Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
Bir insanın eşyaymışçasına satılması , bu eşyanın satılmasıyla ele gelecek kârın düşünülmesi , üşüdüğünde biraz ısınmak için gittiği mangalın yanındaki odunun bedenine bastırılması ... Ve bunca insanlık dışı olayların daha küçük bir çocukken başlaması... Sami Paşazade Sezai bir cariyenin hayatını anlatarak esir alım satımını , bunun ne kadar vicdansizca ve insafsızca yapıldığını anlatıyor.Esirler o kadar aşağılık mahluklar olarak görülüyorlar ki onların da duyguları olduğu acı çekebilecekleri hasta olabilecekleri kimsenin aklına gelmiyordu. Yazarın dili oldukça akıcı ve karakterlerin duygularını sade bir şekilde anlatıyor. Beni biraz yoran cümlelerin çok uzun olmasıydı.Bazen cümlenin başını unuttuğum oluyordu . Fakat yine de beklentimin çok üstünde bir eserdi . Beklentimin düşük olmasının nedeni Türk edebiyatına verilmiş olan eserlerin başında gelmesinden kaynaklanıyordu . Merak duygusunu kamçılayacak anlatımdan ziyade verilmek istenen mesaja ve sade , akıcı bir anlatıma önem verilmiş olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda olaylar arasına konulan betimlemeler ve yazarın kendi düşünceleri bizi anlattıkları hakkında düşünmeye itiyor Yazıldığı dönemde Sami Paşazade Sezai 'nin gizlice göz altında tutulmasına ve Paris'e gitmesine neden olduğunu düşünürsek yazarın gerçekleri söylediğini anlayabiliriz . Edebiyatımızı daha iyi anlamak ve yeni bir yazarla tanışmak için çok uygun bir kitap . İyi okumalar...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
10/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2025 81. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 21:38
İlk Realist Roman Sergüzeşt; Yazar kitabında cariyelik ve kölelik sistemini ince bir şekilde eleştiriyor. Yazıldığı döneme kıyasla bu dönemde bile görebileceğimiz birçok mesaj vermektedir. Kitabında insanlığın ne kadar alçalabileceğini, aşkı, acıyı açık bir şekilde kaleme almış.. Anlatım biçimi olsun konusu olsun okurken keyif alabileceğiniz bir yapıt.. "Ağlamak, uğradığımız felâketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır.."
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Dipnot’u okumayı ihmal etmeyin !
Puan vermedi·119 syf.··
2023 11. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 00:37
KONUSU : Esaret ve aşk İNCELEME : Öncelikle Sergüzeşt’in manasından başlamak istiyorum . Serüven yani başa gelen hadise , olay manasında. Kitapta henüz dokuz yaşındayken esir tüccarının eline düşmüş Çerkez bir kız çocuğunun hayatını anlatmakta. —- SPOİLER—— Maalesef (ya da onun için iyi ki ) uzun bir hayatı olmuyor , genç yaşında Nil nehrinin sularına kendini bırakarak hayatına son veriyor. ——SPOLİER BİTTİ —— Kitabı ilk okuduğum zaman üzüntümden yarıda bırakmak istedim. Çünkü konu olan esirin hissettikleri o kadar güzel , yoğun ve gerçekçi aksedilmiş ki yaşadığı acıyı hissettim . Kitapta gereksiz detaylar ve ana konunun dağılmasına sebep olacak, ana konudan uzaklaştıracak ekstra yan roller yok. Bu yüzden çok akıcı. Beni zorlayan tek yanı uzun betimlemeler oldu. Lise çağlarımda daha sakin bir kafayla okumuş olsam bu betimlemeler hoşuma giderdi. (Yormazdı) Akıcı ve okunası bir kitap. Keyifli okumalar DİPNOT: incelemeler niye hep birbirinin aynı ? İncelemede neden kitap özeti yazıyorsunuz ? İncelemede neden SPOİLER uyarısı verilmeden KİTABIN SONU yazılıyor? Kitabı okumamış olanlar için , kitabı okumaktan vazgeçme sebebi resmen. YAPMAYIN !
