda dehşete düşürdü. “Yokluk insanları ne kadar alçaltabilir?” sorusunun kanıtı niteliğindeydi. Düşündükçe bile midem bulanıyor. İntihar Dükkânı adlı kitabı yorumlarken yazarın dilinin çok akıcı olduğundan bahsetmiştim. Bu kitap da öyleydi. Dil çok akıcıydı ve okura cidden o olayları yaşatıyordu. Böylesine bir kurguyla birleşince gerçekten çarpıcı bir roman çıkmış ortaya. Evet, bu kitabı tek bir sözcükle açıklayacak olsam galiba “çarpıcı” derdim. Daha kapağını görür görmez “Bu kitabı okumalıyım.” dedirtiyor. Kapağını o döneme tanıklık etmiş bir tarihçi olan Hartmann Schedel’in “Nürnberg Kroniği” adlı eserinden bir çizim süslüyor ve bu kitabın çarpıcılığını arttırıyor. Kitapla ilgili hoşuma giden bir başka konu yalnızca salgınla kalmayıp o dönemin siyasetine de değinmesi oldu. 1518 tam Yavuz Sultan Selim’in tahtta olduğu yıllar. Osmanlı’nın gücüyle dünyayı titrettiği yıllar. Tüm bu salgın belasının içerisinde halk, “Türkler Fransa’yı işgal edecekmiş!” dedikodusuyla korkudan renkten renge giriyor resmen. Ve bu olay biraz da mizah yoluyla iletilmiş okuyuculara. Okuması cidden zevkliydi. Kitabı genel anlamda çok beğendim. Anlatılanların iğrençliği ya da okuduklarımı sindirme ihtiyacı bazen okuma hızımı düşürse de bir çırpıda okunan bir kitaptı diyebilirim. Jean Teulé’ye ve yeteneğine bir kez daha hayran kaldım. Unuttukça tekrar okumak isteyeceğim cinsten bir kitaptı. Eğer siz de benim gibi konusunu tarihten alan ve karanlık temalarda kitaplar okumayı seviyorsanız bu kitabı öneririm. Öyleyse yorumumu Nietzsche’nin şu sözüyle bitireyim: Müziğin sesini duymayanlar, dans edenleri deli sanırlar. DİKKAT! Hassas bir mideniz ya da hassas bir kalbiniz varsa bu kitaptan uzak durunuz! Benden söylemesi.
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.