Depresyonun Gerçek Nedenleri ve Beklenmedik Çözümler

Kaybolan Bağlar

Johann Hari
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
368
Basım Tarihi:
2019
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9786053161639
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2020 14:49
Depresyonu tüm “canlılık”ıyla yaşayan biri olarak hem kendi tecrübelerimi hem de yazarın görüşlerini birlikte paylaşacağım. İlk olarak, depresyon deyince benim aklıma majör depresyonun geldiğini ve inceleme boyunca da depresyonu bu şekilde kullanacağımı söylemeliyim. İncelemem karamsar başlayacak ama mutlu sonla bitecek, o yüzden sabredin :) Hari ilk bölümlerde depresyonun tespit edebildiği nedenlerini sıralıyor: Anlamlı çalışmadan kopuk olmak Diğer insanlardan kopuk olmak Anlamlı değerlerden kopuk olmak Çocukluk travmasından kopuk olmak Statü ve saygıdan kopuk olmak Doğal dünyadan kopuk olmak Umutlu ya da güvenli bir gelecekten kopuk olmak Genlerin ve beyindeki değişimlerin payı Hari, 18 yaşında ilk defa doktora gittiğinde ona depresyonun beyindeki arızalardan kaynaklanan bir hastalık olduğu söylenmiş ve yukarıdaki nedenlerden veya daha fazlasından hiç bahsedilmemiş. Kusurlu bir robot olduğunu düşünerek, mekanizmada aksayan yerleri antidepresanlarla düzeltmeye çalışmış yıllarca ama bir süre iyi hissetse de bir noktadan sonra her şey başa sarıyormuş çünkü asıl sorunlar halı altına süpürülmüşler doktorlar tarafından. Ve yazarımız kusurlu bir robot olduğu hikayesinden daha fazlasına inanmamış. Bu bana çok ilginç geldi gerçekten. Çünkü gittiğim doktorların hiçbirisi beni böyle talihsiz bir hikayeye inandırmakla yetinmedi. Yaşadığım berbat durumun nedenlerinden de bahsettiler, onlar sormasa bile ben onlara nasıl bu hale geldiğime yönelik düşüncelerim olduğunu söyledim ve anlattım. Yazarın sıraladığı tüm nedenlere katılıyorum. Yaşantıdaki bozukluklar insanı depresyona sokuyor. Özellikle de bunların birçoğu bir araya geldiği zaman insan kendini tanıyamayacağı, zihninde ve bedeninde olup bitenlere anlam veremeyeceği bir noktaya geliyor -eğer ilk defa yaşıyorsa-. Ben de
1000Kitap
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
9/10
·368 syf.··
2024 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2024 16:09
Kitabımız adından anlaşılacağı üzere, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi modern çağın yaygın psikolojik rahatsızlıklarına dair derinlemesine bir inceleme sunuyor. Bu rahatsızlıkların nedenlerinin ve çözümlerinin genellikle yanlış anlaşıldığını ve eksik ele alındığını vurguluyor. Hari, temel olarak antidepresanların yaygın kullanımına rağmen depresyon oranlarının neden hala yüksek olduğunu sorguluyor. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak, her şeyi doğru yapmasına rağmen -on yılı aşkın süreli antidepresan kullanımı- depresyondan kurtulamamasının ardındaki nedenleri araştırıyor. Kitapta temel olarak Batı toplumlarında depresyon ve kaygının yaygınlaşmasının nedenlerini irdeleyen bölümler bulunuyor. Batı ülkelerinin su kaynaklarında sürekli antidepresan kalıntılarının bulunması, bu ilaçların ne kadar yaygın kullanıldığını ve toplumun geniş kesimlerinin bu kimyasallarla sürekli temas halinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, depresyonun kimyasal bir dengesizlikten kaynaklandığı görüşünün ne derece yaygın ve etkili olduğunun bir kanıtıdır. Ancak, Hari bu görüşü sorguluyor ve depresyonun daha derin, toplumsal ve kişisel bağlardan yoksunluktan kaynaklandığını savunuyor. Kitapta dikkat çeken bir diğer nokta, plasebo etkisinin gücü ve ilaçların gerçek etkilerinin ne derece belirsiz olduğudur. Hari, depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanların etkisinin büyük bir kısmının plasebo etkisinden kaynaklanabileceğini düşünüyor. İlaç şirketlerinin gerçekleştirdiği çalışmaların yüzde 40'ının kamuya açıklanmaması ve açıklananların da seçilmiş parçalar halinde sunulması, bu ilaçların etkinliğine dair ciddi şüpheler uyandırıyor. Hari, depresyonun kimyasal bir dengesizlikten ziyade, yaşam tarzı ve toplumsal yapıdaki sorunlardan kaynaklandığını savunan bilim insanlarıyla yaptığı
