Giriş Yap
Betikevi
@betikevi06
Bağımsız Düzeltmen "Okumak insanı bin bir gözlü yapar." "Okumak ayrıcalıklı kişilerin eylemidir. Ne çok okursan o denli çok görürsün."
337 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
Yeryüzü büyük patlamadan beri sürekli bir oluşum içerisindedir. Kişioğlu yeryüzünde bitene dek evrene bir etkisi yoktu. Ne süre ki yeryüzüne serpiştirildi, başladı hem birbiriyle hem de evrenle uğraşmaya. Bunu bilen Tanrı da onlara öngüç olsun diye elçiler gönderdi. En son da Kur'an indirildi O'nun katından. Bu, çok büyük bir olay, mucize, alâmetti. Artık insanlığın son dönemiydi. Bundan sonra ne elçi ne de bir ayet gelecekti yeryüzüne. Kendi sonlarına kendi elleriyle gideceklerdi. Sonuçta da yaşadıkları gibi dirilecek, yapıp ettikleriyle yüzleşecek, iki sonsuz yaşamdan birine atanacak. Ya uçmağa ya da tamuya girecek. . Betikte 3 bölüm yer almakla birlikte en sevdiğim son bölüm Rahîm oldu. İlk bölüm Uyanış, 2. de Gök Yazılar olarak kaleme alınmış. Genel olarak bakıldığında son yıllardaki yaşananlarla geleceğin nereye doğru evirildiği üzerinde duruluyor. Bir yandan distopya bir gelecek çiziliyor, diğer yandan geleceğin ütopyaya yakınlaşması için bir çabalamadan söz ediyor. Ortada bir savaş var. Aile, toplum, doğa düzenine karşı. Gitgide yapaylaşan süreçlerden "doğum" da payını almış, neredeyse anne babasız doğumlar yapılır olmuş. Bu da insanlığa en büyük darbe. Kaldı ki önünde sonunda buna neden olanlar da kendi ayaklarına sıkmış olacaklar. Henüz içinde bulundukları gafletten göremiyorlar. . "Doğum" dedik. Yazar bu sözcüğü pek çok anlamda kullanmış. Fizikî, felsefî, Kur'an'î... Önce buraya, sonra öteki yaşama doğacağız. Bu, kaçınılmaz. Ölüme çare olmadığı gibi dijital ölümsüzlük de yalnızca kayıtlı belleklerden ibaret olan makineler olacak. Yaşadığını sanan bir makineden ayrımsız olacaklar. Ruhsuz her gövde ölü bir nesnedir. Tanrı'ya herkes inanmasa da herkes öleceğine mutlaka inanır. Sonrasıysa o süre geldiğinde açığa çıkacak. Ama ölü birinin yetileri olmadığı için bunu anlamaz da. Konu derin. . Kendini yineleyen birçok anlatım var. Sürekli bir başka sözcükle anlatılmış. Bu durum biraz okumayı baltalıyor. Okuması kolay olması bu anlamda yararlı. Hem doğal hem de insan kalabilmenin önemi vurgulanırken nelere karşı olmamız gerektiğine de değinilmiş. Her türlü gelişmenin iyi ya da kötü olarak kullanılabileceği bir düzen var. Ne bunu tümüyle yok sayarak yaşanır ne de tümüyle kanıksayıp özgürlükten vazgeçilebilir kanımca. . Betikle esen kalın.
Gök Yazılar
9.1/10 · 22 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
ve bir kitap okudu
337 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
Gök Yazılar
9.1/10 · 22 okunma
128 syf.
·
Beğendi
·
6/10 puan
Şiirlerin dili yeryüzündeki birey sayısıncadır. Her bir dizesi yazanın kendi yürek diliyle yazılmıştır. O yüzden tümüyle bir başka yürek diline çevirilemez çoğu süre. Ufuksuz Derya da oldukça öznel bir şiir betiği. Bazılarında hayalet özne duygusu yaşattı bana. Kime, neye, niçin yazıldığı pek belli olmuyor. Kimisi uyaklı, kimisi düz yazı türünde. Özellikle son bölümdekiler tümüyle özgür tarz. . Alışkanlıklarım adlı şiiri sevdim. Diğerlerinde yalnızca bazen bazı dizeleri. Birini paylaşayım sizlerle. . Anlamanı beni dünyada çok şeyden yeğlerim, Seyrederim, pişmanlıklar birbiri ardına serilir, Serindir gecelerim, gün doğumuyla her şey derinleşir, Ayaklarımın altı acı, orada bile gül yetişir. . Bir diğeri: Seni hâlâ sensiz yaşıyor olmak da üzücü, Ve seni kazanabilmenin yarattığı yollarda kaybedeceksem bir şeylerimi, Sanırım çoktan da göze aldım ben her şeyi... . En sevdiğim dizeyse: Adalet, karşıdakinin merhameti kadardır. . Değişik türde şiir okumayı sevenlerin ilgisini çekebilir. Aşk, özlem, veryansın gibi türleri barındırıyor. . Betikle esen kalın.
Ufuksuz Derya
8.1/10 · 18 okunma
250 syf.
