Gönderi

Delirttin bizi Kemal, Masumiyet Müzesi..
Puan vermedi·524 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 20:35
Hiçbir kitaba bu kadar bağlanabileceğimi düşünmemiştim. Okurken bir yerlerde kendimi buldum, sanki satır aralarına gizlenmiş bir ben daha vardı. Yaşadıklarım, hissettiklerim, içimde ki sessizlik… Hepsi bir şekilde bu hikâyenin içinde beni temsil ediyordu. Her şey fazlasıyla tanıdıktı, fazlasıyla “gerçekti.” Ve evet, yaşadığım her şeyin bir karşılığı vardı bu romanda. Delirttin bizi Kemal… Romanın sonunun bu kadar çabuk geleceğini, bu kadar “aniden” biteceğini hiç beklememiştim. Sanki Çukurcuma’da akşam yemekleri sonsuza dek sürecekmiş gibi hissetmiştim. Her gün Keskinlerin evinden bir peçete, bir çatal, bir biblo köpek daha eksilecekti… Ve biz o eksilmenin müzeye teker teker eklenişine şahit olacaktık. Başlangıçta Kemal’in hislerini bir tür takıntı olarak gördüm. Bir tür saplantıydı bana göre, aklın aşkı bastırmaya çalıştığı zaman ortaya çıkan tutkulu bir hayal. Amaa, okudukça, o takıntının içinde farklı bir yankı duymaya başladım. Bir yerden sonra, tuhaf bir şekilde, bu hislerin adına “aşk” demeye ikna oldum — ya da belki inandırıldım. (Orhan Pamuk...) bazen, istemediğim halde inandım. Ama Füsun… Ah, Füsun ah.. Onu hiçbir zaman tam olarak çözemedim. En çok ona bağlandım, en çok onu tanıdım sandım. Cümlelerinden, bakışlarının neye benzediğini, bir şey söylemeden önce dudağının nasıl kıvrıldığını, kaşlarının nasıl kalktığını hayal ettim. Yani tanıyordum. Tanıyordum ama anlayamıyordum. Belki de asıl bu yüzden bu kadar bağlandım: Çünkü çözemediklerimiz bizi büyüler genelde. Onun sonu… Evet, bu son kesinlikle Füsun’un kaldırabileceği, hatta bir yerde seçebileceği bir son. Patlayacağını, bir yerde kırılacağını hissediyordum. Ama bu şekilde kesinlikle değil, (Kemal için çok mutlu bir an olsa da) Daha mutlu olduğu bir andan sonra, en azından içinde umut varken yaşasaydı bu sonu. Zaten Füsun'umuz, mutluluğu değil, yoksunluğunu biriktirdi kısacık hayatı boyunca. Masumiyet Müzesi, bir aşk romanından çok daha fazlasıydı benim için. Bir hafıza, bir takıntı, bir yalnızlık, bir zaman kaybı ve zamanın içinde kaybolmuş eşyalardı. Bazen bir vitrinde duran saç tokası kadar sessiz, bazen bir çatalın ucundaki anı kadar keskin. Ve en sonunda şunu anladım: Bu kitapta, benim de masumiyetim sergileniyor. Son olarak, buraya girip görebildiğim için çok şansılıyım, bir dahaki gidişimde hayatımın aşkını bulmadan gitmek istemiyorum.. ve bir diğer hayalim Kemal'in Masumiyet Müzesi'ni oluşturmak için kitapta bahsettiği ziyaret ettiği bütün müzeleri (sergievleri) ziyaret etmek. (Füsun'un odasına girince duygulanmadım değil, çünkü ben de oranın bir parçasıyım)
Alıntı
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.