Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.·
2020 24. kitabı
Romantizmden realizme geçiş... Bu kadar aslında , söyleyecek başka bir şey kalmadı. Gerçekler o kadar sert darbelerle beyninize vuruyor ki yorum yapmaya da , söz söylemeye de mecaliniz kalmıyor. O kadar işte realizm....
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
9/10
·120 syf.··
2021 78. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 19:13
Sergüzeşt.. Dikkat ettim de kitapta bu kelime hiçbir şekilde geçmiyor. Kelime anlamından dolayı bu isim verildi diye düşünüyorum. Kelime anlamı "serüven, macera" anlamında kullanılmış. Küçük bir anekdot olarak vermiş olalım:) Klasik türk dizilerinde olan senaryo kitabın konusu olarak karşımıza çıkıyor. Köle, hizmetçi olan kız çalıştığı yerde evin zengin oğluyla aşk yaşar. Ancak yaşantı ve ekonomik durum kavuşmalarına engel olur. Sonunda kızın intihar etmesiyle kızın yaşamı son bulur. Akıcı, hoş bir hikaye kafa dinlemek için okunabilecek bir eser. Verilen mesajlarına dikkat etmek şartıyla..
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2020 4. kitabı
Aşşırıııı güzel bir eser okudum.Çok duygu yüklü, okurken insanın tüylerini diken diken eden bir kitap. Eserde mal gibi alınıp satılan köle gibi çalıştırılan esir kızların büyük acılar yaşadıklarını vurgulayıp esaretin ne büyük bir kötülük olduğunu, bundan vazgeçilmesi gerektiğini ve esaretin dramını anlatıyor . Sergüzeşt’in dili ve üslubu sade ve akıcıydı. Kuş ve renk isimleri her fırsatta kullanılmıştır. Kuş, özgürlüğün sembolü olarak vurgulanmış. Mekan tasvirleri çok iyidi. Köleler ve asiler ayrımını göstermekteydi. Hayatı boyuna aşağılanan, dövülen, eşya parçası gibi oradan oraya savrulan Dilberin dramatik yüklü hayatını anlatıyor. Esir dahi olsa insanın duyguları olduğu sınıf ayrımı olsa bile tek gerçek herkesin duyguları kalbi olduğu vurgulanmış. Gerçekten çok çok beğendim sonu yine yeşilçam filmleri gibiydi Muhakkak okunması gereken bir kitap bence
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
7/10
·120 syf.·
2026 5. kitabı
Herkese Merhaba, 9 yaşındayken 40 liraya satılan kimsesiz bir kız çocuğu:Dilber... İlk düştüğü evde hakaretlere,aşağılamalara... maruz kalan Dilber, komşunun evine sığınıp yardım ister ama ev sahibinin elinden kurtulamaz. Daha sonra Asaf Paşa'nın konağına satılır! Dilberin bu evde kimsesizliğini kapatacak biri vardır.. Celal Bey.. Dilber yeni evde eğitimler görür hatta Fransızca öğrenir. Avrupa'da okumuş, ressam, iyi kalpli bir genç olan Celal, Asaf Paşa'nın oğludur, Dilber'e aşık olur. Annesi, bu sevginin farkına varınca, oğlunu Dilber'den kurtarmak ister.... Kitapta en çok hoşuma giden şey aşk, yaşam, evlilik üzerine verilen mesajlardı. Kitabın hissiyatı hoşuma gitti okuyacak olanlara tavsiye ederim. Bir sonraki incelemeye dek Okur kalın Hoş çakalın Sevgilerle Eloloşş
Düşünce
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
Bir esiri azad etme hayali..
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 01:08
Bir aşk romanı olan Sergüzeşt (macera demek) 19. yüzyılın sonlarından kesitler sunuyor. Esaret ve hürriyet kavramlarını da gözler önüne seriyor. Çerkez kızı Dilber ile zengin konağın oğlu Celâl arasında hüzünle sonuçlanan bir aşk.. Beni en çok etkileyen biçare esir kızların katlanmak zorunda kaldıkları küçümseyici, ezici muameleler.. içlenmemek elde değil.. o dönemlerde yaşasaydık ve bir tanecik dahi olsa bir esir kızı özgürleştirebilseydik.. belki de insanlık şimdiki halinden daha merhametli, daha güzel, daha yaşanılası bir halde olurdu..
