Kitabın korku İçgüdüsü adlı bölümünde Suriye İç Savaşı'nı yakın tarihli diğer savaşlarla karşılaştırırken 3 milyon insanın öldüğü İkinci Kongo Savaşı'ndan hiç bahsetmemiş yazar. Çok daha az ölüm gerçekleşen Etiyopya-Eritre Savaşı'yla Suriye'yi karşılaştırırken Kongo'dan bahsetmemesi, çalışmanın inandırıcılığına gölge düşüren bir örnek. Hal böyle olunca kitaptaki diğer istatistiklere de şüpheyle yaklaşmak zorunda kalıyor okur.
Temelde Harari'nin Sapiens'iyle benzer bir bakış açısıyla kapitalizmin, dünyayı ulaştırdığı noktanın ne kadar mutlu edici olduğu, çalışmanın ana ereği. Fakat eleştirilecek çok fazla yanı var. Her iki yazar da sayıların etki alanını hiç önemsemiyor. Örneğin, Suriye'de savaş mı var? İnsanlar birbirlerini mi katlediyor? Tamam, bu Suriye gibi 2. seviye bir ülkenin istisnai durumu. Peki, bu savaşın Suriyelilerin mülteci olarak sığındığı ya da kaçtığı ve ciddi olumsuz etkiler yarattığı başta Türkiye olmak üzere Avrupa ülkelerine etkisi ne olacak? Bu ülkeler 4. seviye ülkeler olduğu için hala o "mutlu olunması gereken sonuca" sarılabilir mi? Ki bu yalnızca kitaptaki 11 önermenin 1'inin içeriğinde yer alan tekil örneğin karşı-sorusu. Bu tip gedikler, dikkatli düşünüldüğünde kitabın her yanını sarmış durumda.
Bence bu alanda yazılmış çok daha başarılı bir çalışma için Çoğu İnsan İyidir adlı kitap daha tercih edilebilir durumda. Yine de Factfulness yarattığı beyin fırtınası sayesinde bile önemli bir kitap.
Pegasus Yayınları oldukça özenli basmış kitabı. Ve kitapları çok pahalı etiket fiyatlarıyla piyasaya süren bir yayınevi olarak nedense Factfulness'ın etiket fiyatını beklenenin çok altında, makul bir düzeyde tutmuş.