·
Okunma
·
Beğeni
·
83,7bin
Gösterim
Adı:
Sergüzeşt
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316405
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır. Dilber Kafkasya'dan Türkiye'ye getirilmiş genç bir kızdır. Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır. Samipaşazâde Sezai Dilber'in Kafkasya'da başlayıp Mısır'a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır. Sevgilisi Celâl Beyin Dilber'e kavuşmak için önüne gelene onu sorması, her ağlayan insanı sevgilisi sanması, Mısır'da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır.

Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir. Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır.
128 syf.
·7 günde·8/10 puan
Sergüzeşt, Türk romanında gerçekçilik akımının ilk örneği sayılır. Sergüzeşt macera serüven anlamına gelmektedir. Türk klasiklerinin efsane 100 temel eserinden biridir. İçerisinde aşk konusu çok hassas işlenmiş. Her zaman nostalji diyen biri olarak bu eseri çok seveceğinizi umuyorum.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
127 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitabın başındaki Sami Paşazade Sezai'nin hayatında Sergüzeşt romanı ile gözaltına alındığı (Hiç şaşırmadım...) ve bu romanın Türk edebiyatında romantizimden gerçekçiliğe geçiş akımının ilk örneği sayılmakta olduğu yazıyor.

Sergüzeşt: Baştan gelen haller, macera.

Dilber, 9 yaşlarında Rusya kumpanyasının Batum'dan gelen vapurunda Kafkasya’dan iki kız ile birlikte İstanbul'a getirilmiş Çerkez bir esir.

Celal Bey: Paris'te resim öğrenimi görmüş konak sahibinin oğlu bir genç.

Oradan oraya satılarak esirlik hayatında cehennemi yaşayan Dilber son olarak Asaf Paşa'nın konağına satılır. Konak sahibinin oğlu Celal Bey ile birbirlerine aşık olurlar.

Biri esir, diğeri Avrupa'da eğitim görmüş bir ressam olan varlıklı bir ailenin oğlu.

"Batı'nın verdiği bir gösteriş ve asalet sevdası, hırs ve emelin doğurduğu bir ikbal ve servet düşkünlüğü ve Mısır aileleri arasında yaygın olan bedbaht esirleri hakir görme duygusuyla... " (diyor kitapta bence duygusuzluğuyla) annesi bu aşkı duyar duymaz Dilber'i evden gönderir.

Ve Dilber için daha da zor olacak bir hayat başlar. Celal Bey ile Dilber aynı acıyı başka şekillerde, başka başka yerlerde çekerler.

Batılılaşmış burjuva sınıfının esirlere karşı davranış ve düşüncelerini ve bu sınıfın öncelikle evlilik ile ilgili genç kuşakla çatışmasını #41475853 ve #41497846
görüyoruz..
Sonucunda ise meydana gelen üzücü bir son.

Celal Bey'in arayışlarında, Dilber'in eline geçen fırsatta bekledim kavuşacakları anı.

İnsanın kendi isteği ile herhangi bir sınıf veya sınır fark etmeden birbirini sevip, aşık olmasını çok güzel bir şekilde anlatılışı. Ah keşke kavuşsalardı da, çok mutlu olsalardı da bu ayrımı yapanların gözüne girseydi bu durum.

Dilber en sonunda şu güzel anlatımla gidiyor özgürken özgürlüğe;

#41527916

Esaret nedir? Esir kimdir?
Sabit bir düşünce ile hayatı sürdürmek mi?
İnsanları sınıflandırmak, bu sınıflara göre aşağılamak, eziyet etmek kişinin kendisini esir etmesi değil midir?
İnsanı insan olarak sevmek, değer vermek, ötekeleştirmemek bizi kendimizde değerli kılan en önemli özelliktir.

Arada güldüğüm yerler oldu. Celal Bey'in önüne gelene özellikle mutlu olanlara "Dilber sende, bu yüzden mutlusun" demesi :)

Eski bir Türk filmi tadında bir kitaptı. Ve baktım filmi de varmış. İzlemeli.

