·96 syf.····Okunma: 22 Mayıs 2025 16:07 Edebiyatınızda, ilk realist roman olma özelliği bakımından okunması gereken bir eser. Akıcı dili ve yormayan bir üslupla okuttukça okutsa da beni konusu itibariyle zorladı. Zira Dilber’in çektiği acıları hissettirmesi bakımından okurken duygularımızı kontrol etmekte zorlayıcı oluyor.
Eserde, kaçırılarak İstanbul’a getirilen esirler arasında olan küçük Çerkez kızı olan Dilber’in hikayesi anlatılır. Dilber, esirci tarafından satıldığı ilk yerde gerek fiziksel gerekse de psikolojik bir çok acıyla ve zorlukla karşılaşır. Özellikle de evde bulunan Taravet adındaki hanımın ona yapmış olduğu zorluklara dayanamaz olur ve evden kaçar. Daha sonra geri getirilen Dilber bir müddet sonra satışa çıkarılır ve tekrardan satılır. Eski yerine göre yeni bulunduğu konum daha iyi olsa da bu evde de evin oğluyla bir sevdaya tutulur. Bunu istemeyen evin hanımı Dilber’i evden uzaklaştırmaya çalışır ve tekrardan satılır. Hikayenin sonunda ise Dilber çekmiş olduğu acılardan artık dayanamaz hale gelir ve kendisini Nil nehrine bırakır.
Eser, kölelik temasını, toplumsal yapıyı, sınıf ayrımını ve adaletsizliği konu edinir. Okurken ileride olacak olanları tahmin etmiş olsakta okunmaya değer bir eser. Tavsiye ederim.