1000Kitap Logosu
Sergüzeşt
Sergüzeşt
Sergüzeşt

Sergüzeşt

Günümüz Türkçesiyle

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.7
5,3bin Kişi
27,8bin
Okunma
4.507
Beğeni
100bin
Gösterim
112 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 10 dk.
Adı
Sergüzeşt (Günümüz Türkçesiyle)
Basım
Türkçe · Türkiye · İş Bankası Kültür Yayınları · 6 Ağustos 2019 · Karton kapak · 9786052958896
Diğer baskılar
“Sergüzeşt’i genç, gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz. Aldanmayacağınızı ümit ederiz.” Mizancı Murat Küçük Şeyler’le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai’nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt, gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir. Henüz çocuk yaşta Kafkasya’dan getirilip İstanbul’da satılan Dilber’in macerasını XIX. yüzyıl sonu Osmanlı’sında hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar, devrinin sosyo-kültürel yapısına da ışık tutar. Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Sergüzeşt’in, yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz. Samipaşazade Sezai (1859-1936) İstanbul’da doğan Sezai’nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa’nın Taşkasap’taki büyük konağında geçer. Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına, yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır. Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır. Özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri alır. Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit’in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai, 1880’de Londra Sefareti’ne ikinci kâtip olarak atanır. Burada Batı edebiyatını, özellikle Shakespeare’in eserlerini inceleme imkânı bulur. Londra’da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir. 1901’e kadar İstanbul’da Hariciye Nezareti’nde muavinlik görevini sürdürür. İstanbul’da geçirdiği 1886-1901 yıllarında Sergüzeşt’i, Küçük Şeyler’i ve Rumûzü’l-Edeb’ i yayımlar. İstanbul’un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir. Sergüzeşt’te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901’de Paris’e kaçar, burada Jön Türkler’e katılır. Tanzimat dönemi yenilikçi edebiyatın öncülerinden Samipaşazade Sezai’nin seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.
5 mağazanın 204 ürününün ortalama fiyatı: ₺8,12
Kitabı Dinlebi İle Hemen Dinle
3 sa. 24 dk.
7.7
10 üzerinden
5,3bin Puan · 772 İnceleme
sinem incks
Sergüzeşt'i inceledi.
120 syf.
·
1 günde
·
10/10 puan
Dilber
Bir esire yapılabilecek en kötü şeylerin sonunda sadece küçük bir umuda tutunmuşken bu zorlukların altında dayanamayıp kendini hürriyetine kavuşmak için derin sulara bırakan masum bir kızın hikayesi... Çok acıklı bir hikaye
Sergüzeşt
7.7/10
· 27,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
22
ayşe nur
Sergüzeşt'i inceledi.
120 syf.
·
8/10 puan
İÇERİK BİLGİSİ ah Sergüzeşt... okumak için sürekli ertelediğim, okumaya başlayınca da elimden bırakamadığım nadide bir eser. Konu olarak bir tahminim yoktu açıkçası, o yüzden bir beklenti içerisinde başlamadım kitaba. ama isim itibariyle ''serüven, macera'' anlamları taşıyan Sergüzeşt kelimesi, kitap için çok uygun bir başlık olmuş. konu olarak, hürriyeti ele alan yazarımız bunu esir-efendi ilişkisiyle anlatmayı tercih etmiş. olay örgüsü hızlı değil, yavaş ilerliyor, betimlemeler fazla, paragraflar uzun. anlam bakımından da çok yoğun. anlamak için sakin kafaya ihtiyacımız olacak yerler var. alıntı olarak paylaşacağımız çok güzel cümleler var... kitabı anlatmak, anlamak kadar ustalık istiyor. bu arada söylemeden de geçemeyeceğim, Türkçenin kullanım biçimi, kendine hayran bırakıyor. okurken kendimi 1800'lerde hissetmemi sağladı. kısaca dostlar, okuyun. ayırdığınız vakit için pişman olmayacağınızı düşünüyorum. sonlara doğru gözyaşlarınıza hakim olun... kitapla kalın.
Sergüzeşt
7.7/10
· 27,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
26
Nur..
Sergüzeşt'i inceledi.
127 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Deyimi Yerindeyse Batan Titanik'te Filikaya ilk Binenler Grubu
Türk Edebiyatı klasiklerinde kendine önemli ve değerli bir yer edinen Sergüzeşt, adı ile müsemma macera dolu bir hikaye ile 1888 yılından beri okuyucu ile buluşmaktadır. Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş eseri olarak kabul edilmesi, Tanzimat Döneminin düşünce ve yaşayış biçimine bir eleştiri olarak kaleme alınması ile ilintilidir hiç şüphesiz. Gelelim romanın içeriğine Dilber... Ela gözlü bir çöl ahusu... Masum, körpe, tertemiz bir genç kızın, yaşadığı hayata uyum sağlayamaması ve kim bilir belki daha refah ve mutlu bir hayat sürme gayesi ile evden ayrılıp bir esir tacircisinin eline düşmesiyle cereyan eden, amansız ve ızdırap dolu olaylar zincirini konu alır. Halayık olarak gönderildiği bir konakta, iyi tahsil görmüş, asil ve tam bir beyefendi olan Paşazade Celal Bey'in önce hizmeti ile ilgilenen Dilberin, daha sonra Celal Bey'in yaptığı resimlere modellik yapmasıyla birlikte başlayan, derin ve yoğun aşk hikayesi ile detaylanan temada, elbette ki bu iki sınıf arasındaki farklılıktan doğan imkansızlık her satırda okuyucuyu fazlasıyla etkisi altına almaktadır.. Konağın hanımının, asla kabul görmeyecek bu durumun farkına varması ile birlikte, oğlunun istikbali için bir tehlike olarak gördüğü Dilberi, konaktan uzaklaştırması ve daha sonra oğlunun gözleri önünde günden güne erimesine dayanamayarak, yaptığı hatanın pişmanlığı ile ne yapacağını bilmeden kıvranıp durmasına karşın, Babanın sert ve kaidelere riayet eden kati tavrı tam bir duygusuzluk örneği sergilemektedir. Ama her ikisinin de artık her şey için çok geç olduğunun farkına varması zaman almayacaktır. Çünkü artık; Celal Bey, yaşadığı aşkın ulviliği ve imkansızlığı ile yataklara düşmüş, Dilber çoktan Mısır'a köle olarak satılmış ve ayrı coğrafyalarda birbirleri için çarpan tek yürek, zamanla git gide yorulmaya başlamıştır. Artık zamanı geri döndürememenin verdiği bu imkansızlık, iki genç için, yok oluş kurtuluştan başka bir şey ifade etmeyecektir. Dilber Nil nehrinin serin sularında sonsuzluğa kucak açarken, Celal Bey de hasta yatağında Dilber'in hayali ile ebediyete yürüyecektir. Türkiye İş bankası yayınlarından okuduğum bu eser günümüz Türkçesine akıcı bir şekilde çevrilmiş, kitap ve sayfa düzeni okuyucuyu yormayacak biçimde dizayn edilmiştir. Yazarın oldukça uzun cümleler ile olayı anlatmaya çalışması bazen odaklanmayı ve olayı anlamayı güçleştirse de, romanın ahengi tüm kusurları bertaraf etmektedir. İyi okumalar. Nuriye Tok.
Sergüzeşt
7.7/10
· 27,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
21