1000Kitap
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 00:55
"Depresyon bir beyin hastalığı değildir, bir acı sinyalidir." Bu cümlenin ağırlığını hissedebiliyor musunuz? Bize yıllardır anlatılan 'bozuk beyin kimyası' masalına, o 'sihirli hap' reçetesine tokat gibi bir cevap bu. Johann Hari'nin "Kaybolan Bağlar"ı elime aldığımda, depresyonla ilgili bildiğimi sandığım her şeyi sarsan, ezber bozan bir yolculuğa çıktığımı henüz bilmiyordum. Bu kitap, modern dünyanın acı çeken ruhuna tutulmuş bir ayna ve bu aynada gördüğünüz gerçek, sizi derinden sarsabilir. Kitabın işleyişi, yazarın kendi kişisel depresyon yolculuğuyla başlıyor. Hari, yıllarca kullandığı çözümlerin neden bir süre sonra yetersiz kaldığını sorgulayarak bir araştırmaya girişiyor. Bu kişisel arayış, kitabı sadece bir bilimsel araştırma olmaktan çıkarıp, samimi bir yolculuk hikayesine dönüştürüyor. Zaten kitabı okurken kendimden bu kadar çok şey bulmamın nedeni de bu sanırım. O tanıdık yabancılaşma hissini ve sistem içindeki sıkışmışlığı yazarın satırlarında görmek, hem sarsıcı hem de inanılmaz derecede rahatlatıcıydı. Hari, acımızın kaynağının sadece beynimizde olmadığını, modern hayatın bizi kopardığı temel insani bağlardan kaynaklandığını savunuyor. Buna "kopukluklar" diyor. Anlamlı bir işten, diğer insanlardan, bizi biz yapan değerlerden ve hatta doğadan kopuşumuzdan bahsediyor. Materyalizmin ve bireyselliğin nasıl olup da bizi yalıtılmış ve anlamsız hissettirdiğini güçlü örneklerle anlatıyor. Yazar, bu "kopuş"ları sadece teoride anlatmıyor; dünyanın dört bir yanına seyahat ederek bilim insanlarıyla, bu kopuklukları yaşayan sıradan insanlarla ve en önemlisi, bu bağları yeniden kurmayı başarmış topluluklarla konuşuyor. Berlin'de ev sahiplerine karşı birleşen kiracıların hikayesinden, "sosyal reçete" (insanlara ilaç yerine topluluk faaliyetleri öneren) uygulayan
Alıntı
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Kaybetmeye meyilli olduğumuz bağlar
9/10
·368 syf.··
2025 104. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 00:00
Johann Hari’nin Kaybolan Bağlar: Depresyonun Gerçek Nedenleri ve Beklenmedik Çözümler adlı kitabı, klasik psikiyatri yaklaşımlarına karşı çıkan ve depresyonun yalnızca kimyasal bir dengesizlikten ibaret olmadığını savunuyoe. Kitap hem kişisel hem araştırmaya dayalı bir anlatımla ilerliyor ve kitabın da adı üzerinde depresyonun arkasındaki bağ kaybı temasını işliyor: anlamlı iş, anlamlı ilişkiler, doğayla bağ, değerlerle bağ, travmayla yüzleşme gibi temel alanlarda insanların yaşadığı kopukluklar kitabın temel iddiasını oluşturuyor. Kitabı okurken şunu düşündüm, metroda karşınızda oturan insanlara bakın. Birçoğu/muz depresyon ve kaygı yaşıyor. Çok daha fazlası gereksiz bir mutsuzluk içinde, bizim yarattığımız bu dünyada kaybolmuş hissediyor. Parçalanmış ve yalıtılmış kaldığımız sürece depresyon ve kaygı içinde kalmaya da devam edeceğiz muhtemelen. Ama bir araya gelirsek içinde yaşadığımız ortamı değiştirebiliriz, buna inanıyorum. Bu yıl okuduğum kitapların içinde en