İnceleme
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Dilber
9/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2019 224. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2019 23:59
Osmanlı aydını bir yazarımız olan Samipaşazade Sezai'den Sergüzeşt romanı yazarın okuduğum ilk kitabı. Yazarın bu romanıyla edebiyat tarihimizde, romantizm akımından realist akıma geçişin ilk eseri verilmiş olur. Yazar bu eserinde bahsettiği kölelik, esir pazarları vb konulardan dolayı dönemindeki siyasi baskılara maruz bırakılmıştır. Esir pazarından alınan sekiz yaşlarındaki bir çerkez kızın fırtınalarla dolu kısa hayatından bir kesit. Sürükleyici ve bir parça ağdalı anlatımına rağmen keyif aldığım, beğendiğim bir romanı okudum. Öneririm
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
10/10
·119 syf.·
2021 10. kitabı
Romantizmden realizme geçişte bir köprü görevi gören Sergüzeşt romanında: Romantizm akımının etkileri görülse de,o dönemin hastalığı olan insan ticaretini bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermesinden, realizm akımının etkilerinin ağır bastığını görmekteyiz. Eserde vurgulanan en önemli konu esarettir.Samipaşazade sezai: Hayatı boyunca satılan, ezilen, oradan oraya fırlatılan, bir insan olarak duygu ve düşüncelerine değer verilmeyen,insan yerine konulmayan 9 yaşındaki bir kız çocuğu olan Dilber'in hüzün dolu sergüzeştini(serüven) gerçekçi bir yaklaşımla bizlere anlatmıştır. Kitabı okurken içimde bir boşluk hissettim Dilber'in oradan oraya sürüklenmesi,Celal'e kavuşamaması ve en sonunda da kendini Nil'in ürkütücü dalgalarına bırakması çok etkiledi beni. Samipaşazade sezai çoğu zaman kendini saklayamamış ve kendi görüşlerini de dile getirmiştir. kitabını okuyan okuruna da bunu hissettiriyor.Lakin bunun yanında ruh çözümlemelerinin tabiiliği,uzun mekân tasvirlerinin içinden rahatlıkla çıkması ve edebi diline bayıldım. Genel olarak eseri yazıldığı dönemi de göz önüne alarak değerlendirmek gerekirse gerek dili,üslubu ve konuyu bu denli gerçekçi bir yaklaşımla ele alınışı gerçekten muhteşem bu yüzden 10 üzerinden 10 veriyorum ... İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
10/10
·127 syf.··
2019 15. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2019 14:47
Kitabı okurken ara ara durup şükrediyorsunuz elinizdeki bir fincan çayı, kahveyi içerek kitap okuduğunuz o anın verdiği hazza bile. Esaretin zorluğunu, acısını taa içinizde hissediyorsunuz. Kesinlikle okuyun derim ben sevdim ama keşke sonu bari mutlu bitseydi diye iç gecirmedim değil.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·127 syf.·
2018 34. kitabı
Konusu ; 9 yaşındaki en büyük hayali mektebe gitmek olan Çerkes asıllı bir esirin hayatını anlatmaktadır. Geldiği evde hanimi adını dilber koymustur. Hizmet ettiği evde sorumluluklarını yerine getiriyor olmasına rağmen hep horlanmis ve dislanmistir. O zamanlarda ağladığını zaman bile bunun hesabını vermek zorundaydin ; - Niçin ağlıyorsun? - Hiç! Ağlamak, esirligin en büyük hakkıdır. Biz o Hürriyet'e sahibiz! ( Kitabın içinden bir alıntıdır ) Sonrasında satıldığı bir evde efendisine sevgi duymaya başlamıştır ve bu karşılıklı bir sevgidir aslında ... Bir aşkın imtihaninin kitabıdır... O dönemlerde toplumun bile kabul etmediği hizmetkar ve Efendisinin arasinda bulunan duygusal bağın dogusudur. Kitabın anlatımına gelirsek eğer ; Kitabın tasvirleri çok başarılı. Konusunun ilerleyişi gayet güzel ve okurken yaşıyormuş hissiyatı veriyor insana. Kelimeleri süslü ve okudukça anlamları derinleşen bir büyüye sahip... Kayboluyor insan okudukça ve butunlesiyor kitapla... İnsanın icine işleyen bir konuya sahip. Gerçek bir aşkı konu almış.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
8/10
·127 syf.··
2018 3. kitabı
Bir yakınım bu kitabı sıkıcı bulmuştu. Açıkcası edebiyatın ilklerinden olan bu kitabı sıkıcı bulmasının nedenini merak ettiğim için okudum. Ben sıkıcı bulmadım arkadaşlarım. Esaret hikayesi ve sonrasında gerçekleşen aşk hikayesi... Öyle ki sonu beni çok etkiledi. Kısa bir kitap sonu erken gelen bir kitap. Şimdiki zamanda yaşanması neredeyse imkansız saf temiz bir aşk hikayesi içeren güzel bir kitap. Zavallı Dilber hayatında yaşadıkların acı olsa da güzel canlandın gözümde...
