Adı:
Kudüs Ey Kudüs
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
640
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430136
Orijinal adı:
O Jerusalem
Çeviri:
Aydın Emeç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
TARİHİN İÇİNE SIĞMAYAN, TÜM COĞRAFYALARIN ÖTESİNDE, BAŞLI BAŞINA BİR MEDENİYET: KUDÜS

"14 Mart 1948 günüydü. O gün İngilizlerin Filistin’den ayrıldıklarını, Yahudilerin İsrail Devleti’nin kuruluşunu ilan ettiklerini, Arapların savaşa girdiklerini gördü. Bir ihtilaf Kutsal Toprağı alevlere boğacak ve alevler bir daha da sönmeyecekti. Bu kitap ihtilafın doğuşunu anlatıyor."
Şehir tarihi, dinler tarihi, kültür tarihi... Hiç şüphe yok ki dünyada Kudüs'ten başka, tüm bu konulara tek başına cevap verebilecek bir şehir yok. Kudüs bir şehirden çok daha ötesi olduğu gibi çağlar öncesini ve sonrasını kendinde buluşturan başlı başına bir medeniyet.

Kudüs… Ey Kudüs, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında iki kesim tarafından parçalanan Kutsal Kent'in, Kudüs'ün dramatik ve olağanüstü öyküsünü anlatıyor. Larry Collins ve Dominique Lapierre, titiz ve sıkı bir araştırma süreci elde ettiği bilgileri etkileyici bir üslupla okuyucuya aktarıyorlar. Filistin'i bölmek için Birleşmiş Milletler’deki oylama ve oylamanın Yahudiler arasında yarattığı sevinç ve Araplar arasında yaşanan keder, Tel-Aviv - Kudüs karayolu boyunca yaşanan savaşlar, 1948 yılı Mart ayı sonlarında Kudüs'ün neredeyse aç bırakılması, Hurva’nın tahrip edilmesi ve Eski Şehir’in yıkılmasına neden olan saldırılar, İsrail Devleti’nin ilan edilişi, Arap Lejyonu’nun Kudüs’e girişi, Deir Yassin ve Hadassah Hastanesi katliamları gibi dramatik, önemli ve günümüze dek yankıları devam eden olayları Arap ve Yahudi aktörler üzerinden tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar.

Elinizdeki kitapta Kudüs'e dair her şeyi, bir arada bulabileceksiniz. Bazen siyaset ve politika, bazen tarih ve coğrafya, benzersiz fotoğraflar, önemli tarihler, yeni okumalara yönlendirebilecek devasa bir kaynakça...

