Sihirli Hap

Johann Hari
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
2 Kasım 2024
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9786053163985
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·336 syf.··
2024 151. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2024 10:54
Buldum buldum güzel ve lezzetli olan her yiyecek zararlı kolay ulaşılabilen şeylerin insana kısa süreli haz verdiği gibi kısa sürede çiğnenen ve fast food olarak tüketilen her yiyecek /işlenmiş gıda/ özü değiştirilmiş veya kimyasal olarak üretilen her yiyecek zararlı… Materyalist ve kazanımcı bir toplum, ilk önce fast food yiyecekleri kolay ulaşılabilir ve anlık lezzetlerle ucuza sunup daha sonra obezite ilaçları ile bizi kendine bağımlı kılıyor! Obezite sorununa ve bu soruna çare olarak sunulan yeni nesil zayıflama ilaçlarına derinlemesine bir bakış sunan Sihirli Hap kitabında yazar bu ilaçların vaatleri ve potansiyel riskleri üzerine kapsamlı bir araştırma yaparak okurlara farklı bir perspektif sunuyor. Kitapta obezite ilaçları, obezitenin nedenleri ve sonuçları gıda endüstrisi ve beslenme alışkanlıkları üzerine kapsamlı , eleştirel kolay okunan bir dille kitabı okuruna sunmuş. Önceki iki kitabında konuyu anlatım diline bayıldığım yazar johann.hari almış olduğu sosyoloji eğitimi ve yapmış olduğu gazetecilik işi ile öyle hakkını veriyor ki , elinizden bırakamıyorsunuz. İtiraf edeyim başta dedim ki önceki iki kitabın popülaritesi ile kitap bir reklam aracı mı olacak öyle değilmiş. Sonuç: Bırakabilirsen lezzetine düştüğün içecek ve yiyecekleri kısıtla, vücuduna eziyet etme , dengeli bir akılcı beslen. Hayatından sporu eksik etme
1000Kitap
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2025 14:37
Johann Hari, kitapları çıktıkça mutlaka alıp okuduğum bir yazar. Üç kitabını da çok etkilenerek okudum. Son kitabı Sihirli Hap’ta son dönemde çıkmış zayıflama ilacıyla ilgili araştırmalarını içeriyor. Fakat bunun ötesinde yeme alışkanlıklarımız, işlenmiş gıdalar ve fast food ile bu tip gıda sektörünün nelere yol açtığı, bunlarla mücadele kısmı özellikle dikkat çekici. Mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
10/10
·336 syf.··
2024 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2024 08:29
Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitap. Bu konunun çok önemli olduğunu, geleceği şekillendirecek unsurlardan biri olduğunu düşünüyorum: obezite. Gıda endüstrisinin kapitalleşmesi, sağlığın değil tüketici çılgınlığının öne çıkması ve doğurduğu sonuçlar. Sağlığımızı derindem etkileyen bu sonuçların çözümünü yine Sağlığımızı kötü yönde etkileyecek bir ilaçla çözülmeye çalışılması.. Bu kitabı genç bie yaşta okuduğum ve bilinçlendiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum.
