Adı:
Herkesleşme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111863
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
"Zeyneb'le o akşam güzel bir parkta oturduk ve âşık olduk. Güzel bir parkta oturmak ve âşık olmak harika bir şeymiş. Küçük kesekâğıdından çıkardığım pişmiş kestanelerin kabuğundan kolayca ayrılan kısımlarını ona veriyor, tüylü zarını soyamadığım kırıntılarını ise kendi ağzıma atıyordum. İsimlerimizi henüz bilmiyorduk. Sorma gereksinimi de duymamıştık herhalde. Nasıl olsa öğrenecektik. Ve ben ilk başta bunu Zeynep olarak algılayacaktım. 'Yalnız sonu b ile' diye uyardığındaysa önümüzdeki senelerde ona 'Zeynebim' derken adını bozmayacak olmaktan büyük sevinç duyacaktım."
160 syf.
·6 günde·9/10
Kitabı okuyalı bir kaç gün oldu ve gerçekten beklentimi fazlasıyla karşıladı. Yazarın anlatım dili çok hoş ve samimi. Kitaptaki karakterin herkesleşmeme çabası ve kitaba renk katan aşkı zeyneb de ayrı bir güzeldi :) kitabın sonunda yazarın resmen okurlayla alay eder gibi konuşması da ayrı bi güzeldi
160 syf.
·Beğendi·9/10
Anlatımı ve kelime seçimini biraz basit fakat konu ve olay örgüsü gerçekten çok iyi bir kitap.Olaylar hiç beklemediğiniz şekilde gerçekleşiyor.Düşündüğümden daha hızlı ve keyif alarak okudum.Altını çizdiğim cümleler ve özellikle kitap içinde bayıldığım bir mektup vardı ki en sevdiğim kısım mektubun olduğu sayfalardı.Okumaktan zevk aldığım bir kitap olmayı başardı.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Akıcı bir şekilde yazılan,insan psikolojisinin bazı yanlarını detaylarıyla,olay anlarını yaşatırcasına işlenmiş güzel bir eser.Sürprizlerle dolu kitapları seviyorsanız,size çok güzel sürprizler sunacak.Tavsiye ederim.
160 syf.
·4 günde·10/10
Tek kelimeyle bayıldım Ömer benim yapmak isteyip te yapamadığım herşeyi yapmış bu kadar rahat herkesleşmesi kitabı daha çok çekici yapmış. Kitapta en sevdiğim nokta yazarın okurla konuşması ayrı bi hava katmış. Bazı bölümleri okurken ciddi anlamda çok sıkıldım. Üç beş kişiyle adamın içindeki canavar ortaya çıkmış valla ben geç kalmışım :)
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hikayenin enteresan başlayıp enterasan bittiği aşikar lakin öyle aman aman da etkileyici bir kitap olduğunu söyleyemem. Okuyucuyu ters köşe yapmak için yazılan zorlama bir kitap gibi geldi bana fakat zerrece etkilenmedim. Değişik bir şeyler okuma niyetiyle almıştım elime akıcı da bir üslubu vardı çabuk bitti. Kitabı okurken anlatıcının okuyucuya "Sevgili dostlarım" diye hitap etmesi ise bana oldukça samimiyetsiz geldi. Ezcümle okumasanız da olur. Çok da şaapmayın..
160 syf.
·Puan vermedi
Tunç ilkman dendiģinde herkesin ortak paydada buluştuğu bir şey var ki, o da kaligrafiyle saman kağıtlarına dökülmüş cümleler... Her birimiz aklından geçenlerin yanına bir sayfa Bir Gün Beni Ağlayacaksın ya da Aşık Ölüyorum koyup resmetmedik mi? İlkman ücüncü kitabıyla okurlarını şaşırtıyor. Onun kaleminden okuyacağımız ilk uzun soluklu hikaye böylece raflardaki yerini almış oluyor.

Itiraf etmeliyim ki, ben her yeni kitaba önyargı ile yaklaşırım. Bazı kitapların o an ihtiyacıma göre elime denk gelmesinin dışında kalan sürpriz kitapların çoğunda bu böyle olur. Herkesleşme de arka kapağını okuduktan sonra içinde sadece aşk hikayesi bulacağım düşüncesiyle okumaya başladığım bir kitaptı. Ön yargımın kırılması ise sanırım sadece bir beş dakika almıştır. Hayatına son verme kararı almış bir adamın neler yapabileceğini okuyoruz Herlesleşme'de. Bir insanın kaybedeceği bir şey kalmadığında içindeki iyi taraf öyle mi kalır, yoksa gözü hiçbir şeyi görmez mi olur? Bir erkek çocugu her zaman babasına mı benzemek ister, yoksa hicbir zaman babası gibi olmak istemez mi? Peki ya içinde yabancılaştığımız ilişkilerde suç hep karşı tarafta mıdır, yoksa bunun ortaya çıkmasını sağlayan insanın kendisi midir? Tunç İlkman, romanında tüm bu ikilemlerin üzerinde ustaca bir kurgu yürütüyor.

Aşk hikayelerini çok sevdiğimizden değil, hayatına son verme kararı alan herkesin yapacağı gibi içinde kalan aşkı affedip özgürleşme düşüncesiyle, bir erkeğin nasıl aşık olabilecegini okuyoruz aşkın anlatıldığı bölümlerde, ki bir erkek bu kadar güzel aşık olabilir mi dedirtiyor insana.