sevklerimden biri oldu. Bu ay içerisinde okuduğum bir diğer ilaçla tedavi efsanesi kitabında olduğu gibi yine depresyona aternatif bir bakış sunuyor. Depresyonun yalnızca beyindeki serotonin eksikliğinden kaynaklanmadığını, sosyal ve kültürel etkenlerin de önemli olduğunu güçlü örneklerle açıklıyor. Anlatımı gayet sade ve etkileyici. Kişisel deneyimlerini ve bilimsel çalışmaları iç içe geçirerek bizleri duygusal olarak da etkileyen bir anlatı kuruyor. Kitabın sonunda Türkiye'de tanıştığı bir kadınla güzel bir örnekte bulunmuş bu kitaba beni daha fazla yaklaştırdı. İnanılmaz empati odaklı. İnsanların neden kendilerini kötü hissettiğini yalnızca bir "kimya problemi" olarak değil, insanî bir bağ yitimi olarak görmemizi sağlıyor. Bilimsel geçerliliği tartışmalı kısımlar elbettekş var. Çümkü yazar bir
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 06:41
Kaybolan Bağlar kitabını okurken en çok hoşuma giden şey bana kendimi sorgulatması oldu. Kitap depresyonu sadece kimyasal bir sorundan kaynaklandığını görmek yerine, hayatımızda eksilen şeylere odaklanmamız sağlıyor. Bunu anlatırken gerçek hikayelerden, araştırmalardan örnekler vererek kitabı daha samimi hale getirmiş. Kitabı okurken şunu düşündüm: Bazen gerçekten mutsuz olmamızın sebebi biz değiliz. Hayatın bizi getirdği nokta. Sürekli koşturma, yüzeysel samimiyetsiz ilişkiler, kendimize zaman ayıramamak... Bunların hepsi farkında dahi olmadan yavaş yavaş, içten içe bizi tüketiyor. Yazar kaybolan bağlar derken tam da bundan bahsediyor. İnsanlarla, doğayla, yaptığımız işle, hatta kendimizle bile bağlarımız yavaş yavaş kayboluyor. Benim için en etkileyici taraflarından biri de, depresyon çözümü olarak sadece ilaçlardan destek almanın doğru olmadığını, hayatımızda eksik olan ne ise onu tamamlamamızı önermesi oldu. Yani biraz daha derin ve gerçek bir yaklaşım. Tabii ki her söylediğine %100 katıldım diyemem. Bazı kısımlar bana fazla idealist geldi. Ama genel olarak bakınca düşündüren ve farkındalığınızı arttıran bir kitap. Bana kalırsa, insanın kendini ve hayatı sorgulaması için okunması gereken kitaplardan biri. Herkese keyifli okumalar :)
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Güzeldin de aslında bunu nasıl anlatsam
Puan vermedi·368 syf.··
2023 48. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2023 23:05
Bir ruh sağlığı çalışanı olarak bu tür kitapları okumayı seviyorum. Johan Hari Bey bir gazeteci. Ergenliğinden beri depresyonda. Ara ara tetiklenmekle birlikte ilaç tüketimi sürekli ve düzenli. Buna rağmen bir raddeye geliyor ki artık şunu farkediyor; ilaç şirketleri 20. yüzyıldan itibaren insanları vücutlarındaki herhangi bir problem sebebiyle bile ilaç içmeye alıştırarak kendine mecbur hale getirmiş durumda. Bu yüzyılda da bunu psikolojik rahatsızlıklar için yapıyor. Peki ya düzenli ve sürekli ilaç içilirse geçeceğini iddia ettikleri depresyon bir beyin arızası değilse? Ya tepkisel bir mesajsa? Ya bak senin yaşam düzenin, sosyal çevre ile iletişimin, değerlerin, yaşamla kurduğun bağın, doğa ile ilişkin, işyerinde tatmin, faydalı ve başarılı hissetme ihtimalin gittikçe zayıflıyor, bozuluyor. Yerini abur cubur değerler, zenginlik takıntısı, algındaki bozukluk, mutluluğu maddiyatta araman, şehrin keşmekeşinde düzensiz bir hayat sürüyor olman aldıysa ve depresyon sana ancak haberciyse? Şşşt sen kendine, yaşamına, gönlüne, zihnine neleri soktuğuna bir bak ve artık kendine çekidüzen ver demek istiyorsa depresyon? Bence okuyun Hari kalemiyle biraz lafı dolandıran bir yazar ama yazarlık yolunda hakikatle ilerliyor ve okunmayı hak ediyor.