İnceleme
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 9. kitabı
İstediğinizi yiyebildiğiniz ve kilo almadığınız bir bedeniniz varsa; şanslı kişilerdensiniz. Fakat maalesef böyle kişilerin oranı çok az. Çoğumuz yediklerimizin bedenimize olan yansıması konusunda o kadar şanslı değiliz. Yemek yemeden bir yaşam söz konusu olmadığı için, bu durum biz ölene kadar devam edecek olan bir durum. Yemek yemek sadece bizi hayatta tutan bir faktör de değil üstelik; yemek yemenin altında bir sürü psikolojik ve duygusal sebepler de var. Hangimiz sakinleşmek için yiyecekleri bir sakinleştirici olarak kullanmadı ki? Hatta bizim kültürümüzde sosyalleşmek, bir araya gelip sofralar kurmak da bir bağ kurma şekli. Anlayacağınız yemek yemenin baş etme, korunma, hayatta kalma, bağ kurma gibi binbir çeşit işlevi var. Fakat dozu kaçırdığımızda da çare olan şeyin kendi bu defa sorun olmaya başlıyor. İşin tabii bir de yediğimiz besinlerin günümüzde ne kadar bozulduğu kısmı var. İçerik olarak temiz gıda bulmak eskiye nazaran çok daha zor ve pahalı. Elimizin altında daha ucuz, daha ulaşılabilir ama daha zararlı yiyecekler var. Sağlıklı yiyecekler için zamanımız yok, pratik yemekleri tercih ediyoruz; uğraşmak da istemiyoruz. Hamburger veya makarna yiyip geçmek, ıspanağı yıkamak, ayıklamak ve pişirmekten daha kolay geliyor. Bu zararlı yiyeceklerin bağımlılık yapıcı içeriklerine ise hiç girmiyorum. Sadece yemek de değil üstelik, içecekler için de aynısı geçerli. Serinlemek için kola yerine ayranı tercih eden kaç kişi var? Evet, yemek yemek güzel ama kilo alma kaygısı bu keyfin çoğu zaman önüne geçiyor. Özellikle de ergen veya genç bir yetişkinseniz. Çünkü artık sosyal medyanın da bize dayattığı gibi mükemmel bir fiziğiniz olmalı; mükemmel bir fiziğin yoksa kimse seni beğenmez algısı oluştu ve bu algı tam gaz ilerliyor. Görsellik hiçbir zaman bu dönemdeki kadar ön
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
8/10
·336 syf.··
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 13:39
Dikkat dağınıklığı uzerine yazdığı Çalınan Dikkat, ruh sağlığı / depresyon ile ilgili yazdığı Kaybolan Bağlar kitaplarıyla araştırmacılıkta rüştünü ıspatlamış olan gazeteci yazar bu kez son zamanlarda kullanımı, bilinirliği artan ve insanları zayıflatmakta başarılı sonuçlar veren zayıflama ilaçları hakkında yazmış. Kendisi de fazla kilolarından muzdarip ve yakınlarını obezite veya fazla kiloya/ diyabete bağlı hastalıklardan kaybetmiş olan yazar, bu ilaçlardan O...... adlındakini kullanmaya baslamış. Fazla kilolarını hızla vermekle birlikte, yıllardır çeşitli yöntemlerle veremediği kiloların bu kadar çabuk gitmesi onu epey ürkütmüş. Araştirmalarının desteklediğine göre de, bu haklı korkusunun altında ilaçların olası zararları varmış. Bilinen olası zararlardan en önemlisi tiroid kanserini %45-55 oranında arttırması ve pankreası kaybetmeye kadar giden pankreas rahatsızlığı imiş. Bunun yanında mide bulantısı, kabızlık, karın ağrısı, genel isteksizlik gibi yan etkileri yaşamaktaymış ve özellikle mide bulantısının çok can sıkıcı olduğunu deneyimlemekteymiş. Ancak kâr-zarar hesabı yapıldığında; ilaçların ( genelde karından yapılan iğne formundalar) özellikle çok aşırı kilolu ve obez kişilerin yaşama şansını arttırdığını, sosyal hayata katılabildiklerini, şeker ya da tansiyon gibi hastalıklardan ve onlar yüzünden kullanmak zorunda oldukları ilaçlardan kurtulduklarını, sağlıklarının düzelmesine paralel olarak kişisel, sosyal, mesleki ve ekonomik olarak gelişim.gösterdiklerini, bu anlamda kendilerini daha iyi hissettiklerini anladığı için ibrenin zayıflama ilaçlarından yana olduğunu aaktarmış. Japon beslenme- egzersiz modelinin de zayıflayıp sağlıklı kalmak için çok iyi model olduğundan bahsederek, detaylarını, prensiplerini ortaya sermiş. Ancak Japon usülü beslenmenin
