Gönderi

Puan vermedi·96 syf.··
2025 38. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 18:36
Buyrunuz Deccal.. Nietzsche mi çok öfkeli, yoksa biz mi fazla kabullenmişiz? Bilemiyorum;) Deccal, Nietzsche'nin en sivri, en saldırgan metinlerinden biri olabilir. :) Öyle ki, kitabı okurken zaman zaman felsefe metni mi, kişisel bir öfke manifestosu mu okuduğunuzu sorguluyorsunuz. Nietzsch' kişisel olarak ,ne ben onu sevdim ,ne o yollarıma papatyalar sererdi.:) Ama ,şimdi adam sarsmış okuyucuyu:) Friedrich Nietzsche, 19. yüzyılın en çok tartışılan filozoflarından biri. Yazdıklarıyla sadece dönemin düşünsel yapısını değil, sonraki çağları da kökünden sarsmıştır. “Tanrı öldü” sözüyle tanınır, ama bu, Tanrı’ya değil; Tanrı fikrinin ardında gizlenmiş çürümüş düzenlere bir tepki niteliğindedir. Deccal ise onun elinde, bir felsefe kitabından çok manevi tabut açıcı işlevi görür. Nietzsche’ye göre Hristiyan ahlakı hayatı değil, ölüm korkusunu kutsar. Cesareti günah, arzuyu tehlike, gücü şeytanlık sayar. Sonra da tüm bu yasaklara “erdem” der. Yani diyebiliriz ki: "Ahlakı övüyorsun ama yaşama küfrediyorsun. Bu nasıl bir çelişki?" Sadece Hristiyanlık değil, Nietzsche Deccal’de Budizm’i de tartışmaya açar. Ona göre Budizm, Hristiyanlığa kıyasla çok daha “gerçekçi” ve “soğukkanlı” bir sistemdir. Hatta onu zaman zaman “hastalıkla başa çıkmada daha dürüst bir yöntem” olarak över. Ama yine de yaşamı yücelten değil, acıdan kaçınma odaklı bir öğreti olduğu için eleştirisinin dışında kalmaz. Nietzsche’ye göre her inanç sistemi, insanı yaşamın coşkusundan koparıyorsa, orada durmak gerekir. İslam konusunda ise diğer dinlere göre daha az şey söyler ama dikkat çeken ifadeleri vardır. Özellikle Hristiyanlıktaki zayıfı kutsama anlayışını eleştirirken, İslam’ı “daha dürüst ve savaşçı bir din” olarak anar. Bu, onun güç ve irade temelli felsefesiyle bağdaştığı için kısmen olumlu bir değerlendirmedir. Ancak dikkat: Nietzsche hiçbir dini toptan kutsamaz; çünkü asıl kutsadığı şey, bireyin kendisidir. Nietzsche kitapta sadece dini değil, onun şekillendirdiği Batı’nın “iyilik” anlayışını da yere sermektedir. Ona göre “iyi insan” tanımı; iradesiz, teslimiyetçi, içini bastırmış bir siluettir. Bu tanım, yaşamak değil, idare etmek üzerine kuruludur. İşte Nietzsche bu noktada öyle bir öfkeyle kaleme sarılır ki, bazen okurken “bu kadar sinir de iyi değil hocam” diyesi gelir insanın." :) Kitabın adı Deccal, ama ironiktir: Nietzsche’ye göre asıl Deccal, İsa’nın sade öğretilerinden ziyade, onları şekillendiren ve sistemleştiren kurumsal dindir. Çünkü bu sistem, güçlü olanı şeytanlaştırır, zayıf olanı yüceltir; sonra da buna "ahlak" der. Yani herkes "iyi" olmaya çalışırken, aslında içten içe yok olmaktadır. Aforizmalar güçlü, dili keskin, ama bu yoğunluk her okuyucu için kolay sindirilebilir değil. Nietzsche sizi düşünmeye değil, sarsmaya geliyor. Belki de asıl amacı bu: düşünmeye vakit kalmadan önce biraz yerinizden oynayın diye.:) “Nietzsche der ki ‘İnsanın en tehlikeli düşmanı, içindeki sürüdür.’ Ben de diyorum ki, bu kadar düşünmek yeter, içimdeki papatya solmasın, gidip çay koyayım.” Keyifli okumalar efenim..
DeccalFriedrich Nietzsche · Say Yayınları · 20085,1bin okunma
··
265 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.