Dikkat dağınıklığı uzerine yazdığı Çalınan Dikkat, ruh sağlığı / depresyon ile ilgili yazdığı Kaybolan Bağlar kitaplarıyla araştırmacılıkta rüştünü ıspatlamış olan gazeteci yazar bu kez son zamanlarda kullanımı, bilinirliği artan ve insanları zayıflatmakta başarılı sonuçlar veren zayıflama ilaçları hakkında yazmış.
Kendisi de fazla kilolarından muzdarip ve yakınlarını obezite veya fazla kiloya/ diyabete bağlı hastalıklardan kaybetmiş olan yazar, bu ilaçlardan O...... adlındakini kullanmaya baslamış. Fazla kilolarını hızla vermekle birlikte, yıllardır çeşitli yöntemlerle veremediği kiloların bu kadar çabuk gitmesi onu epey ürkütmüş. Araştirmalarının desteklediğine göre de, bu haklı korkusunun altında ilaçların olası zararları varmış. Bilinen olası zararlardan en önemlisi tiroid kanserini %45-55 oranında arttırması ve pankreası kaybetmeye kadar giden pankreas rahatsızlığı imiş. Bunun yanında mide bulantısı, kabızlık, karın ağrısı, genel isteksizlik gibi yan etkileri yaşamaktaymış ve özellikle mide bulantısının çok can sıkıcı olduğunu deneyimlemekteymiş.
Ancak kâr-zarar hesabı yapıldığında; ilaçların ( genelde karından yapılan iğne formundalar) özellikle çok aşırı kilolu ve obez kişilerin yaşama şansını arttırdığını, sosyal hayata katılabildiklerini, şeker ya da tansiyon gibi hastalıklardan ve onlar yüzünden kullanmak zorunda oldukları ilaçlardan kurtulduklarını, sağlıklarının düzelmesine paralel olarak kişisel, sosyal, mesleki ve ekonomik olarak gelişim.gösterdiklerini, bu anlamda kendilerini daha iyi hissettiklerini anladığı için ibrenin zayıflama ilaçlarından yana olduğunu aaktarmış.
Japon beslenme- egzersiz modelinin de zayıflayıp sağlıklı kalmak için çok iyi model olduğundan bahsederek, detaylarını, prensiplerini ortaya sermiş. Ancak Japon usülü beslenmenin