Ve son olarak

Aşk bir resme bakıp "Bu oda karanlık, soğuk... Belki üşürsün!" diye düşünebilmektir.
  • Eylül
    7.6/10 (4.005 Oy)3.759 beğeni21,8bin okunma17,2bin alıntı173,8bin gösterim
  • Fatih Harbiye
    7.9/10 (5,6bin Oy)4.865 beğeni27,6bin okunma12bin alıntı70,1bin gösterim
  • İntibah
    7.8/10 (4.174 Oy)3.412 beğeni20,5bin okunma13,8bin alıntı79,5bin gösterim
  • Yaban
    8.3/10 (5,3bin Oy)4.923 beğeni25,4bin okunma15,2bin alıntı81,8bin gösterim
  • Yaprak Dökümü
    8.1/10 (2.992 Oy)2.845 beğeni17,8bin okunma4.291 alıntı53,8bin gösterim
  • Acımak
    8.7/10 (5bin Oy)4.783 beğeni20,7bin okunma12,7bin alıntı76,1bin gösterim
  • Kaşağı
    8.2/10 (1.657 Oy)1.538 beğeni12,8bin okunma771 alıntı34,2bin gösterim
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.5/10 (7,4bin Oy)7,4bin beğeni27,1bin okunma29,3bin alıntı196,1bin gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (6,2bin Oy)6,5bin beğeni25bin okunma24,4bin alıntı121,9bin gösterim
  • Denemeler
    8.7/10 (7,4bin Oy)7,8bin beğeni30,4bin okunma95,6bin alıntı139,9bin gösterim
134 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Sevgili Ayça'nın incelemesini okuduktan
( Ayça/incelemeleri ) sonra merak ederek okuduğum Sergüzeşt, edebiyat tarihimizin romantizm akımından gerçeklik akımına geçişin ve tanzimat dönemi edebiyatı esintilerini taşısa da servet-i fünun dönemi edebiyatı eseri olarak kabul ediliyor. Okuduğunuzda fark edeceğiniz gibi özgürlükçülüğü savunan, dönemine göre oldukça güzel ve gerçekçi bir kurguya sahip.

Kitapta: Uzun ve bol betimlemelerle dolu, duygusal ve derin cümleler okuyacaksınız. Yazıldığı dönemin toplumsal dinamiklerini başarıyla yansıtan ve o dönem dilini dikkate alarak okumanız gereken Sergüzeşt, sınıfsal farklılıklara rağmen yaşanan bir aşkın öyküsü.

Türk klasikleri okumayı seviyorsanız pişman olmayacağınız ve okumanız gereken bir kitap.

İyi okumalar.
128 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Türk Edebiyatının Klasiklerinde en beğendiğim kitap olan Sergüzeşt aslında aşk konusu işlemektedir ancak bunun yanında esaret,kölelik,hürriyet gibi kavramlarda işlenmiştir.Konu olarak Dilber isminde küçük bir kızın köle olarak esirlerin eline düşmesiyle başlamaktadır.Birden fazla yere satılır önce bir memura daha sonra paşakonağına orada konağın oğluyla arasında yakınlaşma olunca evin hanımı başka yere satar ve böyle derken artık tükenmiş olan Dilber bir gün kendini suyun derinliklerine bırakmasıyla biter.Kitabın büyük bölümü esaret üzerinde durmuştur konu o kadar muhteşem anlatılmış ki sanki gerçek hayattan bir keşifmiş gibi.
Kesinlikle Okumasını Tavsiye Ederim
119 syf.
·9/10 puan
Tasvirler şahaneydi. Film gibi seyrediyorsunuz kitabı yaşayarak, görerek, hissederek. Artık böyle güzel aşk kitapları yazılamıyor.
Aşk bile GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) olduğu şu günlerde gerçek, tutkulu, duygulu bir aşk romanı isteyenler 1960tan 1970ten önce yazılanları okumalılar.
Kitabın konusu küçük bir kızın vatanından ayrılıp köle olarak satıldığı evde çektigi eziyetleri ve satıldığı diğer evde büyüyerek düştüğü aşk anlatılıyor. Betimlemeler çok güzeldi. Sanki dilberi sizde tanıyorsunuz. Köle oluşunuzu hayal edip acılar cekiyorsunuz sonra imkansız bir aşka düşüyorsunuz.
Türk klasiklerinin baş sıralarında olmayı hak etmiş hakkını vermiş şahane bir eser.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
"Dilber’in başından geçenlerin işlendiği Sergüzeşt, Tanzimat edebiyatının romantizmden gerçekçiliğe yöneldiği dönemde yazılmıştır."
Sami Paşazade Sezai, Sergüzeşt'te ele aldığı kölelik ve özgürlük temaları nedeniyle hükümet tarafından 1908 yılına kadar göz hapsine alınmıştır..
Kitap hakkındaki düşüncelerime gelirsek kelime dağarcığım yettiğince açıklamak isterim fakat kelimeler kifayetsiz kalır. Çok beğendim. Yazarımız esareti, hürriyeti, aşkı o kadar güzel anlatmış ki bir solukta okudum. Dilber ve Celâl, sevip de kavuşamamak adlı eski Türk geleneğine misafir olmuş. Cevher'im ise misafir bile olamamıştır. İçim parçalandı. "Sergüzeştin ne pusulası vardır ne haritası..." Dilber bir nehrin üzerinde "Nehir merhametsiz, ağaçlar hissiz, ay kayıtsız..."
119 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı, Can Yayınlarının Günümüz Türkçesi versiyonu ile okudum.119 sayfalık, küçük bir kitap.Ama bir o kadar da anlattığı konu büyük ve derin.Sergüzeşt, dilimize Farsça dan girmiş bir kelime olup, anlamı serüven, maceradır.Kitabımızda, bir paşazade ile bir cariyenin toplum tarafından o dönem için uygun görülmeyen aşk macerasını anlatıyor.1888 yılında yazılmış kitabımız, romantizmden realizme geçiş kitabı olarak da kabul görür.Kitap, 2.Abdulhamid döneminde yazılmış ve göz hapsi kararından dolayı yazar Sezai nin Paris e kaçmasına vesile olmuştur.Kölelik sisteminin yoğun eleştirisi kitapta mevcuttur.Aynı zamanda da 100 temel eserden de biridir.Dilber isimli genç cariye Celal isimli ressam bir paşazade nin yanına para karşılığında satılır.Daha sonra ikili birbirine aşık olur ve olaylar gerçekleşir.Kitabı, eski bir eser olduğu için ve zorlanacağımı düşüneceğimden dolayı Günümüz Türkçesi haliyle okudum ve memnun kaldım.Kitapta, anlatımda geçen yerlerin o dönemki fotoğrafları da mevcut.Kitabın sonunda da 3 sayfalık bir sözlük var.Zorlanmadan okunabilecek bir eser.Kitapta aynı zamanda Can Yayınları günümüz para ve zaman kavramlarını da dipnot olarak eklemiş durumda.Kitabın genel olarak anlatımına bayıldım.Yazarın tek romanı bu kitaptır.Modern kısa hikayelerin kurucularından olan Sezai'nin en meşhur eseri de Küçük Şeyler dir.Puanım 10.
112 syf.
·4 günde·Puan vermedi
NOT : Dram severleri buraya alalım. :)

