·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mayıs 2025 20:00 Birey kendisini tanımadan çevresini tanıyabilir mi? Peki, onu tanıdığını söyleyenler ne denli içini görebilir o kişinin? Peki ya hiç gölgenizin yok olacağından korkunuz oldu mu? Denize, çocuğa, canlıya, nesneye, göğe, yere bakınca ardında sakladıklarını görebildiniz, sessizce fısıldadıklarını duyabildiniz mi?
.
"Bazen bir cümle, başkasının iç dünyasında yankı bulabilir." diyor yazar. Sizin içinizde yankı bulan sesler gerçekte kime aitti? Kendiyle yüzleşmeye yüreği olanları hep deli diye yaftaladılar ama "Unutma, kendinle konuşmak delilik değil, derinliktir." diyerek kendi içine dönebilenleri savunuyor yazar. Sonraki satırlarda yine ekliyor: "Kendini dinlemeyi öğrenen başkasını da anlayabilir."
.
İçsel yolculuğunuzu hiç düşünce treniyle yapmayı denediniz mi? Hızını ayarladığınız, manzarayı sevdiğiniz yerde durduğunuz, bazen de akışa kapılıp yalnızca kayan bir yıldız süresince usunuza gelen düşünlerle baş başa kaldığınız bir yolculuk. Öyle ki bu yolculuğu içinize yaptıkça bir yandan da dışınıza yapıyorsunuz. Bir bakıma kuantum dolanıklığı gibi. Hem içte hem dıştasınız.
.
Birçok başlıkta belki de daha önce düşünmediklerinizi görecek, gördüklerinizin de anlamını düşüneceksiniz yeniden. İçsel sorgulamaların da olduğu bu ilk denemenin okurlara sunacağı çok güzel armağanları var. Bazen günlük bir yaşamdaki anıdan, bazen de durduk yere içine gelen bir esinden doğan sözcüklerin nasıl da derinleşebildiğini bu satırlarda görüyoruz.
.
Yalın, akıcı biçemi, betimlemeli anlatımı, düşündürücü yanlarıyla birçok başlıkta kısa ama derinlemesine sunulan bir içeriği var. Kiminin başucu, kiminin yol arkadaşı olacak. Belki de kafanıza takılan bir sorunun yanıtını bulacak ya da bulduğunuz yanıtlara başka açılardan bakmayı öğreneceksiniz. Okumanızı öneririm.
.
Betikle esen kalın.