Kudüs... Ey Kudüs, sizi hem bir roman gibi peşinden sürükleyecek hem de bir belgesel gibi sarsacak.
(Tanıtım Bülteninden)
Öncelikle belirtmeliyim ki kitap klasik bir tarih kitabından farklı ve olayları Yahudi ve Arap cephelerinden kesitler sunarak bir roman gibi anlatıyor. Tek eleştireceğim nokta kitapta çok fazla coğrafi yapı ve konum adının geçiyor olmasına rağmen kitaba konan birkaç haritanın bunları anlamaya yetecek düzeyde olmaması. Bu yüzden bazı bölümlerde olaya tam olarak hakim olamaya biliyorsunuz. Genelde bu tarz ideolojik konuların geçtiği kitaplarda hep bir tarafın bakış açısından olaylar anlatılır ama bu eserde ben böyle bir tutum sezmedim. Yazarlar konuyu olabildiğince tarafsız ele almışlar ve bu bence en önemli nokta. Ayrıca kitabın konusuna gelirsek; kitap Kudüs'teki Yahudi-Arap çatışmasını ve İsrail'in kuruluşunu anlatıyor. Kitabı okurken Araplar'ın aslında savaşı kazanmaya ne kadar yaklaştıklarını öğrenmek çok şaşırtıcı ve bir bakıma üzücü.
Sonuç olarak ben kitabı beğendim ve özellikle tarih meraklılarının kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum.
Kitapta ortaya karışık bir bilgi söz konusu . Aynı zamanda Kudüs ile ilgili okuyabileceğiniz en iyi doyurucu kitaplardan bir tanesidir. Biraz tarih,biraz coğrafya, biraz keder hüzün
Bu kitap 3 yıllık bir araştırma sonucu çıkmış. Olaylara objektif bir şekilde bakarak anlatmış yazar. Yahudi ve Arap cephelerinden kesitler sunuyor ama roman tadında. Kitabın içinde ne yok ki ; tarih, coğrafya,keder.. Her zaman dünyanın gündeminde yer alan Kudüs'u , uğruna yapılan savaşları açık ve sade bir dille anlatmış. Ben genellikle tarih kitapları okurken sıkılıyorum ama bu kitabı okurken sıkılmadım. İsraili nasıl kurulduğunu, Kudüs ile ilgili bir çok bilgiyi bulacağınız bir kitap. Özellikle tarihi kitap okuyuculara tavsiye ederim.
İyi okumalar, kitapla kalın...
Kitaba çok sevdiğim,görüşlerine,sohbetine önem verdiğim bir abimin tavsiyesiyle başlamıştım.Başlarda google açık bir şekilde okuyordum.O kadar çok merak ettiğim yerler,kişiler oldu ki hepsini öğrenmek,bilmek istedim.İlerledikçe çok fazla kişiyle karşılaştım ve araştırmayı bıraktım,
roman gibi okumaya devam ettim.Bu eser 3 yıllık bir araştırmanın sonucu ortaya çıkmış.Yahudilerin kendi devletini kurması sırasında yaşanılanlar çok ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.Kudüs’ün nasıl paylaşılamadığı ve dünyanın daima gündeminde yer aldığı,uğruna ne savaşlar olduğu,ne insanların öldüğü akıcı bir dille yazılmış.Çok üzülüp okumayı kestiğim,yorulduğum zamanlar oldu.Yine de belgesel tadındaydı.Kudüs’ü daha yakından tanımak isteyenlere,ve İsrail’in nasıl kurulduğunu öğrenmek isteyenlere okumalarını tavsiye ederim.
Kudusun yanlis politikalar ve bm karari ile nasil yahudilere verildigi ve arap toprak agalarinin para karsiligi topraklarini satmasi ile gelinen surec objektif sekilde anlatiliyor . Kudusun insanlik tarihi icin onemi ve o cografyada ingilizlerin hakimiyetide ney bir sekilde kagida dokulmus.
Kudüs..Insanligin tarih boyunca en çirkin savaslarina, en asagilik olaylarina
sahip olmus, masum ve kutsal sehirdir.Kudüsde baris,huzur dolu günler yerine
Yahudilerin ve Araplarin savaslarla dolu günlerine sahitlik edilmistir.
Bu olaylar üzerine bir çok kalem sonu bitmeyen satirlar yazmistir.Bunlardan
bir tanesi de ; Larry Collins'e ve Dominique Lapierre'ye ait olan 'Kudüs Ey Kudüs'
kitabidir.
Kudüs Ey Kudüs kitabi 4 ana baslik ve 48 alt baslik'tan ; 29 Kasim 1947 tarihinde
Kutsal topraklarin paylastirilmasindan baslayarak 14 Mayis 1948 de Kutsal Sehir
ugruna yapilan savaslara kadar uzun bir dönemi anlatan bir kitaptir.

Bu kitap da öncelikle sunlari söylemek istiyorum ,yazarlar bu kitabi
normal bir tarih kitabi yerine olaylari bir roman havasina dönüstürerek ,
okuyucuya sonunu merak ettirerek kaleme almislardir.Bu kitabin içinde aradiginiz
bir çok bilgiyi bulma sansiniz vardir.Her zaman kutsal sehir Kudüs ugruna yapilan
savaslari , yahudilerin kendi devletini kurmasi sirasinda yasanan olaylari,
akici ve acik bir dille kaleme almislardir.Kitap çevrilirken aslindan biraz
uzaklasilmistir , bazi kelimelerin dipnot olarak anlaminin verilmesi okuyucuyu
daha da kitaba baglayabilirdi. Bu yüzden bazi bölümlerde olaya tam hakim
olamayabiliyorsunuz.

''Emile Guri ; Bizim irkimizdan gelenlerin hepsinde öyle bir sey varki'' diye düsündü
''insana büyük önem vermesine , kahramana tapmasina yol açiyor. Kahraman
öldügünde de her sey yikiliyor.'' ( 22.Bölüm 27.Sayfa ) Ifadesi gerçtekten de
bugün bir çok milletin özellikle de biz Türk milletinin tam aynasi olmustur.
Hiç bir seyi sorgulamadan , onun da bir anda fani oldugunu unutarak ve sonunda
o ölünce bir bosluga düsmek cahilce bir davranistir.

