Puan vermedi·64 syf.····Okunma: 20 Mayıs 2025 00:22 Ne antik çağın koynunda nefes alan kara ölüm, ne de en şiddetli masalların vahşetinde parlayan kızıl ölüm vermiştir insana en büyük yenilgiyi. Ne buzullara saklanan kadim virüsler, ne karanlığın bile korktuğu zifiri gecenin doğurdukları, ne de şeytan ve ya ifrit cinleri yakmamıştır henüz hiç bir adem oğlunu onun kadar. Ne büyülü sözcüktür "Aşk"…Bir insana duyulduğunda herşeyi kökten değiştirir. Bazen bir bakışla yerleşir yüreğe, bazen çapkın bir tebessümle hapsolur gözbebeklerine. Kainatın en tatlı ezgisi salınırken kulaklarınızın derinlerinde onun sesi diye, kokusu baş döndürücüdür binbir çeşit yaban gülüne göre. Ne ilk olanı unutulur, ne son olanı aciz düşüncelerce. Ona dokunmak, keşfetmek inanılmaz bir haz sunar. Bir yanı yakarken alev alev, dirhem dirhem soğutur diğer yanı. Ne öldürür, ne de yaşatır ait olunmayan tabiatı. Mevsimler gibi sürükler aşk...Kaptırılır yürek, tatlı bir ilkbahar esintisi ile ..kavrulur beden, yaz ateşinde..yavaş yavaş vazgeçmeye kalkışılır, yalancı sonbahar gecelerinde...Ve her aşk ölesiye mahkumdur buz gibi bir kışın soluksuz gecelerine... Evrende var olmuş hiç bir his Aşk kadar doygunluk katili değildir. İhtiras vardır küllerinde, hırs ile kucaklaşmıştır yalnız gecelerde..Nefret ile sevişmiş, merak ile didişmiş, mantık ile dövüşmüştür her seferinde. Herkes onu sevgi ile karıştırır ve sevdiğine bu öldürücü canavarın ismiyle hitap eder ne yazık ki ahir zaman devrinde. Aşk sinsi, bencil, tehlikelidir. Bir şekilde girdiği bedeni kurutulmuş, işe yaramaz bir nehir yatağına çevirip terketmeden vazgeçmez..İnsan gelmiş geçmiş en yıkıcı canlıdır, ve en büyük düşmanı da Aşk denen zehirli sarmaşıktır. Zamanı sarar, teninizi sarar, yüreğinize bir daha çözülmemek üzere, adeta üfürükçü cadıların tükrüğü ile sağlamlaşan düğümler atar. Ne zamana kadar ?Elbette Ruhunuzu ele geçirene kadar..