·
Beğendi
·
6/10 puan
Pişmanlık mı şişmanlık mı? Tek damga değişimi için bütün yaşamınızı yeniden düzenlemeniz gerekiyor ancak bu hiç de kolay olmuyor genellikle. Alışkanlıklardan kopması, yerine yenilerini, yararlılarını koyması güçlü bir yüreklendirmeyle, ki bu da genellikle içten olmalı, yapılabilir. Herkes Tanrı'nın özene bezene yarattığı bir bireydir ancak kimisi verilen emaneti -gövdesini, ruhunu- har vurup harman savurabiliyor. Sonrasında ise düzgün bir yaşayış biçime iye olanlara bakıp özenmeye, taklit etmeye, olduğundan başka biri gibi göstermeye çalışarak kendilerine ezinç yaşatıyorlar. . MAG, tümüyle yeme alışkanlıkları üzerine kurgulanmış bir betik. Yasemin ABD'ye çalışmak için gidiyor, orada ev arkadaş Chanelle'le tanışıyor. Kapak kızı gibi olan ev arkadaşının aralık kalan oda kapısından süzülen ışıkta masa üzerinde bir betik görür. Yavaş adımlarla içeri girer, ayracın olduğu bölümü açıp okumaya başlar. Mufi ise sürekli konuşan iç sesidir. Sürekli olarak kıyas yapar, doğruyu göstermeye çalışır. Bir bakıma onun duyuncudur. . Bankada çalışanlarla gelişen konuşmalarda "Ağır Yaşamlar" izlencesinde olduğu gibi iki kişi daha girer akışa. Onlar kendi durumlarından şu an için mutludurlar ancak sağlık sorunları baş göstermeye başladığında iler değişir. İlgi duyulan kişilerin beğenilerini kazanmak isteseler de bunun için yapmaları gereken kilo vermektir. . Aralarda verilen kişisel gelişim tarzındaki yeme alışkanlığı anlatıları güzeldi. Biraz sofra davranışları üzerinde, biraz yemenin psikolojisi üzerinde durulmuş. Bu bölümler genele oranla az, kurgu daha fazla. Bu nedenle beni biraz yordu, bir de sık yazım olunca okuma hızını düşürüyor. . En son 50 betteyse Yasemin bir psikoloğa gidiyor ancak bunu yine ev arkadaşının niye gittiğini öğrenmek amacıyla yapsa da sonucu kendisi için iyi oluyor. Geçirilen çocukluğun ileriki yaşamlara nasıl etki ettiğine de tanık oluyoruz. Bilinçlenme için bir km taşı gerekiyor. Bu, bazen bir kimse, bazen bir betik ya da bir izlence olabiliyor. Herkesin küçük bir al ağaca iye olması, en azından içinde, yaşamını yönlendirebilmesi adına kolaylık sağlayabilir. . Ben okurken doyduğumu duyumsadım. :) Genelde acıkırım ancak bu kez öyle olmadı. Hem beyinsel hem fiziksel olarak doydum okuma sonucunda. Ayrıntı deyip geçmeyin, ufak bir dokunuş yaşamınızın dönüm noktası olabilir. Dönülen her yeni yol yeni bir yazgı, yeni anılar, kişiler, olaylar demektir. . Betikle, sağlıkla esen kalın.
Mükemmellik Ayrıntılarda Gizlidir
9.2/10 · 22 okunma
176 syf.
·
Beğendi
·
6/10 puan
Seven sevdiğini sevdiğine söylemezse ne olur? Sevgi başkalaşım geçirir mi? Biter mi, yiter mi, gider mi? . Zehra, yıllar sonra çocukluk aşkını bulur, bilgisayardan onunla iletişim kurar ama kendini saklayarak gizem oluşturur. Eren ise sevilen, biraz hoppa bir gençtir. Ama geçmişten gelen bu gizemli kadına çekilir. Bir süre sonraysa yüz yüze görüşürler, ilişkileri başlar. Zehra havalarda uçuyordur. Böylesine düşünceli, saygılı, değerleri olan bir erkekle çok mutludur. . Zehra, eş sürede Demir Bey'in desteğiyle başarılı bir iş kadınıdır. Hiç görüşmemelerine rağmen sık sık telefonda konuşurlar, dostlukları ilerler. Bir dost gibi görür Zehra onu. Oysaki durum bambaşkadır. . Bir gece etkinliğinde ilk kez karşılaşacaklardır Demir'le. Zehra İSE Eren'i yanında götürür. Karşılıklı masalarda birbirini gören Zehra ile Demir, bakışlardaki anlam yükünü bir birleri üzerine bırakırlar. Sonrasında ise Demir'in Zehra'ya olan takıntısı ortaya çıkar. Uzaktan da olsa kızı izlemiştir. Tüm bunları adım adım öğrenen Zehra ise bir yandan Eren'e olanları anlatır, o da akışa bırakması gerektiğini, süreyle geçeceğini söyler. . ZED üçgeninde tüm açılar değişmeye başlar ancak bir türlü kopamazlar. Demir'in baskısıyla tatile çıkan Zehra, 3 ay sonra dönüş uçağında Demir'le birlikte 17 saat boyunca her şeyi konuşurlar. İnişte ise bir önerisi vardır Demir'in. Ancak Zehra zor olanı seçer... . Zehra'nın gözünden okuduğunuz, hem iç hem dış konuşmalarla geçen bir ilişki kurgusu. Ama yaşanılası çok olası. Sevgilerin çarpıştığı, sonuçlarının yıkıcı/yapıcı olduğu yoğun bir içerik var. Sonunda ise beklenmeyen bir durum. . ilişki durumunu karışık sevenlerin ilgiyle okuyacağı bir betik. Kim haklı kim değil siz söyleyin. . Betikle esen kalın
Aşk İçin Ölmeli
8.4/10 · 48 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
309
3.088 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.11