Serinin son kitabı... Ben kitabı değil de o beni bitirdi sanki.
Kızıl kuş. Ateş tanrıçası. Bekledikleri kurtarıcı o...
Spoiler içermez.
Öncelikle #2.5 kitabı The Drowning Faith kitabını okuyabilirsiniz. Nezha'nın dilinden anlatılmış 16 sayfalık kitab.
Gelelim konuya. Artık güney için savaşan Rin, onun sadık yandaşları Kitay ve Venka, kuzeydekileri işğal edib güneyi dize getirmek için Vaisra tarafından görevlendirilen Genç Mareşal Nezha'ya karşı savaşmakta.
Son kitabda okuduğumuz ihanet, Cike üyelerinin ölümü, Rin'in sağ elini bilekten hasarlı olması (3cü kitabın başında kesildiği yazıyor) zaten üst üste geldi. Maalesef bu kitapda da ihanetler, ölümler olucak. Nezha'nın o çook nefret ettiği şaman güçlerini görecek, ihanetlere şahit olacak, Üçlü'nün gerçek hikayesini , Speer'ın kül olmasının sebebini öyrenicez.
Bir de SPOİLERLİ KISIM.
Kitap boyunca Rin ölücek falan diyordum. Zaten Cumhuriyyet dağıldıktan sonra Rin'e o kadar çok suikast düzenlendi ki, yaşasa bile acı çekecekti. Ülkede kıtlık var, çare yok, halk kızgın. Ona ihanet edenlerden bahs etmiyorum bile, oh iyi oldu cezalarını çektiler. Özellikle Vaisra'nın yanması...
Sring Venka'nın hain olması konusu geçti, öğrenemedik çünkü öldü. Rin'i kurtarmaya çalıştı. Hain olsaydı çoktan kötü bir şey yapmış olurdu diye düşünüyorum. Ama o hep Rin için savaştı. Belki de Nezha'yla alakası vardı ama aynı hocadan ders alıyorlardı, çok öncesine dayanıyor ilişkileri, ona güvenemiyor ama ihanet de edemiyor. Her neyse benim gözümde Venka bir kahraman. Tecavüze uğramasına, bilekleri kırılmasına rağmen savaş alanına dönen güçlü kızım benim.
Jiang Ziya'ın sevdiği kadının kalbini kendi elleriyle söktüğünü okuduğumda kanım çekildi. Hayır benim tanıyıb sevdiyim üstat değildi bu. Su Daji'nin mührü onun geçmişini unutturmuş meğerse. Daji'yi bu kadar çarəsiz bir kadın olarak görmemiştim. Ve Riga... Lanet olası 20 yıllık uykudan uyanıyor ve ölüyor ki daha fazlasını hak ediyor. Speer'lıların yok olma sebebi o çünkü. Riga'yla birlikte Jiang ve Daji de ölüyor ama sorun değil. Daji iyi kadın değildi ne kadar çarəsiz görünse de. Jiang da eski benliğini geri kazanıyordu.
Trengsin Altan Hanelai'nin yeğeniymiş. Rin'in de Hanelai'e benzediğini duyduğumda acaba akrabalar mı, belki kuzendirler diye düşündüm. Altan sen deney olaram kullanıldın, bağımlı oldun, çook acı çektin yıllarca. En son kendini feda ettin. Kanatların çok güzeldi ateş çocuk .
Cike üyeleri - Ramsa, Baji, Suni, Qara, Aratsha. Öldüyünüzü görmek çok üzücüydü. Chanhan'ı 3cü kitabda gördük zaten. Unegen ve Enki belki de bir yerde kurtuldu ha. Umut ne güzel şeysin sen...
Chen Kitay... Rin'in en yakın dostu, gerçek güvencesi. Onun için çapayı kabul ettin. O sonu asla hak etmedin. Belki huzur buldun ama yine de böyle bitsin istemezdim. Belki de bilim insanı olsan hayatta kalırdın... o kadar çok belkiler var ki. Zihnin zehir gibi çalışırdı senin. Rin'e kızdın onu haksız buldun. Ama vicdanın yaptırdı bunları sana. Huzur içinde uyu zeka küpüm.
Ve Nezha, ilk kitapda belki o kadar değil ama 2ci kitapda senden o kadar çok nefret ettim ki.
Rin'e gitme kal deyip sonra ölmesi gerektiğini söyledin. Ama asla senin de ölmek istediğini söylemedin.
Ona rüyanda Rin'in vurulup denize düştüğünü ve senin de elinden bir şey gelmediğini söyleyip ağladın. Ama asla bıçağı tutanın sen olduğunu söylemedin.
Ona düşmanlarının çok olduğunu söyledin. Ama en büyük düşmanının yanında durup onunla arkadaşlık eden sen olduğunu söylemedin.
Onu sevdiyini düşündün , bundan emindin. Ama sen bunu bile söylemedin. Niye? Onun Cumhuriyyet'te yeri yoktu değil mi?
2ci kitabın sonunda Kitay ve Venka'nın yanından geçip gitmesine izin verdiyin için şaşırdım belki, Rin'i almadan gitmezlerdi biliyordun değil mi? Ama yine de Ramsa, Baji, Suni'nin ölümünde sen de suçlusun. 3cü kitabda elinde fırsatlar varken Rin'i öldürmedin sadece hasar verdin. Onu tanrından, ejderhadan korudun. Ama ben yine de Pipaji ve Dulin'in ölümü için seni suçlayacam.
Senden hep nefret edicem sandım. Ama yapamadım porselen yüzlü, zengin şımarık çocuk. The Drowning Faith kitabını okuduktan sonra hiç yapamadım. Sana acıdım, sana üzüldüm. Hayatın sana ait olmamış ki hiç. Ölmesi gerekenin Jinzha değil sen de olduğunu söylemiş öz baban. Bir tanrı tarafından zorla seçilmişsin, yaraların öyle hızlı iyileşir ki ölmek istesen de ölemezsin. Kukla oldun şimdi de Hesperyalılara.
Vee Fang Runin. Güçlü , zeki, azimli çamur tenli kızım. Ateş tanrıçası. Öyle çok güvendin ki her kese. Biliyorum güvenmeye, birilerin sana Evet başardın demesine, sana yapacak bir şeyler söylemesine ihtiyacın vardı. Emir vermek istemedin asla. Emir almak daha iyiydi. Verdiyin zararlar için kızdın, öfke ve nefret doluydun. Sana burda huzur yoktu ki zaten. Senden korkuyorlar. Senden nefret ediyorlar. Sana önceden bu kadar insan ihanet etmişken , şimdi sen imparatoriçe olsan sana sadık kalırlar mı ki? Ölüm kurtuluştu senin için. Sana kızgın ola bilirim ama kırgın hiç değilim. Çünkü hep yalnız hissettin.
Ben kolay kolay kitab önermem, ya da kitabın etkisini altında kalmam. Ama beni çok etkileyen, editler izletdirip ağlatan bu serinin yeri tamamen ayrı ben de.
Ben sevdim, umarım siz de seversiniz:)