Kudüs'ün tarihini anlatmak için bu kitap yaklasik 3 yillik bir süreç içinde
tamamlanmistir.Kudüs'ü objektif anlatan nadir kitaplardan olup Kudüs'ü
merak edenlerin ilk bu kitabi okumasini tavsiye ediyorum.
İncelemenin tamamı blog sayfamda: https://allahagrisi.blogspot.com/...arsnz-suara-113.html

Tarihi, ansiklopedilerin kronoloji sayfalarındaki başlıklara ve izahatlere bakarak öğrenmek mümkündür. Daha somut verilere dayandığı için, gerçekliğine dair sorgulama yapmaya da daha az ihtiyaç duyulur. Ancak bir trajediyi anlamak için, muhakkak edebiyata ihtiyaç vardır. Çünkü korkunun, açıkça beyan edilmesiyle satır aralarında hissedilmesi arasındaki anlam çok büyüktür. Anlamak çözmeye yetmez; ancak insan bir kez hissettiğini ömrünce unutmaz. Bu yüzden, Kudüs üzerine yazılmış kronolojik verilerden ya da makalelerden ziyade, edebi bir anlatıma ihtiyacım olduğunu düşündüm.



Kudüs hakkında yazılan kitapları araştırdığımda, maalesef eli yüzü düzgün bir Türkçe kaynağa rastlayamadım. Aslında bu yalnızca Kudüs’e özgü bir durum değil. Müslümanlık tarihine dair bir film sorgulaması yapılacak olsa, Çağrı filminden başka elle tutulur bir film akla gelmiyor. Kudüs özelinde bakıldığında ise, Türkçe başvuru kaynakları çok az. Aslında, konuya dair şuurun neden genişlemediğinin bir sebebi olarak da bu gösterilebilir. Yapılan çalışmaların pek çoğu başka dillerde. Kudüs… Ey Kudüs romanı özelinde konuşacak olursam; Amerikalı Larry Collins ve Fransız arkadaşı Dominique Lapiere’in, yaklaşık beş yıl süren araştırmaları ve 250’den fazla referans kaynağıyla derlenen “O Jerusalem” kitabı, Türkçeye 1973 yılında Aydın Emeç tarafından kazandırılmış. 4 bölümden oluşan kitap, esas itibariyle 29 Kasım 1947 yılında BM Genel Kurulu’nda oy birliğine varılan Kutsal Toprakların Paylaştırılması kararından, 17 Temmuz 1948’de anlaşılan ateşkese kadar süren iç savaşı ele alıyor. Bu süreç içerisinde meydana gelen olayların sebeplerine de, tarihsel süreçteki önemlerine atıf yapılarak vurgu yapılıyor.



Bugüne dek pek çok dile çevrilmiş olan kitabın akıcı bir anlatıma sahip olması, okuyucuyu sürükleyen en önemli etken. Yaşananlara bu kadar parlak bir projeksiyon tutabilmesini sağlayan en önemli unsur ise, 1948 yılında savaşı bizzat yaşayanlarla yapılan mülakatlarla beslenmesi, yer yer onların ağzından çıkan sözlerle desteklenmesi ve dönemin sosyal hayatını an be an yansıtarak okuyucuya ulaştırabilmesi. Bir yanda askerî savaşlar sürerken, diğer yanda uzun zamandır Kudüs’te birlikte yaşayan Arap ve Yahudi halklarının yaşamlarına etki eden tesirleri, korkuları, yıkıntıları çok açık şekilde okuyucuya sunuyor.
Bütün dillerde Yahudileri eski ülkelerinde toplama isteğini dile getiren Siyonizm sözcüğü bile, Kudüs'ün merkezinde yükselen Sion Tepesi'nin adından geliyordu.
Taksi uzun bahçe yolunun son selvisini de geride bıraktığında, Ambara hıçkırıklarını tutacak gücü bula­madı artık kendinde. Çocukları onu
avuttular:

- La tibki mader, ha nerjaa baden - Ağlama an­ne, döneceğiz.