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 17:43
Kaybolan Bağlar, gazeteci yazar Johann Hari’nin kendisinin de uzun yıllar mücadele ettiği depresyon ve kaygının altında yatan nedenleri ve olası çözümlerini bulmak üzere çıktığı yolculuğun hikayesini anlatıyor. Yazar kendi deneyimlerinden yola çıkarak depresyon konusu üzerie detaylı bir araştırma yapar. Öncelikle kendisini geçirdiği süreçler, psikiyatristlerin ona söyledikleri ve buldukları çözümler, kullandığı ilaçlardan yola çıkarak neden hala depresyondan kurtulamadığını ve depresyonun altında yatan nedenlerin üzerine gider. Yaşadığı süreçte ve on yılı aşkın süreli antidepresan kullanımında kendisine sorununun biyolojik olduğu ve çözümün sadece beyinde aranması gerektiği söylenmiş. Uzun süreli antidepresan kullanımına eşlik eden bir iyileşme görmeyen yazar da sorunun ve çözümünün bu kadar basit olmayacağını düşünerek kendisini bu konuya adamıştır. Çağımızın da en büyük sorunlarından biri olan depresyon ve kaygı bozukluğunda temelde yatan sorunlarına inilmeden yaygın bir antidepresana kullanımına yönlendirme olduğunu görüyoruz. Hayatının bir döneminde bunu deneyimleyen birçok kişi olmuştur. Antidepresan kullanımının gerektirdiği durumlar olduğunu kabul eden yazarımızın karşı çıktığı nokta sorunun temeline inilmeden kolaycılığa kaçarak, insanların antidepresan kullanımına yönlendirmesidir. Kitabında konuyla ilgili birçok araştırma, deney ve makale yer vererek savunduğu görüşlerinin altını doldurmuştur. Bunu yaparken de yalın ve anlaşılır bir dil kullanarak bu konuda derin bir bilgiye sahip olmayanların da okurken zorlanmamasını sağlamış. Yazarımız depresyon ve kaygının bu kadar artmasının nedenini bireylerin toplumsal bağ kuramamasıyla ilişkili olduğu savunuyor. Depresyonun çözümünün daha güçlü bağlar kurarak ve toplumsal ilişkilerin güçlendirerek çözüleceğini
Psikoloji
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2023 70. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2023 08:26
#heraybirmetisokuyoruz okuma grubumuzda bu ay seçtiğim ve uzun bir sürece yayarak okuduğum kitaptan öyle güzel notlar aldım ki. Bize dayatılan/ angaje olduğumuz toplumun ihtiyaçları, istekleri, düşleri vs hepsi bizim sürmeye çalıştığımız yaşam üzerine etkisini sürüyor. Neden bu kadar depresifiz ve bunun üstesinden gelmek için yapmaya çalıştığımız bizi daha da derin bir çıkmaza mı itiyor şimdi asıl burada korunması gereken insanın iç dünyası iken dışsal etmenler bizi nasıl etkiliyor bir sürü soru var kitapta ve hayatımızda . Her bireri için kendimizi toplumunuzu yaşayışımızı gücümüzü/yoksunluğumuzu mercek altına almak lazım ve bu kitabı okuma eylemini uzun bir süreye yaymak lazım. İnsanın hayal ettiği ile yaşadığı arasındaki fark ya da hayal edemediği ile yaşadığı insanın ruh halinin çökmesine sebep oluyor velhasıl aslında yaşamımızı kendimiz belirliyoruz isteklerimiz ne kadar çok olursa kırgınlıklarımız o kadar çok oluyor. Johann Hari çok iyi bir iz sürücü , çok iyi bir gazeteci ve yazar bence, Çalınan dikkat hayatımı duruşumu nasıl etkiledi ise bu eser de öyle. Okunması ve asla günümüz toplumunda göz ardı edilmemesi gereken bir kitap.
