·202 syf.····Okunma: 18 Mayıs 2025 14:55 Korkuyu Beklerken; bizim olanı ve olmayanı sorgulama üzerine yazılmış, varoluşçuluk felsefesinin ağır bastığı bir eser olduğunu belirtmek isterim.
Toplum ile olan çatışmalarımın bu kitapta ironik bir dille ele alındığını görmek, Oğuz Atay'ı bu kadar geç keşfettiğim için pişmanlık duymama sebep oldu.
Okuduktan sonra bir süre sizi karamsarlığa itecek olan bu kitabı aceleye getirmemenizi tavsiye ederim.
Kitabın içindeki öykülerden bahsetmem gerekirse;
"Beyaz Mantolu Adam" hikâyesinde öykü boyunca bir kere bile konuşmayan hatta ismini dahi bilmediğimiz, toplumla iletişimini tamamiyle kesmiş olan dilenci bir adamın yaşamının kaotikliği ele alınıyor.
"Unutulan" adlı hikâyede bizlere eski kocasını bir tartışma sonrasında tavan arasında ölüme terk etmiş olan bir kadın üzerinden 'zamanla yozlaşarak yitirdiğimiz değerler' mesajı veriliyor.
Kitabın da adını taşıdığı "Korkuyu Beklerken" bölümünde ise lise mezunu bir adamın evine, bir örgütten gelen gizemli mektubun adamın hayatını değiştirmesi anlatılıyor.
"Bir Mektup" adlı bölümde, önemsenmeden söylenen bir iş teklifi üzerinden yazılan bir mektup ele alınıyor. Katarsis ihtiyaçlar doğrultusunda yazıldığı bariz olan bu mektupta asıl meseleye hiç değinilmeden mektup son buluyor.
"Ne Evet Ne Hayır" öyküsünde bir gazetede köşe yazarlığı yapan yazarın okurlarının dertlerine deva olmak amacıyla(zorunluluğuyla) kabul ettiği ve üzerinde düzeltmeler yaparak okuyuculara sunduğu bir mektup işleniyor.
"Tahta At" hikâyesinde, bir sahil kasabasında yapılmak istenen tahta bir attan bahsediliyor. Bu tahta atın yapılabilmesi için bağış etkinlikleri düzenleniyor lakin etkinlikler olaylı ve kaotik geçiyor.
"Babama Mektup", mektup türü üzerinden yazılan bir başka bölüm. Bu bölüm Oğuz Atay'ın yazmadan iki sene önce babasını kaybetmiş olmasından ötürü kitabın belki de en anlamlı bölümü.
"Demiryolu Hikayecileri- Bir Rüya", kitabın son bölümü olan bu kısımda ise insanlardan ve şehirden izole bir şekilde bir tren istasyonunda hikayecilik yapan üç kişiden bahsediliyor. Bu hikâyede tabiri caizse yerinde sayan, ileriye gidemeyen insanların çaresizliği anlatılıyor.
Keyifli okumalar dilerim.