·656 syf.····Okunma: 07 Mayıs 2025 16:14 Aʟᴛı'ʏı Kᴜʀᴛᴀʀᴍᴀᴋ
Chloe Walsh’un kaleminden çıkan her kitapta duygulara tutulmak gibi bir huyum var. Hele ki On Üç’ü bağlamak ve On üç’ü Saklamak gibi beni derinden sarsan, karakterleri gerçek hayattaymış gibi hissettiren hikâyelerden sonra Altı’yı Kurtarmak için beklentim çok büyüktü. Çünkü Joey Lynch... Daha ilk andan itibaren içimi acıtan bir karakterdi. Sadece bir abi, bir futbolcu, bir genç değil, kendini unutan, hep başkalarını kurtaran, ama kendi dibe battıkça kimseye ses etmeyen bir çocuktu o. Bu yüzden onun hikâyesi beni mahvedecek sanmıştım. Ama açık konuşmam gerekirse, aynı yoğunluğu ve çarpıcılığı hissedemedim.
Kitapta Joey ile Aoife’nın ilişkisi oldukça ön plandaydı. Ve evet, aralarındaki bağ özel, kırılgan, saf... Ama bu kitapta ilişkileri o kadar merkeze alınmıştı ki, ben Joey’in kendi iç mücadelesini, karanlıkla olan savaşını, ailesiyle yüzleşmesini yeterince derin hissedemedim. Oysa bu çocuğun hikâyesi başlı başına bir enkaz. Sadece bir aşk hikâyesini indirgenemeyecek kadar ağır. Yine de yazar, bu ağırlığı zaman zaman yüzeyde bırakıp romantik etkileşimlere daha çok yer verdiğinde, hikâyeden biraz uzaklaştım. Kalbim hep “tamam, Aoife onu seviyor... ama Joey kendini sevebiliyor mu?” sorusunun cevabını aradı.
Bazı sayfalarda Joey’in düşüncelerini okumak boğazıma düğüm oldu. Özellikle yalnızlık hissi, çocukluğundan kalan kırılmalar, kendini hep ikinci plana atışı öyle tanıdık, öyle can acıtıcıydı ki... Ama bu derin duygular arasında, hikâyenin temposu zaman zaman yavaşladı. Bazı yerlerde ilişki çok fazla tekrar etti, duygu gelişimi yerine sadece “birbirlerine yetmeye çalışma” çabası okundum.
Aoife’yı sevmedim diyemem. Ama onun sevgisiyle Joey’in tüm yaralarının sarılması gerektiği fikri, bana biraz fazla iyimser geldi. Çünkü bazı acılar vardır, sadece sevilmekle geçmez. Üstüne konuşmak, hesaplaşmak, kabullenmek gerekir. Ve sanki bu süreç yeterince görünmedi kitapta.
Yine de Joey Lynch, bu kitabın en gerçek, en kırılgan yanıydı. Yalnızca ailesi için değil, kardeşleri için değil, tüm dünya üzerine çökmüşken bile nefes almaya çalışan bir çocuğu izledik. Zorlanarak da olsa, adım adım hayatta kalmaya çalışmasını okuduk. Ve belki de bu yüzden, Altı’yı Kurtarmak, beni tam anlamıyla saramasa da, Joey için okumaya değerdi.
Çünkü bazı karakterler vardır... Hikâyeleri bir yana, sadece varlıklarıyla seni etkiler. Joey benim için öyle biri. Hatalarıyla, suskunluklarıyla, o yıkık haliyle bile kalbimde yer etti. Ama bu kitap daha çok ilişkiyi kurtarma çabasıydı. Belki de bu yüzden adı tam yerinde, 6.'Yı Kurtarmak.