Kudüs. Ey Kudüs
Puan vermedi·640 syf.··
2025 7. kitabı
Kudüs, Ey Kudüs, 1947-1948 yılları arasında Filistin topraklarında geçen gerçek olaylara dayanan tarihi bir eser olarak kabul gören bir kitap. Bu kitapta, İsrail’in kuruluş süreciyle birlikte Kudüs’te yaşanan mücadele anlatılmaktadır. Romanın yazarlarından Larry Collins, ABD’li gazeteci. Collins, Newsweek’te muhabirlik yapmış olmasının yanı sıra Orta Doğu, Avrupa, Hindistan gibi çeşitli bölgelerde görev yapmıştır. Diğer yazar, Dominique Lapierre ise Fransız gazeteci. Genç yaşlarda dünyayı dolaşmıştır. Kitap roman tarzında yazılmış ancak belgelere, tanıklara ve tarihi olaylara dayandırılmıştır. Yazarlar kendilerince, tarihin farklı taraflardan nasıl yaşandığını okuyucuya sunmaya çalışmıştır. Kitap bana ne anlatıyor? Dünyanın her tarafında yok sayılan, Nazilerce insan bile kabul edilmeyen, itibarı ve prestiji olmayan, kendi aralarında bile farklılıklar yaşayan Yahudilerin, İngiltere’nin sinsi planıyla (o planın içinde yine kendini açık etmeyen Yahudilerin varlığını yok sayamayız) Kudüs’e yerleştirilmesini anlatıyor. Kitabın satırlarında Birleşmiş Milletler’de İsrail Devleti’nin kabul edilme oylamasında rol alan liderler, arka planda liderleri ikna çalışmaları, Ali Cengiz oyunları, Müslüman geçinen liderlerin aymazlığı daha bir sürü şey… yer almakta. Kitapta; Yahudilerin kurnazlıkları yanı sıra ileri görüşlü oldukları, çalışkan, pes etmeyen, tükenmek üzereyken bile sebatla şartları kendi leyhlerine çevirme yetenekleri anlatılırken… Müslümanların ise ferasetsiz, kendi çıkarları için komşu ülkeye sahip çıkmayan, kabiliyetsiz bedeviler olduğunu sezdiriliyor. Filistinliler nesillerdir yaşamak zorunda bırakıldıkları kamplarda “Dünya devletleri ülke topraklarımızı paylaştı ancak biz yerimizden yurdumuzdan edildiğimizde bize sahip çıkmadı” diyor. Tüm süreç sonunda gelinen noktayı insan hazmedemiyor. Gelip senin topraklarını paylaşıyorlar ve seni topraklarından çıkarıyorlar ve yanındaki sınırdaşların buna razı geliyor. Bugün yaşanılan şeylerin aynısı daha ilkel silahlarla dün de yaşandı. Bu kitapla bir kez daha gördük ki: 1948’te dünyanın dört bir tarafından devşirilen Siyonistler, Filistin topraklarına götürüp Filistinlilerin üzerine salındılar. Tüm dünyanın gözü önünde bir halkın üzerine devlet kuruldu. Olaylara neresinden itiraz edeceksin? Birleşmiş Milletler oylamasında saatin bile ayarlanmasına mı. Kral Abdullah’ın hainliğine mi? İngiltere'nin güvenli bölge dedikleri yerleri bile Yahudilere -gidecekleri saatleri bildirip- bırakıp gitmelerine ve Yahudilerin onların yerine geçmelerine mi? Tam İsrail, belini kaldıramayacak derecede yok olurken birden ilk ateşkesle onlara can simidi olan Müslümanlara mı? Bu ateşkesle palazlanan, güç devşiren, silah depolayan, yiyecek depolayan ve bunların neticesi olarak da pek çok yeri hatta Kudüs’ü ele geçiren İsrail’i göremeyenlere mi? Ateşle, zulümle topraklarından sürdükleri Filistinlileri çadırlara mahkûm etmelerine mi yoksa diğer ülkelerdeki Yahudilerin gelip onların evlerine, topraklarına yerleşmelerine mi? Kitabın tarafsız bir bakışla tarihi olayları roman tadında anlattığı söyleniyor. Ben tarafsız bir bakışla yazıldığını düşünmüyorum. Yahudilerden bahsederken; cici çocuklar, saldırmaları gerekiyor ama Müslümanlar savaşırken; acımasız, vahşi saldırılar… tarzı anlatım. İsrail tarihi açısından bazı önemli isimlere değinmek gerekiyor: David Ben Gurion; İsrail’in kuruluş konuşmasını yapan kişi. Dinleyen gerçek zanneder. Zannettiler zaten. Golda Mair; on altı yaşında Siyonist harekete katıldı. O, ABD’ye gidip yardım toplamasaydı mali gücü olmayan Yahudiler başarı sağlayamazdı. Ehud Avriel, topladığı silah ve mühimmatlarla İsrail’in kurulmasında önemli yere sahip. Freedy Fredkens ise hava yoluyla gelen ilk Yahudi silahlarını Filistin topraklarına indirmeyi başaran pilot. Müslümanlar nezdinde bu kitap sonrasında içimde kocaman öfke biriken kişi, Kral Abdullah! Amman’daki sarayında kabul ettiği gazeteciye “Anlaşmaya varıldı, dedi. Arap devletleri savaşa girmeye karar verdiler. Tabi bizlerin de onların safında olmamız gerekiyor. Bir gün isteklerine uygun bir devleti kendiliğimizden Yahudilere vermediğimiz için büyük pişmanlık duyacağız. Kötü bir yola saptık, bunu izlemeye devam ediyoruz. Kral sustu ve hafif bir gülümsemeyle ekledi: -Bu sözlerimi yazarsanız resmen yalanlayacağım.” Dedi. Kitabından başından itibaren Yahudi sevici olarak tarihin sayfalarında yerini almış kişi. Kitap üzerinde çok konuşulacak, bir eser. Yakın tarihi anlatması açısından okunması gerekir. Çok detay veriyor. Cepheleri, her mücadeleyi, stratejileri, dramları detaylıca anlatıyor. Okuyucuya Kudüs hakkında genel bir çerçeve çiziyor. Objektif olmasa da başarılı, ancak okunması kolay olmayan bir kitap.
Kudüs Ey KudüsLarry Collins · Kronik Kitap · 2017397 okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.