Kurbanı Beslemek (Üç Uzun Öykü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
736
Gösterim
Adı:
Kurbanı Beslemek
Alt başlık:
Üç Uzun Öykü
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750726156
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warera No Kyōki O Ikinobiru Michi O Oshieyo (Teach Us to Outgrow Our Madness)
Çeviri:
A. Volkan Erdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Eeyore, görmek denilen şey, hayal gücünü kullanarak objeleri algılamaktan başka bir şey değildir ki.Eeyore, senin göz sinirlerin düzgün çalışsaydı bile, hayvanları hayal etme isteğin olmadıktan sonra onları yine göremezdin.Burada karşımıza çıkan şeyler, günlük yaşantımızda görmeye alışık olduğumuz, onları algılamak için hayal gücümüzü azıcık bile çalıştırmamıza gerek olmayan şeyler değil Eeyore.

Mişima'nın, "Yaşayan en büyük Japon yazarlarından biri," dediği Kenzaburo Oe, kitaba adını veren "Kurbanı Beslemek" adlı uzun öyküsünde en sıradan ve masum insanın nasıl bir canavara dönüşebileceğini, salt mimiklerle bile ırkçılığın nasıl usul usul beslenebileceğini anlatır.

Can Yayınları'nın geçmişte üç ayrı kitap olarak yayımladığı Kurbanı Beslemek, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün adlı bu üç uzun öyküsünde Oe, çağdaş dünyanın uğraştığı en sıkıcı insani sorunları yüksek bir edebî başarıyla anlatıyor. Özgün dilinden yeniden çevrilen bu üç uzun öykü bu kez bir arada yayımlanıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Merhabalar, yine sitede az okunmuş bir kitapla karşınızdayım : Kurbanı Beslemek.

Kitapta üç tane uzun öyküye yer verilmiş. Bunlar : Kurbanı Beslemek, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün olarak karşımıza çıkıyor. Bu hikayelerin üçünün de etkileyici olduğunu söylemeliyim. Gerek üslup, gerek metin örme yaratıcılığı gerek de sürükleyicilik açısından gayet tatmin edici. Hikayelerin içine şöyle bir dalmadan önce yazarından biraz bahsedelim.

Kenzaburo Oe 2. Dünya Savaşının korkunç yıllarında yaşamış ve savaşın göbeğinde büyümüş bir çocuk. İmparatorunu Tanrı sanarak asla yenilmeyeceklerini düşünmüş ve tüm Japon halkının radyodan dinlediği bir bildiriye tanıklık ederek hem savaşta kaybettiklerini hem de imparatorunun bir Tanrı olmadığını öğrenerek hayattaki ilk büyük darbesini yemiştir. Hikayelerinde de hayatından birçok kesiti bize edebi bir şölen halinde veren Kenzaburo , bu olayı “Gözyaşlarımı Sileceği Gün” adlı hikayesinde saplantılı 35 yaşında bir adamın ,kendisini karaciğer kanseri olduğuna ikna ederek , intihar etmekten kurtulduğunu ve soğuk bakışlı , çocukluğunu yaralayan ve hem geçmişine hem de geleceğine etki eden anneyi ve daha bir sürü olayı bir akıl hastanesinde vasiyetname yazıcısına aktaran bir “ötekinin” hikayesinde okuyucusuyla paylaşmış. İçinden çıkılmaz bir yapısı olan bu hikaye de yazar yaşadığı gerçek olaylara ışık tutar ve onu edebiyatıyla yoğurur. Anne figürünün yanında ona muhalefet bir figür daha vardır; “O ADAM”. O adam daima kitap boyunca nefretle bahsedilen ama ulaşılmak istenen bir ideali de temsil eder bu Amerika ‘dır. Savaşın yenilgiyle sonuçlanmasıyla o da yok olarak ülküsünü kaybettirir.

