Ali Şeriati’nin “Bilinç ve Eşekleştirme” adlı eseri, başlığından itibaren okuyucusunu sarsan, alışıldık düşünce kalıplarını parçalamaya çalışan bir kitap. Şeriati bu kısa ama yoğun metninde, dinin ve bilincin nasıl araçsallaştırıldığını, halkın nasıl sistemli bir şekilde düşünmeyen, sorgulamayan, itaatkâr bireyler haline getirildiğini sert ve yer yer provokatif bir üslupla ortaya koyuyor.
Kitabın Ana Teması:
Şeriati’nin temel meselesi şudur: İnsanı insan yapan şey bilinçtir. Ancak egemen sistemler, bu bilinci tehlikeli bulur. Çünkü bilinç, sorgular; eşitlik ister; adaleti talep eder. Bu yüzden sistemin ilk görevi, insanı bilinçten koparıp onu “eşekleştirmektir.” Yani kendi kaderine razı, düşünmeyen, sadece tüketen ve itaat eden bir canlıya dönüştürmek. Hatta bunları yaparken kendisini ilerici ve özgür olarak görmesidir.
Dine Eleştiri Değil, Dinin Araçsallaştırılmasına Eleştiri:
Şeriati dine değil, dinin bir “uyuşturucu” gibi kullanılmasına karşıdır. Kitapta özellikle afyon benzetmesiyle Marx’a gönderme yaparak, İslam’ın da tıpkı Hristiyanlık gibi zamanla egemenlerin halkı bastırmak için kullandığı bir araç haline getirildiğini söyler. Fakat ona göre bu, dinin değil; onu kullananların suçudur. Gerçek din, devrimcidir, özgürlükçüdür ve bilinç kazandırır.
Toplumsal Boyut:
Şeriati’nin metni sadece bireysel değil, toplumsal bir sorgulama da içeriyor. Bilinçsiz toplumların neden sürekli sömürüldüğünü, kandırıldığını ve aynı hataları tekrar tekrar yaşadığını gözler önüne seriyor. Eşekleştirme, yalnızca eğitimsizlik değil; aynı zamanda yanlış eğitim, sahte ilahiyat, medya propagandası ve tüketim kültürüyle beslenen bir sistem olarak tarif ediliyor.
Üslup ve Etki:
Şeriati’nin dili oldukça net, vurucu ve zaman zaman da kışkırtıcı. Okuyucuyu rahatsız etmeyi hedefliyor çünkü rahatsızlık, farkındalığın başlangıcıdır. Alışıldık dini anlatıların dışına çıkan, hem doğuya hem batıya eleştirel yaklaşan, hem Şii gelenek içinden konuşan ama o geleneği de sorgulayan bir duruşu var.
Bu kitap, okuyan kişide hemen bir eyleme geçme isteği yaratmıyor belki ama güçlü bir iç sorgulama başlatıyor:
Ben gerçekten bilinçli bir birey miyim?
İnandıklarımı gerçekten ben mi seçtim?
Toplum neden sürekli kandırılıyor?
Din neden bu kadar kolay manipüle edilebiliyor?
Kendi Değerlendirmem:
Bilinç ve Eşekleştirme, mütemadiyen okunması gereken bir kitap. Kitap bana ödünç olarak verildiği için altını çizme fırsatım olmadı ama en yakın zamanda sipariş edip bir de not alarak düşünerek uzun uzadıya okuyacağım. Özellikle genç yaşta okunmalı. Zihnin şekillenmeye, sorgulamaya ve kimlik oluşturmaya başladığı dönemlerde çok etkili olabilir. Şeriati, sadece bilgi vermez; aynı zamanda okuyucunun zihninde yeni soruların filizlenmesine neden olur. Ben bu kitabı okurken hem öfke hem umut hissettim. Öfke, eşekleştirme çarkının farkına varınca geliyor. Umut ise hâlâ bilinçlenmenin mümkün olabileceğini anlamakla.
Kimler Okumalı?
Sistemin çarkları arasında sıkıştığını hisseden, “neden böyleyiz?” sorusuna cevap arayan ve özellikle din-siyaset-toplum ilişkisine eleştirel bir gözle bakmak isteyen herkes bu kitabı mutlaka okumalı
Sonuç:
Bilinç ve Eşekleştirme, kısa olmasına rağmen yoğun ve rahatsız edici bir metin. Ama bu rahatsızlık, uyanışın ilk adımı olabilir. Şeriati’nin dediği gibi:
"Okuyun diyor, okuyun.
Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor."
#143646402