·256 syf.····Okunma: 25 Nisan 2025 08:53 Zamyatin’in Biz’iyle ilk karşılaşmam pek sıcak sayılmazdı. Yıllar önce okuduğumda metni bir türlü sevememiştim; dili bana kuru ve fazlasıyla mekanik gelmişti. Karakterlerle bağ kuramamış, anlatımın soğukluğundan ötürü kitaba hep mesafeli kalmıştım. Şimdi geriye dönüp baktığımda, bunun bir ölçüde çevirinin etkisiyle de alakalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü yıllar sonra kitabı tekrar okuduğumda, karşıma bambaşka bir metin çıktı. Belki de ben artık o metni anlamaya daha yakın bir noktadaydım, kim bilir? Ancak, Zamyatin’in dili hala kolay sayılmaz; soğuk, yabancılaştırıcı ve zaman zaman teknik. Ancak bu sefer, anlatımın bilinçli bir mesafe yaratma çabası olduğunu fark ettim. Kitapla aranıza giren o soğukluk, aslında sistemin insanlar arasında kurduğu mesafeyi yansıtıyor. Yazar, karakterin rasyonel ve matematiksel düşünce sistemini, anlatım tarzıyla aktarmaya çalışmış.
Biz, distopya edebiyatının öncülerinden biri olarak, birey ile otorite arasındaki çatışmayı çok soyut, hatta zaman zaman matematiksel bir düzlemde ele alıyor. Tek Devlet’in mutlak düzeni, bireysel benliğin tamamen silindiği ve her şeyin sayılarla, çizelgelerle, planlarla yönetildiği bir sistem sunuyor. Kitaptaki insanlar, birer isim yerine yalnızca numaralardan ibaret. Cam duvarlarla çevrili evler, dakikası dakikasına düzenlenmiş yaşamlar ve bunların başında Velinimet — tıpkı Orwell’in 1984’ündeki Büyük Birader gibi.
Zamyatin, bu kitabı 1920’lerin başında, Sovyet rejimi henüz şekillenmeye başlamışken yazmış. Bu bağlamda Biz, sadece bir distopya değil; aynı zamanda dönemin siyasi atmosferine karşı bir entelektüel itiraz metni olarak da okunabilir.
Kitaba 7 puan vermemin nedeni, metnin sunduğu derinlik ve düşündürme gücüne rağmen, dilindeki zorlukların okuyucunun metni tam olarak anlamasını zaman zaman zorlaştırmasıydı. Yine de Biz, hem distopya severler hem de totaliter rejimler üzerine derinlemesine düşünmek isteyenler için önemli bir eser.