Kenzaburo hayatındaki trajedilerden kalemini beslemiştir. Oğlunun beyninde oluşan bir fıtıktan dolayı engelli olması onu çok etkilemiş ve ikinci hikayesi olan “Delilikten Kurtar Bizi” ile duygularını ve içinde bulunduğu durumu harika bir dille aktarmıştır. Bence her ebeveynin en azından bu hikayeyi okuması gereklidir. Yine bu hikayede sürekli cola içen bir ikilinin giderek şişmanlamasından ve yitik bir baba figüründen yararlanılır. Amerika içlerine işlemiştir. Bağımlılık yaratan kolayla vücutlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir ve baba asla yeri doldurulamayacak bir yapboz parçasıdır. Yazarın babasının da erken bir ölüm yaşadığını söylememize gerek yok. Yazdıklarının birçoğunu yaşadığını artık biliyoruz.

Ve kitaba isim veren hikaye Kurbanı Beslemek…

Yine 2. Dünya Savaşı, yine çocuklar , yine savaşın beşiğinde büyüyen bir halk. Bu maddelerle yoğrulmuş bir köye bir Amerikan uçağının düşürülmesiyle esir olarak alınan bir zenci Amerikan askerinin köylü çocuklar tarafından ve yetişkinler tarafından algılanış biçimi, ırk konusunun derin meseleleri, çocukların gerçekten de iyi olup olmadığı meselesi ve insanın koşullar ne olursa olsun, olaylar nasıl gelişirse gelişsin “yaşama” arzusunun güçlülüğü en önemlisi de savaşın insanların içindeki vahşeti nasıl dışarıya çıkarttığının çok güzel bir hikayesi.

Ayrıca Kenzaburo Oe 1994 Nobel’ine de sahip. Bu bilgiyi de buraya eklemezsek olmaz. Bu kadar yazdım , size öve öve bitiremedim bu kitabı değil mi? O zaman ne yapıyoruz? Hemen alışveriş sepetlerimize bu kitabı ekliyoruz.
224 syf.
·19 günde·Beğendi·7/10
Japon edebiyatı iç dünyaya dönük , buhranın hakim olduğu eserlerden oluşuyor. ABD işgalinin etkilerinin açıkca görüldügü 3 uzun öyküde savaşın acı sonuçlarının kabullenilemeyen yenilginin topluma etkisi dışında ve aile içi sorunlara kahramanlar üzerinde yıkıcı etkisini okuyoruz. Gizem merak ve ruhsal gel gitlerin ortasında kim haklı kim kurban kim suçlu bulabilecek miyiz?
224 syf.
·2 günde·6/10
kitap 222 safya olmasına rağmen uzun süre elimde süründü. Açıkçası ilk öykü haricinde diğer öykülerin ne anlatmak istediğini anlayamadım. İlk öykü ırkçılık konusunu işliyor ve güzel anlatıyor. Son iki öyküye tam bağlanamadım. Sıkıldığımdan çabuk bitsin diye hızlıca okudum.
224 syf.
·5 günde·6/10
Bu kitap yine internetin derinliklerinde tavsiye kitap ararken karşıma çıkanlardan. Nedendir bilmiyorum ben bu kitabı çok farklı bir türde düşünerek almıştım.
Kitabın ismi her ne kadar kurbanı beslemek olsa da kitapta 3 farklı uzun öykü yer alıyor. Her biri zamanında ayrı ayrı yayınlanmış öyküler. Öyküler kurbanı beslemek ile başlıyor, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün ile devam ediyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse hikayeler sırasıyla hantallaşıyor, kitap bir süre sonra çekilmez hale gelebiliyor. Kurbanı beslemek öyküsünün müthiş olduğunu söyleyebilirim. Irkçılığı, nefreti belki de günlük hayatta kurban ettiğiniz her şeye dem vuruyor kitap. Yazar bütün konuyu gündelik hayata bir çocuğun gözünden öyle güzel indirgemiş ki anlatamam.

Son hikaye o kadar yoğun o kadar dışlayıcı ki, ne olduğunu bile anlayamadım bir süre. Dönem olarak zaten Dünya Savaşı sonrası Japonya mevzu bahis olduğundan insanları anlamak ayrı bir zor olabiliyor.

Delilikten Kurtar Bizi konusunda söyleyecek bir şey bulamıyorum konu olarak duygusal açıdan çok derin. Fakat okuması en az son öykü kadar zor olabilecek bir öykü (Özellikle serviste takır tukur gidiyorken) .