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Şişmanlığa farklı açılardan bakmak
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Modernleşmeyle birlikte hareketimiz azaldı, gıdalara özellikle yüksek oranda yağ ve şeker içeren gıdalara ulaşmamız çok kolaylaştı. Gıda endüstrisi tarihin hiçbir döneminde olmayan ve bulunmayan bir imkana (ya da lanet mi demeliyim?) kavuştuk. İstediğimiz oranda ve yoğunlukta yağ, şeker içeren yiyeceklere (abur cubur demek daha doğru) istediğimiz her an ulaşabiliyoruz. Zaman ve mekan fark etmeksizin her an. Bunun maliyetini her an taşımak zorunda olduğumuz fazla, gereksiz kilolarla ödüyoruz. Kitabın benim açımdan en etkileyici ve vurucu noktası fast good, hazır yiyecek ve şekerlemelerin hazırlandığı fabrikaların en son benzediği yerin bir mutfak olması. Abur cuburların üretildiği fabrikaların hiç de mutfağa benzemediğini daha çok bir otomobil fabrikası, petrol rafinerisi ya da daha çok bir kimyasal üretim fabrikasına benzediğini öğrenmek ve fark etmek oldu. Devasa ölçeklerde ne olduğu belirsiz kimyasal maddelerin karışımından oluşan atıştırmalıklar. En son benzeyecekleri şey herhalde yemek olurdu. Bu fabrikaların sorumlularının asla"pişirmek" kelimesini kullanmadıklarını öğrenmek hem şaşırtıcı hem de aydınlatıcı oldu benim için. Yaptıkları şeye yiyecek "imal etmek" diyorlar. Elli çeşit kimyasal kullanarak bir meyvenin tadına benzetilmeye çalışılan abur cuburlar. Benzetilmeye çalışılan tadın, meyvenin, yiyeceğin yapay bir aroması daha doğru ifadeyle aldatmacası. Bu üretim sürecinden çıkan ürünlere "frankenstein gıdalar" (frankenfood) diyen yazarlar varmış. "Yiyeceğimsi maddeler" diyenler de. Olayı çok güzel özetleyen kelimeler. Kitap sayesinde unuttuğum bir gerçeği tekrar hatırladım. Çok hızlı ve çok az çiğneyerek yemek yiyoruz. Aynı zamanda çok fakir bir çeşitlilikle besleniyoruz. Bu ve daha bir çok sebebin etkisiyle gitgide daha kilolu ve şişman
1000Kitap
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 90. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 21:20
Son yıllarda fazla kilo ve obeziteye bağlı hastalıklarda büyük bir artış olduğunu görüyoruz. Bir yandan her yerde çeşit çeşit diyet ve egzersizler önerilirken, diğer yandan araştırmalar bu yöntemlerle kilo veren kişilerin ezici bir çoğunluğunun bir süre sonra bu kiloları fazlasıyla geri aldığını gösteriyor. Toplumun önemsizleştirilip bireyin öne çıkarıldığı çağımızda, şişmanlık da kişisel bir başarısızlık olarak tanımlanıyor. Gazeteci-yazar Johann Hari bu kitapta, obezite salgınına son vermeyi vaat eden yeni nesil zayıflama ilaçlarını masaya yatırıyor. Bunlardan biri olan Ozempic’i kullanan ve zahmetsizce kilo verme sürecini bizzat tecrübe eden Hari, bu ilaçların bizim için ne anlama geldiğini irdeliyor. Yeni zayıflama ilaçlarının geliştirilmesinde rol alan bilim insanlarının yanı sıra onlara eleştirel bakanlarla, beslenme uzmanlarıyla, beden olumlama hareketini destekleyen kişilerle, İzlanda’dan Japonya’ya dünyanın farklı yerlerinde sağlıklı yaşamı teşvik etmek için ilginç yöntemler uygulayan eğitimciler ve hatta iş insanlarıyla konuşan Hari, bu uzun yolculuk sırasında öğrendiklerini tarafsız bir gözle aktarıyor. Kitabın arka kapağında bulunan yukarıdaki yazı kitabı çok güzel özetliyor. Kişisel görüşüme gelince diğer Johann Hari kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da farkındalığın yükseldi diyebilirim. Obezite ilgi alanınız içinde ise kesinlikle okumanızı öneriyorum. Ben çok beğendim.
