Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 07 Mayıs 2025 18:09 Sahaftan çok da incelemeden aldığım bu kitabı nihayet okuma fırsatı buldum. Öncelikle kitabın adı olan "Şakird" kelimesinin anlamını paylaşmak istiyorum.
"Şakird" kelimesi Farsçadan gelmektedir. Risalelerde kullanılmasının sebebi bir zenginlik katmanın ötesinde şu olabilir: Bu kelime hem talebe hem de çırak anlamına gelir. Yani Nur talebeleri, hayatları boyunca ne hoca ne de usta makamına geçerler—onlar her zaman birer talebe ve çırak olarak kalırlar.
Kitabın konusu cemaatler ve cemaat içinde yaşayan insanların hayatları üzerine kurulu. Bu yaşam tarzına "hizmet" deniyor ve yazar da üniversite yıllarında bizzat bu süreci deneyimlemiş, edindiği gözlemleri bir kurgu içinde bizlere aktarmış. Konuya dair herkesin az çok bilgisi olduğu için fazla detaylandırmaya gerek yok.
Kitapta cemaat şirketlerinin isimleri, ciroları, okullarındaki öğrenci sayıları, Hocaefendileri, siyasi kolları ve cemaat içinde bireylerin birbirlerini nasıl kalkındırdığı gibi birçok konuya değinilmiş. Kitabı özetleyen en güçlü ifadelerden biri arka kapak yazısında yer alıyor. Aslında her şeyi açıklıyor:
"İlk başta her şey harikaydı, son durağa geldiğimi sanmıştım. Huzurlu, iyi insanlardan kurulu bir toplum. Kimse kimseyi kırmıyordu, herkes neyi neden yaptığını biliyordu ve hepsinden önemlisi, ölümün bile bir anlamı vardı. İdeallerden, hayallerden konuşabiliyordum, daha güzel bir dünya umudundan. Ama büyünün bozulması uzun sürmedi. Sadece birkaç basit soru, cevap bulmayan ve sorulmasından bile rahatsız olunan. Tüm bu görkemli yapı aslında iskambil kâğıtlarından kurulmuştu. Ancak hiç rüzgâr estirmezsen ayakta durabiliyordu. Beynini kilitlersen, inancın temel dayanaklarını asla sorgulamazsan, düşünmek yerine kabul etmeyi içine sindirebilirsen. Ben sindiremedim. Soruları sordum ve kâğıtlar yıkıldı." #arkakapak
Okuma ya da okumama kısmını size bırakıyorum :)