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2021 116. kitabı
Edebiyatımızda ilk realistik romanımız diye öğrendiğimiz kitapta Çerkez kızı Dilber'in yaşadıkları anlatılıyor. Cariyelik, aşk, sosyal problemler, kölelik gibi konular işlenmiş. Zaten kısacık bir kitap, başladığınız gibi bitirebilirsiniz. En sonunda ise çektiği acılara dayanamayan Dilber kurtuluşu intiharda buluyor ve kendini Nil Nehri'ne atıyor... Her ne olursa olsun intiharı kurtuluş olarak görmemeliyiz. Çünkü hayat bize bir kere verilen bir şans... Bazıları hediye diye de tanımlayabiliyor. Bense bir şans meselesi olduğunu düşünüyorum. Kimse anne babasını, doğduğu coğrafyayı, ekonomik durumunu seçemiyor sonuçta...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2021 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 22:04
Ortaokulda, lisede kitap okuma etkilinliklerinde ismini en çok gördüğüm ama buna rağmen bir türlü okumadığım; edebiyat dersinin sınavlarına çalışırken Sami Paşazade Sezai’nin eserlerini ezberlediğim esnada ilk ezberlediğim kitap. Bu bildiğim ama okumadığım kitabı sonunda okudum. Kitap, dönemin toplumunu, insanlarını, kadın haklarını, köleliği, ayrıca İstanbul’u anlatmaktadır. Kitabın kahramanı Dilber, bir köle, bir cariye. Duygularının, düşüncesinin köle olmasından kaynaklı önemsenmediği bir karakter Dilber. Sami Paşazade bu kitapla bir şeyi amaçlamıştır bana göre; Köleliğin, cariyeliğin saçmalığını, o dönemde kadina değer vermeyen toplumun ve cariyelik sisteminin aptallığinı gözler önüne sermek istemiştir. Kitap, anlatım olarak uzun ama sıkmayan içi dolu cümlelerden oluşuyor. Bir daha bir daha okunabilecek bir kitap. Tavsiyemdir.Sağlıcakla...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Anonim Yayınları · 201756,4bin okunma

Yazar Hakkında

Samipaşazade SezaiYazar · 18 kitap
Sami Paşazade Sezai (Osmanlıca: سامى باشا زاده سزائى), (d. 1859 İstanbul - ö. 26 Nisan 1936 İstanbul) Türk realist öykücü, romancı.rnrnTürk Edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğiyle edebiyat tarihinde büyük önem taşıyan “Sergüzeşt” adlı romanın yazarıdır. Türk edebiyatında modern kısa hikâyenin kurucularındandır. Yaşamı 1859 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Tanzimat devrinin ileri gelen isimlerinden, Osmanlı Devleti’nin ilk Maarif Nazırı (Eğitim bakanı) Abdurrahman Sami Paşa ile Paşa’nın ikinci eşi olan Dilarayiş Hanım’ın oğludur. Babasının Taşkasap, Taşkasap’taki konağında özel öğrenim gördü. Konaktaki eğitim yıllarında Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca; daha sonra Londra’da görev yaptığı yıllarda İngilizce öğrendi. Yirmi yaşına kadar resmi bir görev almayıp, edebiyat konusundaki bilgilerini artırmayı tercih etti. “Maarif” başlıklı ilk yazısı 1874 yılında “Kamer” adlı gazetede yayımlandı. 3 perdelik bir piyes olan “Şir” isimli ilk eseri 1879’da yayımlandı. 1880'de, ağabeyi Abdüllatif Suphi Paşa’nın başında olduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur oldu. Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı. Orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından izledi. 1885’te elçilik görevlerinin şapka giymesi yasağına uymadığı için elçilik kadrosu azledildiğinde İstanbul'a döndü, İstişare Odası’na memur oldu. Bu dönemde Latife Hanım ile kısa süren bir evlilik yaptı. 