Bir daha Kenzaburo Oe okur muyum bilinmez. Fena bir eser değil. Ama benlikte değildi.
224 syf.
·14 günde·6/10
Genel olarak ilginç bir kitap olmasıyla beraber, aynı zamanda insanı uzunca düşündürten bir eser. Kişisel olarak beni sadece ilk hikayesi etkilemiş olabilir...
'Senin intihar etmeye ne hakkın var ne de yeteneğin; inancın da noksan!'
Kenzaburo Oe
Sayfa 152 - Can Yayınları, Gözyaşlarımı Sileceği Gün
Uzak bir ülkede, koyun sürülerini, biçilmiş taze çimenleri önüne katıp götüren bir sel gibiydi savaş, asla bizim köyümüze ulaşamayacağını sandığımız. Ama işte elimi ve parmaklarımı paramparça etmeye gelmişti savaş, babamı kanıyla sarhoş edip ona baltayı savurtmuştu.
Kenzaburo Oe
Sayfa 64 - Can Yayınları
kentin sokaklarındaki bodur ve çirkin ağaçların gölgesine gire çıka yürüdüm. Ağaçları da sokaklarındaki çocuklar gibi sinsi ve bilinmedikti.
Kenzaburo Oe
Sayfa 32 - Can Yayınları
yaşamında ilk kez tutukluk duygusuyla karşılaşıyordu, somut haliyle ölümdü bu.
Kenzaburo Oe
Sayfa 129 - Can Yayınları, Gözyaşlarımı Sileceği Gün
"Bize delilikten nasıl kurtulacağımızı öğret lütfen!"
Kenzaburo Oe
Sayfa 117 - Can Yayınları, Delilikten Kurtar Bizi
Yaşam insanların karanlıktan çıkarak bir mumun çevresinde kısa bir süre toplandıktan sonra her birinin teker teker yine kendi karanlığı içinde kaybolup yitmesi gibi bir şeydir
Bizim için zenci asker ender bulunan, harikulade, çok zeki bir evcil hayvandı. Onu ne denli çok sevdiğimiz, ya da o ışıltılı yaz öğleden sonrası ıslak kalın derimizin üzerinde parlayan güneş, çakılların koyu gölgesi, çocuklarla onun kokusu, sevinç çığlıklarımız; tüm bunlar dolu dolu nasıl anlatılabilirdi ki.
Kenzaburo Oe
Sayfa 52 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurbanı Beslemek
Alt başlık:
Üç Uzun Öykü
Baskı tarihi:
Ağustos 2015
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750726156
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Warera No Kyōki O Ikinobiru Michi O Oshieyo (Teach Us to Outgrow Our Madness)
Çeviri:
A. Volkan Erdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Eeyore, görmek denilen şey, hayal gücünü kullanarak objeleri algılamaktan başka bir şey değildir ki.Eeyore, senin göz sinirlerin düzgün çalışsaydı bile, hayvanları hayal etme isteğin olmadıktan sonra onları yine göremezdin.Burada karşımıza çıkan şeyler, günlük yaşantımızda görmeye alışık olduğumuz, onları algılamak için hayal gücümüzü azıcık bile çalıştırmamıza gerek olmayan şeyler değil Eeyore.

Mişima'nın, "Yaşayan en büyük Japon yazarlarından biri," dediği Kenzaburo Oe, kitaba adını veren "Kurbanı Beslemek" adlı uzun öyküsünde en sıradan ve masum insanın nasıl bir canavara dönüşebileceğini, salt mimiklerle bile ırkçılığın nasıl usul usul beslenebileceğini anlatır.

Can Yayınları'nın geçmişte üç ayrı kitap olarak yayımladığı Kurbanı Beslemek, Delilikten Kurtar Bizi ve Gözyaşlarımı Sileceği Gün adlı bu üç uzun öyküsünde Oe, çağdaş dünyanın uğraştığı en sıkıcı insani sorunları yüksek bir edebî başarıyla anlatıyor. Özgün dilinden yeniden çevrilen bu üç uzun öykü bu kez bir arada yayımlanıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 30 okur

  • korkuyorumanne
  • Beyza
  • Nafi Ulusoy
  • Kemal Albayrak
  • Marina H.
  • Merve
  • Ahsen Selva Kara
  • Muhammed Akıncı
  • Selamet Akıncı
  • sierva

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.3 (1)
9
%12.5 (2)
8
%12.5 (2)
7
%37.5 (6)
6
%31.3 (5)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0