9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 11:38
Said Halim Paşa 1913 - 1916 yıllarında Sadrazamlık yapmış İkinci Meşrutiyet döneminin önemli devlet adamlarından biridir. Kendisi aynı zamanda bir fikir insanı olup eserler kaleme almıştır. Buhranlarımız adı ile basılmış olan bu kitap Said Halim Paşanın yedi kitabını içermektedir. Kitapların içeriği genel itibariyle dönemin memleket sorunlarına ait İslâmî bir bakış ile yazılmış yazılardır. Said Halim Paşa 1863 Kahire doğumludur. Babası vezir Halim Paşa ve dedesi ise eski Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dır. Kendisi Birinci dünya savaşından sonra ülke dışına çıkmak zorunda kaldı ve 6 Aralık 1921 de Roma yakınlarında bulunan evinin önünde bir Ermeni komitacısının saldırısı sonucunda öldü. Cenazesi İstanbul'a getirildi ve Sultan Mahmut Türbesi bahçesinde yatan babasının yanına defnedildi. Celal Nuri Bey, Said Halim Paşa için şu sözleri söylemiştir: “Said Halim Paşa, evvelâ Müslüman, saniyen (ikinci olarak) Türk, salisen (üçüncü olarak) Osmanlı'dır.“ Sayfa 25 1. Kitap: Meşrutiyet Bu bölümde Sultan Abdülhamid dönemi, İttihat ve Terakki ve Kanuni Esasi ile birlikte İkinci Meşrutiyet konu ediliyor. Oldukça güzel bilgilerle dolu bir bölüm. Bu bölümden unutulmaz bir alıntı: “Ne yazık, şurası unutuluyor ki, bir idare yalnız bir adamın veya bir partinin değil, bütün bir neslin eseridir.“ Sayfa 69 2. Kitap: Mukallitliklerimiz Yani taklitçiliklerimiz. Biz de kâğıt üzerinde değil gerçekte demokratik bir yönetim anlayışı vardı. Ta ilk Türk devletlerinden beri. Hükümdar hiçbir zaman her şeye tam bir salâhiyyet sahibi değildi. Avrupa ise demokrasiyi dün buldu. İşte Said Halim Paşa bu bölümde Batı taklidi siyasî değişikliğimizi ispat ederek eleştiriyor. 3. Kitap: Fikri Buhranımız Geçmiş manevi değerlerimizi görmezden gelerek milli değerlerimizi körü körüne bırakıp batı hayranlığı içinde olmamızı eleştiriyor. 4. Kitap: İçtimaî Buhranımız İlmin yani biliyor olmanın tek başına yeterli olmadığı çünkü ilmin vasıta terbiyenin ve ahlâkın ise gâye olduğu izah ediliyor. 5. Kitap: Taassup Avrupa'nın halkı yani yönetenlerin dışında kalan sıradan halkı bizi yani Müslümanları nasıl biliyor? Bizleri gerçekten doğru bir şekilde tanıyorlar mı? Bizleri iyi tanımıyor olmalarında kendi yönetimlerinin etkisi yüksek olduğu gibi aynı zamanda bizim de katkımız yok mu? Elbette ki var. Mesela ülkemize gelen turistleri dolandıranlar sadece bir dolandırıcılık suçu işlemiyor, aynı zamanda bizi o ülke halkına kötü tanıttığı için bir büyük suç daha işliyor. Çünkü o mağdur turist ülkesine gittiğinde "bana Türkler bunu yaptı" diyecek. Yani iş şahsiyetten çıkıp koca bir milleti lekelemiş olacak. İşte o nedenle bu tür suçların cezasının katmerli olması gerekir. İşte bu bölüm de bana bunları yazdırdı. 6. Kitap: İslâm Âleminin Gerilik Sebepleri Üzerine Deneme Biz niye geri kaldık? Çünkü zaman ilerledikçe biz İslâmın gerisinde kaldık. Çünkü gelişen zamana göre İslâmı anlama konusunda geri kaldık. Ve zannettik ki geriliğimizin nedeni İslâm'dır. Yanıldık ve yanılmaya da devam ediyoruz. Japonlar mesela kendi inanç ve geleneklerini muhafaza ederek gelişime ayak uyduran bir millettir. Özlerini bırakmadılar. Biz hemen terk ediverdik. Denilecek ki "yav bu ülkenin %99 u Müslüman". Evet sadece kağıt üzerinde, sadece dilde bir Müslümanlık. Çalarken, kandırırken Allah diyen bir sahtekarlık... Ve bu sahtekarlara bakıp dinden soğuyanlar da kendi kendini kandıran başka bir grubu oluşturuyor. İnsan inandım dediği dini iyi öğrenmeli, araştırmalı, çabalamalı. Zamanımız mı yok? Ya da işimize mi gelmiyor? 7. Kitap: İslâmlaşmak Genel olarak bireyden yönetime kadar İslâmi davranmanın, davranabilmenin toplum için önemi ve ayrıca bizim millet olarak başkaca bir çıkış yolumuzun da olmadığı vurgulanıyor. Son olarak bu eserin yedinci kitabı için milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un söylemiş olduğu şu sözleri de ekliyorum: “Şimdi iyice gördük ki, ortada anlayamamaktan çok anlatamamak felâketi varmış. İşte Said Halim Paşa hazretleri tarafından «İslamlaşmak» mevzuuna dair ileri sürülen fikirleri pek güzel anlıyoruz. Çünkü bu fikirler sağlam, sâbit ve hakiki bir inancı müdafaa etmek için tam bir samimiyetle ileri sürülüyor. Yazar başkasının kanaatlerini değil kendininkileri yazıyor. Duyguları, düşünceleri tamamiyle kendisinin. Ortada iğreti, sahte hiçbir şey yok.“ Bu kıymetli eseri fikri metinler okumayı seven, düşünen ve araştıran her okura tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
BuhranlarımızSaid Halim Paşa · Tercüman Yayınları · 1970145 okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.