1885 - 1901 arasında İstanbul’da yaşadı ve edebi açıdan verimli bir dönem geçirdi. Abdülhak Hamit ve Recaizade Ekrem ile yakın dost oldu. 17-18 yaşlarında iken tanıştığı Namık Kemal ile sürekli mektuplaştı. Diğer Tanzimat yazarları gibi çok sayıda eser vermedi; bir roman, iki küçük hikâye kitabı, hatıra ve seyahat yazıları yazdı. 1888’de bir paşazade ile cariyenin aşk öyküsünü anlattığı Sergüzeşt adlı romanı yayımlayarak Şemseddin Sami, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi'den sonra Türk edebiyatının ilk romancıları arasına girdi. Alphonse Daudet'den “Jak” romanını Türkçeye çevirdi. 1891’de hikayelerini “Küçük Şeyler” adlı kitapta topladı. 1897'de İkdam Gazetesi'nde makaleler ve hikayeler yazdı. Bazı makale ve hikayelerini “Rumuzü'l-Edeb” (1898) adlı kitapta topladı.rnrnSergüzeşt romanı yüzünden göz hapsine alındığını düşünerek bundan kurtulmak için 1901’de Paris'e gitti ve 1908'de Meşrutiyet'in ilanına kadar da orada kaldı. Yurtdışına kaçışını Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlanan “1901‘e Ait Bir Hatıra” başlıklı yazısında anlattı. Paris’te Jön Türkler’le tanıştı; İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı ve cemiyet içinde saygın bir yere geldi. Cemiyetin 15 Şubat 1902’de yayın hayatına başlayan "Şüra-ı Ümmet" adlı yayın organında Osmanlı Devleti politikalarını ve rejimini eleştiren yazılar yayımladı. Paris yıllarını “1901’den İtibaren Paris’te Geçen Seneler”, “Paris Hatıratından”, “Paris’te Yedi Sene” adlı yazılarında anlattı.rnrnII. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul'a döndü ve Madrid elçisi olarak görevlendirildi. I. Dünya Savaşı başlayınca Madrid'den İsviçre'ye geçti, savaşın sonuna kadar burada kaldı. İspanya yıllarını “Gırnata ve El-Mescidü’l Camia: Elhamra” adlı iki yazıda, İsviçre’de geçirdiği zamanı “İsviçre Hatıratı” başlıklı yazılarında anlattı.rnrnMütareke devrinde 1921 yılında yaş haddi dolmadan hükümet tarafından emekliye sevkedildi ve İstanbul'a döndü.rnrnSon yıllarını Kadıköy’ün Mühürdar semtindeki evinde geçirdi. Çok sevdiği yeğeni İclal'in ölümü üzerine yazdığı mensur bir mersiye ile daha bazı nesir ve hatıralarını 1924’te yayımladığı “İclal” isimli kitapta topladı.rnrn1927'de kendisine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla "Hidamat-ı Vataniyye" tertibinden maaş bağlandı. 26 Nisan 1936 tarihinde İstanbul'da zatürreden öldü. Cenazesi, Göksu’daki aile mezarlığına, yeğeni İclal’in yanına defnedildi. Edebi Kişiliği İlk eserini Namık Kemal etkisinde yazdığı “Şir” adlı eseri ile tiyatro oyunu alanında veren sanatçı; roman, hikâye, hatıra, sohbet, makale ve şiir ile üne kavuştu. Tek romanı olan Sergüzeşt, bütünüyle esaret konusunu işleyen ilk roman olarak edebiyatımızda yer aldı; cariyelik ve kölelik siteminin eleştirildiği roman, onun en ünlü eseri oldu. Besim Ömer Paşa tarafından Fransızca’ya çevrildi. Romanının getirdiği ünle hikâyeci yönü gölgede kalmış olsa da hikayecilik yönü çok güçlü bir yazardı. Küçük olayları konu alan hikâyeleri ile kısa hikâye türünü, Türk edebiyatına soktu. Tanzimat döneminin en genç yazarı olan sanatçı, “Küçük Şeyler” adlı kitabı ile Servet-i Fünun yazarlarını etkiledi. Namık Kemal’in etkisiyle bir çok hikayesinin dilini süsledi, uzun cümleler kullandı. Yazılarında romantizm ile realizmi birleştirdi. “Sanat için sanat” anlayışıyla eserler verdi. Konularını her zaman yerli hayattan seçti.