Dönmeyeceklerdi. Yeni bir göçün kurbanları olan bu insanlar, İsrail'in ve bütün dünyanın vicdanına çö­kecek bir trajedinin, Filistin mültecileri trajedisinin ilk oyuncuları olacaklardı.
Içeri girip yerleşmeden önce, çok sevdiği bir köşeyi bir kere daha görmek istedi. Bu bahçenin yollarında dolaşıp düşüncelere dalmaktan hoşlanmıyorum. Sık sık, içinden bir Yahudi mahkûmun hayatta kalıp kalmamasını tartışmış ya da tedhişçilerin bombalarıyla parçalanan askerlerinin korkunç görünüşünü unutmaya çalışmıştı. Her gül fidanını, her lavanta kümesini, özenle düzeltilen her Halep çamını biliyordu. "Şimdi," diye soruyordu kendi kendine, "kim bakacak bunlara?"

14 Mart 1948 günüydü. O gün İngilizlerin Filistin'den ayrıldıklarını, Yahudilerin İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan ettiklerini, Arapların savaşa girdiklerini gördü.

Bir ihtilaf Kutsal Toprağı alevlere boğacak ve alevler bir daha da sönmeyecekti. Bu kitap ihtilafın doğuşunu anlatıyor.
L. Collins
Sayfa 16 - Kronik Kitap
"Kimbilir kaç kuşak hristiyan, yahudi ve
müslü­man birbirine karışmış olarak
bu vadinin beyaz taşları altında uyumakta, hayatları boyunca elde edemedikleri barışı
ölümde bulmaktadırlar."
L. Collins
Sayfa 36 - Kronik

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kudüs Ey Kudüs
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
640
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752430136
Orijinal adı:
O Jerusalem
Çeviri:
Aydın Emeç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kronik Kitap
TARİHİN İÇİNE SIĞMAYAN, TÜM COĞRAFYALARIN ÖTESİNDE, BAŞLI BAŞINA BİR MEDENİYET: KUDÜS

"14 Mart 1948 günüydü. O gün İngilizlerin Filistin’den ayrıldıklarını, Yahudilerin İsrail Devleti’nin kuruluşunu ilan ettiklerini, Arapların savaşa girdiklerini gördü. Bir ihtilaf Kutsal Toprağı alevlere boğacak ve alevler bir daha da sönmeyecekti. Bu kitap ihtilafın doğuşunu anlatıyor."
Şehir tarihi, dinler tarihi, kültür tarihi... Hiç şüphe yok ki dünyada Kudüs'ten başka, tüm bu konulara tek başına cevap verebilecek bir şehir yok. Kudüs bir şehirden çok daha ötesi olduğu gibi çağlar öncesini ve sonrasını kendinde buluşturan başlı başına bir medeniyet.

Kudüs… Ey Kudüs, 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında iki kesim tarafından parçalanan Kutsal Kent'in, Kudüs'ün dramatik ve olağanüstü öyküsünü anlatıyor. Larry Collins ve Dominique Lapierre, titiz ve sıkı bir araştırma süreci elde ettiği bilgileri etkileyici bir üslupla okuyucuya aktarıyorlar. Filistin'i bölmek için Birleşmiş Milletler’deki oylama ve oylamanın Yahudiler arasında yarattığı sevinç ve Araplar arasında yaşanan keder, Tel-Aviv - Kudüs karayolu boyunca yaşanan savaşlar, 1948 yılı Mart ayı sonlarında Kudüs'ün neredeyse aç bırakılması, Hurva’nın tahrip edilmesi ve Eski Şehir’in yıkılmasına neden olan saldırılar, İsrail Devleti’nin ilan edilişi, Arap Lejyonu’nun Kudüs’e girişi, Deir Yassin ve Hadassah Hastanesi katliamları gibi dramatik, önemli ve günümüze dek yankıları devam eden olayları Arap ve Yahudi aktörler üzerinden tüm ayrıntılarıyla anlatıyorlar.

Elinizdeki kitapta Kudüs'e dair her şeyi, bir arada bulabileceksiniz. Bazen siyaset ve politika, bazen tarih ve coğrafya, benzersiz fotoğraflar, önemli tarihler, yeni okumalara yönlendirebilecek devasa bir kaynakça...

Kudüs... Ey Kudüs, sizi hem bir roman gibi peşinden sürükleyecek hem de bir belgesel gibi sarsacak.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Necip Emre Yılmaz
  • Muhammet Yasir Alay
  • Deniz Kara
  • Mesut Güneş
  • Mewlü
  • Şeyza
  • M.Edirneli
  • Huzeyfe Öksüz
  • Muhammed Ahmet Tonkus
  • Rana

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.2 (7)
9
%5.9 (1)
8
%17.6 (3)
7
%17.6 (3)
6
%11.8 (2)
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0