Kaybolan BağlarJohann Hari
Bu kitap, aslında hepimizin içinde yankılanan bir sorunun peşinden gidiyor: “Neden bu kadar yalnızız, neden bu kadar kırgınız?”
Yazar; depresyon ve anksiyeteyi sadece kimyasal bir dengesizlik olarak görmüyor. Diyor ki, “Asıl mesele kopan bağlarımız.” Kendimizle, sevdiklerimizle, doğayla, anlamla, hatta umutla olan bağlarımızı bir bir yitiriyoruz. Ve işte o boşluk, içimizde tarifsiz bir çöküntüye dönüşüyor.
Kitabı okurken şunu fark ettim: Bazen ilaçlar değil, bir dostun sesi, bir işin anlamı ya da bir amaç için birlikte mücadele etmek iyileştiriyor insanı.
Çünkü insan, sadece mutluluğa değil, aitliğe de muhtaç.
“Kaybolan Bağlar”, bana şunu söyledi: Eğer kendimi kötü hissediyorsam, bu benim bozuk olduğum anlamına gelmez. Belki de bozuk olan, kopmam gereken sistemin kendisidir.
Ve belki de, iyileşme, yeniden bağ kurmaya cesaret ettiğim yerde başlar.