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 5. kitabı
Johann Hari kitaplarını okumayı çok seviyorum. Bir sürü bilgi yüklü şey anlatıyor ve hiç sıkılmıyorsun, akıp gidiyor. Üstüne de birrrr sürü şey öğreniyorsun. Bu kitabında da obezitenin nasıl yaşam biçimimiz olduğunu, obezite ve kilonun gerçekten bizim suçumuz olup olmadığını irdeliyor. Sonuca bakılırsa işin ucu bizim bireysel irademizden ziyade gıda sektörüne ve onu destekleyen siyasi ve ekonomik etkenlere dayanıyor. Örneklerle o kadar güzel destekliyor ki anlattığı çok iyi anlaşılmakla beraber düşündürüyor da. Obezitenin artması ile beraber ortaya çıkan zayıflama ilaçlarını tamamen kotulemiyor ancak göklere de çıkarmıyor ki bu Hari'nin her araştırmasında yaptığı ve benim en sevdiğim özelliği. Zayıflama ilaçlarına her iki taraftan da bakma fırsatını sunuyor bize ama şunu da soruyor: Neden eskiden bunlara ihtiyacımız yoktu ve şimdi var? Zayıflamak için ilaç mi üretmeliyiz yoksa alışkanlıkları ve yeme kültürünü mu değiştirmeliyiz? Bunu da verdiği Japonya örneği ile harika bir biçimde anlatıyor. Johann harikasın!
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Alın okuyun, okutun !!!
10/10
·%21 (71/336 syf.)··
Beğendi
Evet kitabı beğendim. Evet diğer okurlara tavsiye ederim. Bunu 1k için cevapladım çünkü kitabı beğendiniz mi diğer okullara tavsiye eder misiniz diyor. Şimdiki gelelim asıl mevzuya yani incelemeye… Fakat bu kitap tamamıyla okunması gereken bir kitap buraya inceleme yazmakla olacak bir şey değil çünkü bana göre her kelimesi değerli lütfen okuyun lütfen okuyun lütfen okutun… insanoğlunun kendi ayağına sıkmasının hikayesi bence bu… her konuda etik kurallar var her konuda yasaklar var sağlığımız için bu kadar yazı var ama sağlığımızı zarar verecek ürünleri Üretmemek konusunda hiç kimse bir şey yapamıyor Barack Obama’nın karısı bile bu işe onay alamamış bu dünya kadar insanın işsiz kalması dünya kadar fabrikanın kapatılması demek o zaman iş bize düşüyor tabağımızda doğanın ürettiğinden hariç doğal olandan hariç hiçbir şeyi yemeyeceğiz markette sadece manavdan bir şey alacağız elbette onlar da zehirli ama onun dışında ne yapabiliriz ki gidip köylerde yaşayıp tekrar kendimiz üretim yapabilecek durumda olmamız lazım ama onu kaç kişi yapabilir kaç kişi üretebilir artık bu bile ütopya çoğu kişinin bir karış toprağı bile yok neyse uzun lafın kısası kitabı elimden bırakamıyorum bildiğim konular bilmediğim şeyler değil hatta size daha özel bir şey itiraf edeyim ben özen Piaget’e kullandım üç defa yaptıktan sonra mide bulantısından bıraktım belki daha sonra bunu anlatırım…
Sihirli HapJohann Hari · Metis Yayınları · 202440 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Johann HariYazar · 2 kitap
Johann Eduard Hari, İsviçreli yazar ve gazetecidir. 2011 yılına kadar The Independent ve diğer yayın organları için yazdıktan sonra, 2001 yılına kadar uzanan intihal ve uydurmalar yaptığını ve davranışlarını eleştiren gazetecilerin Wikipedia sayfalarında kötü niyetli düzenlemeler yaptığını itiraf ettikten sonra istifa etti. O zamandan beri depresyon, uyuşturucu savaşı, teknolojinin dikkat süresi üzerindeki etkisi ve obezite karşıtı ilaçlar konularında kitaplar yazdı. 2000 yılında Hari, Cambridge öğrenci gazetesi Varsity'deki çalışmalarıyla The Times Yılın Öğrenci Haber Gazetecisi ödülünü paylaştı. Üniversiteden sonra New Statesman'e katıldı ve 2001 ile 2003 yılları arasında burada çalıştı, ardından The Independent için haftada iki köşe yazısı yazdı . 2003 Press Gazette Ödülleri'nde Yılın Genç Gazetecisi ödülünü kazandı. Hari'nin Going Down in History adlı oyunu Edinburgh'daki Garage Theatre'da sahnelendi ve God Save the Queen? adlı kitabı 2002 yılında Icon Books tarafından yayınlandı. Hari Irak Savaşı'nı destekledi. 2009 yılında The Daily Telegraph tarafından Britanya'daki sol görüşlü en etkili kişilerden biri olarak gösterildi.