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
10/10
·120 syf.··
2021 4. kitabı
Dokuz yaşında Kafkasya'dan kaçırılıp esircilerin eline düşen Dilber , en sonunda Asaf Paşa'nın konağına satılmıştır . O konakta eğitim görür, hatta Fransızca öğrenir. Avrupa'da okumuş, ressam , iyi kalpli bir genç olan Celâl , Asaf Paşa'nın oğludur, Dilber'e âşık olur . Annesi , bu sevginin farkına varınca , oğlunun bir esir parçasından kurtarmak ister ... Sizcede kurtarabildi mı? Annesi onu esir parçası diye burun kıvırdığı dilberden oğlunu uzak tutmaya çalışırken ya oğlunun ölüme itiyorsa ! Sami paşa Sezai Tanzimat Dönemi yenilikçi edebiyatının öncülerinden biri olmuştur. Ona asıl ününü sağlayan ve bir Paşazade ile bir cariyenin aşk öyküsünü işleyen Sergüzeşt (1888) Türk edebiyatında romantizmden gerçekçiliğe geçişini başarılı örneklerden sayılır. Okumadisaniz hemen koşup okuyun
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2021 18. kitabı
Bu roman türk edebiyatında ilk realist eserler arasında yer alır. Dilber henüz 9 yaşında ufacık bir çocukken köle pazarında esirci tarafından 40 lira'ya bi aileye satılır. Hemen her gün satıldığı evin gaddar hanımı ve halayık teravet'in ızdırabına maruz kalır. Evden kaçıp komşunun evine sığınır fakat yine hanımının elinden kurtulamaz. En sonunda hanımı onu başka bir esirciye satmaya karar verir. Esirci de onu Asaf paşa isimli konağı olan bir aileye satar. Dilber çok zor günler geçirdikten sonra bu soylu ailenin yanında daha bir rahat eder ve fransızca öğrenir. Konağın sahibinin oğlu ile birbirlerini severler, fakat ailesi bu ilişkiye şiddetle karşı çıkmaktadır. Peki Dilber ve Celal bey arasında ki aşkın sonu ne olacak? Dilber aradığı aşkı ve mutluluğu bulabilecek miydi? Kahramanımızı bekleyen süprizler neler? Çok trajik olayların yaşandığı yürek burkan bir hayat hikayesi. Dilber'in çektiği çilenin her satırını okudukça göz yaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Yepyeni kitaplarda buluşmak dileğiyle.
1000Kitap
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
Daha sonraları için
5/10
·%35 (43/120 syf.)·
Açıkçası okurken kitaba kendimi kaptıramadım.Tasvirler aşırı derecede uzun tutulmuş. Belki kitap okuma konusunda çaylak olduğum için olabilir ama şuan ki halimle bu kitabı beğenmedim ve bıraktım. İleride tekrar okuyacağım.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
Spoiler yok.
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 20:59
Bir solukta okunan gayet akıcı bir kitap, yazıldığı döneme göre bugüne olan benzerlikleri bana göre çok fazla. Kitap köleliği hürriyeti ve zorlukları ele almasına rağmen kişilerin olaylara olan tepkileri bana sanki seneler öncesinde yazılmamış gibi hissettirdi. Yani neredeyse yüz elli sene geçmesine rağmen oldukça güncel bir roman, hatta sanki romanın ortalarında yeni vizyona girmiş bir aşk filmi izliyormuş hissine kapıldım ama tabii ki bir aşk filminden çok daha acıklıydı olaylar. Dilber'i çok sevdim bazen de sinir oldum tam istediğim gibi sürekli duygu degişimleri yaşattı kitap bana. Herkesin okuması gereken okuması oldukça kolay Osmanlı'nın son zamanlarındaki sosyal yapısı, kölelerin toplum içindeki yeri, kadınların toplum içindeki yeri gibi bir sürü konuyu içine alan bu roman, edebiyatımıza getirdiği yeniliklerin yanında bence bizler içinde bir kaynak niteliği taşır.
İnceleme
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 22:43
Türk edebiyatında romantizmden gerçekçiliğe geçisin ilk örneği. Aşkın getirdiği ızıdırapları çok güzel kaleme almış. Belki üçüncü okuyuşum fakat her okuyuşumda sonunun değişmesini diliyorum. . Nil sonsuzluğa götürecekti Dilber'i.. en hüzünlü sona. Hala okumayan kaldıysa,lütfen hocalarınızı dinleyin ve okuyun. Lise zamanımdan beri her canım sıkıldığında elime aldığım kitaplardan biridir.