Öncelikle eski dönemde insan ticaretinin olması kesinlikle çok can sıkıcı bir durum. Kitapta geçen Dilber karakteri ise 9 yaşında bir esir hayatı sürmüştür. O kadar çok işkence görüyor ki fiziki ve psikolojik yönden okurken o üzüntüyü , çaresizliği yaşıyorsunuz. Bu yönüyle bile kitaptan ; esaretin her türlüsü her yaşı etkiler mesajını alabilirsiniz.

Kitaptaki dilden bahsedeyim ; çok severek okuduğum uzun cümle yapıları vardı. Ayrıca akıcı ve yalın bir anlatımla yazılmış olması da kitabın çekici yönlerindendi.

Aslında okumaya başlarken ben bu kısmı biliyorum hatta ondan sonraki kısmı da biliyorum diyorsunuz. Ancak kitabın sonunu tahmin etmek bir kısma kadar zor. Kitabın tek parça da yazılmış olması okurun bu kitabı hızlı bir şekilde bitirmesi gerektiğine işaret ediyor gibi. Duygu yoğunluğu fazla olan ama insanı yormayan bir kitaptı , denemek isteyenler için tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
128 syf.
·4 günde·8/10 puan
Birisine derinden duyulan sevgi neler yaptırabilir bir insana? Sorusunun cevabını gayet güzel vermiş Sami Paşazade Sezai bey.
- Spoiler olan bir inceleme olacak baştan uyarayım -
Kitabın temel konusu esaret olsada imkansız bir aşkın yaşatacağı tüm sorunları da çok güzel işlemiş olaylara yazar.
Hayatı boyunca satılan, eziyet edilen, bir insan olarak duygu ve düşünlerine önem verilmeyen bir esirin dramı anlatılıyor.
Yazar, insanın hayvan gibi alınıp satılamayacağını, esir dahi olsa her insanın duygu ve düşüncelerinin olduğunu en önemlisi bir kalbe sahip olduğunu vurguluyor.
Kafkasya'da yaşayan ve çok güzel bir kız olan Dilber'in esircilerin eline düşüp İstanbul'a getirilmesi ve bir aileye satılması ile başlıyor her şey. Dilber'in gördüğü eziyet ve aşağılanma karşısında daha fazla dayanamayıp kaçması, daha sonra başka bir aileye satılması ve o ailenin oğluna aşık olması ile bambaşka bir hal alarak gelişiyor olaylar. Ve malesef ki kötü bir şekilde son buluyor her şey...
Kitabın son cümlesini paylaşarak incelemeyi bitiriyor, sonrasını ise size bırakıyor ve keyifli okumalar diliyorum (:

