Gönderi

Delilikten Kurtulamayanlar
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Japon Edebiyatı bazen kendini size çok sevdiriyor bazen de anlatılanlardan çok uzak kaldığınızı düşünebiliyorsunuz. Ben de bu nedenle, ismi çok büyük olan ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Kenzaburo Oe'yi okumaya öykülerinden başlamak istedim. Kitaptaki ilk öykü kitaba ismini de veren Kurbanı Beslemek öyküsü. Öykü, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru bir Japon köyünde geçiyor. Bir Amerikan uçağının düşmesinin ardından köy halkı, hayatta kalan Afro-Amerikalı bir pilotu esir alıyor. Bu olay, çocuk gözünden anlatılıyor ve özellikle yabancıya karşı duyulan korku, merak, şiddet ve ahlaki çöküş gibi temalar işleniyor. Dönem olarak yabancılara karşı düşmanlık, ırkçılık, şiddetin sıradanlığı gibi konular Dünyada hakim olan başlıklardır. Japonya'da da her zaman Batı ve Doğu çatışması hakimdir. Keza öykü savaş sonrası yenik devlet olan Japonya'nın içinde bulunduğu psikolojik hali görmek açısından da önemlidir. “Savaş, işte böyle merhametsiz bir şey. çocukların parmaklarına kadar parçalıyor,” dedi kâtip. Derin bir nefes alıp sessiz kaldım. Savaş; o kanlı, büyük, uzun süren çatışma hâlâ devam ediyordu demek. Uzak bir ülkede, koyun sürülerini, biçilmiş taze çimenleri önüne katıp götüren bir sel gibiydi savaş, asla bizim köyümüze ulaşamayacağını sandığımız. Ama işte elimi ve parmaklarımı paramparça etmeye gelmişti savaş, babamı kanıyla sarhoş edip ona baltayı savurtmuştu." (Sayfa 64) Kitabın ikinci öyküsünün adı ise "Delilikten Kurtar Bizi"dir. Bu öykünün konusu ilk öykünün aksine daha kişisel bir izlekte ilerliyor. Öykü, zihinsel engelli bir çocuğa sahip bir babanın iç dünyasını ve yaşamla olan çatışmasını merkeze alıyor. Babanın oğluna duyduğu sevgiyle, toplumsal normlara ve kendi iç karanlığına karşı verdiği mücadele öykünün ana eksenidir. Aslında bu öyküye de otobiyografik bir öykü diyebiliriz. Zira Kenzaburō Ōe'nin öyküyü, zihinsel engelli oğlu Hikari'den ilhamla yazdığı bilgisine ulaştım. Bu durum da metne yoğun bir duygusal gerçeklik ve bireysel tanıklık katar. (Kişisel Bir Sorun isimli en bilinen romanı gibi) Yazar bu öyküsünde bilinç akışı ve iç monologları çokça kullanmış. Dili sade ancak derin düşünsel katmanlar içeriyor. “Yaşam, insanların karanlıktan çıkarak bir mumun çevresinde kısa bir süre toplandıktan sonra her birinin teker teker yine kendi karanlığı içinde kaybolup yitmesi gibi bir şeydir.” (sayfa 116) Kitabın son öyküsü "Gözyaşlarımı Sileceğim Gün". Derlemede okunması en zor öykünün bu olduğunu söyleyebilirim. 2. Dünya Savaşı'nın son dönemlerinde yaşadığı çocukluk dönemine ait işlenen bir suçun etkisinde kalan orta yaşlı birinin, o günlerden beri kurduğu dışa kapalı bir dünya içinde konumlandırdığı kişilerle kendince yüzleştiği bir öykü diyebiliriz. Karakterimiz dış dünya ile bağ kuramaz,, insanlarla kurduğu bağlar zayıftır. Hikâye, onun geçmişi hatırlaması, kendisiyle hesaplaşması ve bu hesaplaşmanın getirdiği psikolojik çözülüş süreci etrafında şekillenir. İnternetten gördüğüm bir yazı da şu şekilde: "Bazı eleştirmenlere göre, öyküdeki karakter Japon toplumunun savaştan sonraki kolektif suçluluğunu simgeler: Sessiz kalmak, görmezden gelmek, olanları durduramamak. Bu anlamda, öykü bireysel olduğu kadar toplumsal bir vicdanın da anlatısıdır." Fiziksel yaraları bir yana, belleğinde çok sayıda yara izi vardı; ayrıca bebekliğinden, kısa süren “mutlu günler”inin zirve anına kadar oluşmuş yaraların izleri de. (Sayfa 141) Yazarın külliyatına iyi ki öyküleri ile başlamışım dedim. Romanları ile devam etmek üzere... İyi okumalar. Kurbanı Beslemek Kenzaburo Oe
Kurbanı BeslemekKenzaburo Oe · Can Yayınları · 2015515 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.