1000Kitap
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Karbon Kitaplar Yayınları · 201756,4bin okunma

Yazar Hakkında

Samipaşazade SezaiYazar · 18 kitap
Sami Paşazade Sezai (Osmanlıca: سامى باشا زاده سزائى), (d. 1859 İstanbul - ö. 26 Nisan 1936 İstanbul) Türk realist öykücü, romancı.rnrnTürk Edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğiyle edebiyat tarihinde büyük önem taşıyan “Sergüzeşt” adlı romanın yazarıdır. Türk edebiyatında modern kısa hikâyenin kurucularındandır. Yaşamı 1859 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Tanzimat devrinin ileri gelen isimlerinden, Osmanlı Devleti’nin ilk Maarif Nazırı (Eğitim bakanı) Abdurrahman Sami Paşa ile Paşa’nın ikinci eşi olan Dilarayiş Hanım’ın oğludur. Babasının Taşkasap, Taşkasap’taki konağında özel öğrenim gördü. Konaktaki eğitim yıllarında Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca; daha sonra Londra’da görev yaptığı yıllarda İngilizce öğrendi. Yirmi yaşına kadar resmi bir görev almayıp, edebiyat konusundaki bilgilerini artırmayı tercih etti. “Maarif” başlıklı ilk yazısı 1874 yılında “Kamer” adlı gazetede yayımlandı. 3 perdelik bir piyes olan “Şir” isimli ilk eseri 1879’da yayımlandı. 1880'de, ağabeyi Abdüllatif Suphi Paşa’nın başında olduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur oldu. Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı. Orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından izledi. 1885’te elçilik görevlerinin şapka giymesi yasağına uymadığı için elçilik kadrosu azledildiğinde İstanbul'a döndü, İstişare Odası’na memur oldu. Bu dönemde Latife Hanım ile kısa süren bir evlilik yaptı. 1885 - 1901 arasında İstanbul’da yaşadı ve edebi açıdan verimli bir dönem geçirdi. Abdülhak Hamit ve Recaizade Ekrem ile yakın dost oldu. 17-18 yaşlarında iken tanıştığı Namık Kemal ile sürekli mektuplaştı. Diğer Tanzimat yazarları gibi çok sayıda eser vermedi; bir roman, iki küçük hikâye kitabı, hatıra ve seyahat yazıları yazdı. 1888’de bir paşazade ile cariyenin aşk öyküsünü anlattığı Sergüzeşt adlı romanı yayımlayarak Şemseddin Sami, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi'den sonra Türk edebiyatının ilk romancıları arasına girdi. Alphonse Daudet'den “Jak” romanını Türkçeye çevirdi. 1891’de hikayelerini “Küçük Şeyler” adlı kitapta topladı. 1897'de İkdam Gazetesi'nde makaleler ve hikayeler yazdı. Bazı makale ve hikayelerini “Rumuzü'l-Edeb” (1898) adlı kitapta topladı.rnrnSergüzeşt romanı yüzünden göz hapsine alındığını düşünerek bundan kurtulmak için 1901’de Paris'e gitti ve 1908'de Meşrutiyet'in ilanına kadar da orada kaldı. Yurtdışına kaçışını Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlanan “1901‘e Ait Bir Hatıra” başlıklı yazısında anlattı. Paris’te Jön Türkler’le tanıştı; İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı ve cemiyet içinde saygın bir yere geldi. Cemiyetin 15 Şubat 1902’de yayın hayatına başlayan "Şüra-ı Ümmet" adlı yayın organında Osmanlı Devleti politikalarını ve rejimini eleştiren yazılar yayımladı. Paris yıllarını “1901’den İtibaren Paris’te Geçen Seneler”, “Paris Hatıratından”, “Paris’te Yedi Sene” adlı yazılarında anlattı.rnrnII. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul'a döndü ve Madrid elçisi olarak görevlendirildi. I. Dünya Savaşı başlayınca Madrid'den İsviçre'ye geçti, savaşın sonuna kadar burada kaldı. İspanya yıllarını “Gırnata ve El-Mescidü’l Camia: Elhamra” adlı iki yazıda, İsviçre’de geçirdiği zamanı “İsviçre Hatıratı” başlıklı yazılarında anlattı.rnrnMütareke devrinde 1921 yılında yaş haddi dolmadan hükümet tarafından emekliye sevkedildi ve İstanbul'a döndü.rnrnSon yıllarını Kadıköy’ün Mühürdar semtindeki evinde geçirdi. Çok sevdiği yeğeni İclal'in ölümü üzerine yazdığı mensur bir mersiye ile daha bazı nesir ve hatıralarını 1924’te yayımladığı “İclal” isimli kitapta topladı.rnrn1927'de kendisine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla "Hidamat-ı Vataniyye" tertibinden maaş bağlandı. 26 Nisan 1936 tarihinde İstanbul'da zatürreden öldü. Cenazesi, Göksu’daki aile mezarlığına, yeğeni İclal’in yanına defnedildi. Edebi Kişiliği İlk eserini Namık Kemal etkisinde yazdığı “Şir” adlı eseri ile tiyatro oyunu alanında veren sanatçı; roman, hikâye, hatıra, sohbet, makale ve şiir ile üne kavuştu. Tek romanı olan Sergüzeşt, bütünüyle esaret konusunu işleyen ilk roman olarak edebiyatımızda yer aldı; cariyelik ve kölelik siteminin eleştirildiği roman, onun en ünlü eseri oldu. Besim Ömer Paşa tarafından Fransızca’ya çevrildi. Romanının getirdiği ünle hikâyeci yönü gölgede kalmış olsa da hikayecilik yönü çok güçlü bir yazardı. Küçük olayları konu alan hikâyeleri ile kısa hikâye türünü, Türk edebiyatına soktu. Tanzimat döneminin en genç yazarı olan sanatçı, “Küçük Şeyler” adlı kitabı ile Servet-i Fünun yazarlarını etkiledi. Namık Kemal’in etkisiyle bir çok hikayesinin dilini süsledi, uzun cümleler kullandı. Yazılarında romantizm ile realizmi birleştirdi. “Sanat için sanat” anlayışıyla eserler verdi. Konularını her zaman yerli hayattan seçti.