" Üzerinde, hüzün saçan ayın donuk ışığından başka bir renk olmayan o yüzde, bütün elem ve acıların dindiği, bütün sevda ve emellerinin söndüğü görünüyordu.
Acaba Nil'in bu ürkütücü, bu öldürücü girdap ve taşkın suları zavallı Dilber'i, bu talihsiz esiri nereye götürüyor?
Nihayet Hürriyetine! "
120 syf.
·2 günde·9/10 puan
BÖYLE BİR KARASEVDA KARA TOPRAKTA BİTER

Her gün kaç tane cinayet taciz tecavüz hırsızlık haberleri duyuyoruz
Düşünüyorum da en son ne zaman iyi birşey duydum maalesef zihnimde canlanamadı
İşte böyle bir zaman da insan okuduğu kitaplarda belki mutlu bir şeyler okumak istiyor gerçek hayatta bulamadığı mutluluğu orda arıyor ama farkettim ki nerede ciğer söken kitap var onu okuyorum:))))
Ve ne hikmettir ki her okuduğum kitapla yüreğim yine dağlanıyor yüreğimde kalan minik mutluluk parçacıklarını da böyle sıyırıp atıyorum
Ah Dilber Ah!
Ne üzüldüm sana
Ne dağladın kalbimi
Küçücük yaşınla bir mal gibi satılmanamı
Sana yapılan şiddete mi gerek sözlü gerek fiziki
Esirliğine mi
Bir şeker yüzünden bile yediğin dayağamı
Bu kısımda artık o kadar etkilendim ki sokağa çıkıp bütün çocuklara şeker dağıtma isteği uyandı içimde
Ya aşk
Belki de yüzünü güldüren tek şey
Belki klişe zengin kız fakir oğlan diyenler olabilir ama hayatta tek mutluluğu hatta sevdiği tek insan olan bir kadın için bu kadar basit ilerlemedi herşey

Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi sinin sonu mutlu bitseydi vb. yorumlar alan Aytmatov hayat keşke o kadar güzel mutlu olsa ama maalesef gerçek hayat bu kadar mutlu ilerlemiyor bunun için kitabın gerçekliği hissinin daha iyi geçmesi için en iyi son bu şekilde olmalıydı şeklinde açıklamış bunlar aklımda kalanlar okuduğum bir yerden

Aynı şekilde bu kitapta aynı hissi verdi bana mutlu sonla bitse Dilber bu kadar yer eder miydi kalbimde?
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sergüzeşt, romantizm akımından realizme geçişi gösteren önemli bir eserdir; edebiyatımızdaki ilk gerçekçi eserlerden biri. Romanın konusu her ne kadar esir ticaretinin korkunçluğunu anlatsa da aşka derince yer verilmiştir. İmkansız aşka tutulan iki insanın yürek burkan hikâyesini okuyorsunuz. Aşıkların kavuşmaları mı ? O mahşere kaldı.
120 syf.
·Puan vermedi
“Korkma! Bu ağaçların, çiçeklerin ağzı sıkıdır. İnsan değil ki ihanet etsin.”

İncelememin tamamını web sitemden okuyabilirsiniz
https://kitappenceresi.com/17/serguzest/

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sergüzeşt
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316405
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Sergüzeşt romanında Türk okuyucunun ilgi duyduğu esaret konusu ele alınır. Dilber Kafkasya'dan Türkiye'ye getirilmiş genç bir kızdır. Halayık olarak çalıştığı konaklarda çeşitli zorluklarla karşılaşır. Samipaşazâde Sezai Dilber'in Kafkasya'da başlayıp Mısır'a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır. Sevgilisi Celâl Beyin Dilber'e kavuşmak için önüne gelene onu sorması, her ağlayan insanı sevgilisi sanması, Mısır'da kapatıldığı yerden kendisini içten içe seven harem ağası Cevher tarafından kurtarılması insanı etkileyici bir biçimde kaleme alınmıştır.

Türk okuyucusunun ilgisi sebebiyle birçok yayınevi tarafından basılan eser Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere okutulması tavsiye edilen 100 Temel Eser arasına da girmiştir. Bu neşirde eserle ilgili özgün çalışmalara yer verilmiş ve 100 Temel Eser projesine ışık tutacak türden çalışmalara zemin hazırlanmıştır.

Kitabı okuyanlar 25,3bin okur

  • Ebru
  • Burcu
  • ayşe aktaş
  • Serap
  • Safa Merve YÜKSEL
  • Esma
  • Aylin
  • Kader Çakır
  • Berk Karaca
  • Rüveyda akca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.3
13-17 Yaş
%16.6
18-24 Yaş
%34.3
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%9.6
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.9
Erkek
%22

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.6 (364)
9
%5.2 (247)
8
%9.1 (435)
7
%7.9 (375)
6
%5.1 (245)
5
%2.6 (126)
4
%0.8 (40)
3
%0.3 (16)
2
%0.2 (8)
1
%0.1 (7)

Kitabın sıralamaları