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Depresyon ve Kimyasal Olmayan Tedavileri
Puan vermedi·368 syf.··
2024 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 15:01
Yazar -kendisi de yıllarca antidepresan kullandıktan sonra- depresyonun son yıllarda sadece beynin içinde bir kimyasalın -serotonin- eksikliği sonucu oluşan bir beyin hastalığı olarak tanımlanmasını ve tedavisinin de sadece kimyasallar olduğunu eleştiriyor. Depresyonun nedeninin sadece biyolojik olmadığını psikolojik ve sosyolojik nedenlerin, çevrenin de buna sebep olduğunu ve tedaviye de buralardan başlanması gerektiğini alanında uzman birçok biliminsanıyla konuşmalarının sonucu varıyor. Depresyonun -karın ağrısı veya bulantının bazı hastalıkların belirtisi olduğu gibi- aslında bir belirti olduğunu üstünü kapatmak yerine sorunun köküne inip daha kalıcı çareler ve tedaviler bulmamız gerektiğini vurguluyor. Kitabın yarısından çoğuna kadar depresyonun biyolojik ve biyolojik olmayan nedenlerine değindikten sonra kalan kısmında kimyasal ilaçların dışındaki antidepresanlardan bahsediyor. Okurken sıkılmadığım çoğu zaman sorgulamalar yapma gereksinimi duyduğum depresyon alanında güzel penceler açan bir kitaptı. Okumaya başlamak için ağır depresyonda olmanıza gerek yok -özellikle içinde bulunduğumuz bu çağda- herkesin kendine göre bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Kaybolan Bağlar Johann Hari
Duygu ve Düşünce
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2025 48. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 23:01
"Hikayenin aslında bilim insanları tarafından onlarca yıldır bilindiğini açıklardım ona. Depresyon ve kaygının üç tür nedeni var: biyolojik ,psikolojik ve toplumsal nedenler. Bunların hepsi gerçek ve hiçbirinin kimyasal dengesizlik gibi kaba bir fikirle tarif edilmesi mümkün değil. Toplumsal ve psikolojik nedenler uzun bir süredir ihmal ediliyor, oysa biyolojik nedenler onlar olmadan devreye girmiyor gibi..." Özeti ve incelemesi ,
Kaybolan BağlarJohann Hari · Metis Yayınları · 20191,914 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Johann HariYazar · 2 kitap
Johann Eduard Hari, İsviçreli yazar ve gazetecidir. 2011 yılına kadar The Independent ve diğer yayın organları için yazdıktan sonra, 2001 yılına kadar uzanan intihal ve uydurmalar yaptığını ve davranışlarını eleştiren gazetecilerin Wikipedia sayfalarında kötü niyetli düzenlemeler yaptığını itiraf ettikten sonra istifa etti. O zamandan beri depresyon, uyuşturucu savaşı, teknolojinin dikkat süresi üzerindeki etkisi ve obezite karşıtı ilaçlar konularında kitaplar yazdı. 2000 yılında Hari, Cambridge öğrenci gazetesi Varsity'deki çalışmalarıyla The Times Yılın Öğrenci Haber Gazetecisi ödülünü paylaştı. Üniversiteden sonra New Statesman'e katıldı ve 2001 ile 2003 yılları arasında burada çalıştı, ardından The Independent için haftada iki köşe yazısı yazdı . 2003 Press Gazette Ödülleri'nde Yılın Genç Gazetecisi ödülünü kazandı. Hari'nin Going Down in History adlı oyunu Edinburgh'daki Garage Theatre'da sahnelendi ve God Save the Queen? adlı kitabı 2002 yılında Icon Books tarafından yayınlandı. Hari Irak Savaşı'nı destekledi. 2009 yılında The Daily Telegraph tarafından Britanya'daki sol görüşlü en etkili kişilerden biri olarak gösterildi.