Kitap, dil ve anlatım bakımından oldukça tatmin edici. Öyle ki 160 sayfalık bir kitap olmasına rağmen sanki en az 30p sayfalık bir eser okumuşsunuz gibi haz veriyor. Kitabın sonunda okurunu bir hayli şaşırtıyor İlkman. Önce ana karakter hiç beklemediğiniz seyler yapmaya başlıyor, sonra da okuruna içindeki öfkeyi püskürtüyor. Kitabın son birkaç cümlesini ise birkaç kere okumadan işin içinden çıkamıyorsunuz.

Okuduğun her bölüm için ayrı ayrı notlar tutup, hayatınıza birkaç ders ekleyeceğiniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Sevgiyle...
160 syf.
·2 günde·8/10
Hediye edilen kitapları ayrı bir seviyorum ben yahu:) Sevilmeyecek gibi değil ki. Kelimelerle dans etmiş resmen yazar. Öyle uzun cümleler kurmuş ki bazen, dönüp tekrar okuyorsunuz, tam anlamıyla özümsemek için. Derin anlamları da aralara serpiştirmiş ki kitap ne çok ağır olmuş, ne de çok hafif.

Sıradan gibi gelebilir ilk başta. Ömer adında bir çocuk Zeyneb diye bir kıza aşık olur. Zeyneb'deki "b" harfine özellikle vurgu yapıyor yalnız. Biraz da kuruntulu bir karakter ortaya koymuş yazar. Böyle olunca da bazı psikolojik tahlillere de değinmiş açıkçası. Babasını kaybetmesi ve bu dönemde Zeyneb'le ayrı olmaları onu daha da çıkmaza sokuyor. Bir intihar düşüncesidir ki, hayatının odak noktası oluyor. Kırılma noktası tam da burası. Sonrasında gelişen olaylar bu düşünce temelli yerleştirilmiş. Yaşamla ölüm arasındaki gel gitler, bizim de çokça karşılaştığımız durumların yazıya dökülmüş hâli gibi gelecek size.

Sonunu görünce ağzınız biraz açık kalıyor. Ömer'in aslında nasılda soğuk kanlı bir katil olduğunu, ölmek değil de aslında yaşama sıkı sıkı tutunmak dışında gayesinin olmadığını anlıyorsunuz.

Akıcı bir kitap. Kitaplığınızda başrol olamaz belki ama figüranlık kadar da hatırı olacak türden.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapta kesinlikle bir aşk hikayesi okumuyoruz tamamıyla bir insanın içinde olan kendi "herkesleşmeme" çabasını okuyoruz ve kitabın sonunda da bunun kaçınılmaz olduğunu en etkileyici, özgün ve şaşırtıcı bir şekilde yüzünüze vuruyor yazar. Okuduğum kitaplardan mesajını en iyi şekilde veren bir kitaptı. Çizmediğim cümle sayısı çizdiklerimden az. Dili çok güzeldi okunması lazım.
160 syf.
·4 günde·Puan vermedi
O kadar aradığım ve sonunda ulaştığım bir kitap olduğu için bitirdim . Hiç beklediğim gibi bir kitap değildi . Sonunu asla böyle beklemezdim .
Kitap da dikkat çeken şey bence ismi ve kapağı
Yoksa kitap sadece Zeyneb(p) adlı bir kız ve intihar üzerine kurulmuş ve sonunda kendi intihar etmeyip çevresindekileri öldürüp onları yok edip herkesleşmiş yani bizim gibi olmuş yazarın yazdığı ile . . .
159 syf.
·4 günde·8/10
Yeni nesil Türk yazarlara önyargılı olduğum için, ilk defa okuduğum bu kitaba da önyargıyla başladım. Kitap çok akıcı, duygu yoğunluğu var. İtiraf etmeliyim ki beğendim. Beklemediğim kadar hem de. Çok harika bir anlatım değil, hatta bazı yerleri sıradan ama sonu etkileyiciydi. İyi okumalar.
160 syf.
·7/10
Öyküsü oldukça farklı bir kitap okudum. Ölüme karar vermiş, hatta kendini ölmüş olarak gören bir insanın "herkesleşmeme" çabası. O ince çizgi arasındaki gel-gitleri, aslında birçoğumuzun ortak olduğu fakat dile getiremediği duygular. Evet bazı yerlerde Ömer'in soğuk kanlılığını hayretler içerisinde izledim. Ama her satırı hayata dair mesajlar veren, anlatımı net, akıcı ve güzel bir hikayeydi. Sonu ise tam bir ters köşe. Açıkcası Ömer'in o zekice planları, hangi arada yaptığına şaşırdım.
Depresif bir kitap olmasına rağmen en beğendiklerim arasında yerini aldı.
160 syf.
Tunç İlkman ile bu kitapla tesadüfen tanıştım. D&R ın sitesinden alacaklarımın arasında olan sadece " öylesine bir kitap" idi. Ta ki okuyana kadar. bir kitapta ancak bu kadar şaşırıp kalabilirsiniz. Bu kitabından sonra yazarı takip etmeye başladım ve yakın zamanda yeni kitabını çıkacağını duyunca elbete hemen temin ettim. Önceki iki kitabını da bu zamana kadar almadığım için sadece üzgünüm tabiki.
"Artık aramız, yarım kalmış bir cümle gibiydi ve üç noktayı hangi zaman, kimin koyacağını merakla bekliyorduk."
"Biz başkalarıyla evlendikten sonra gecenin bir yarısı uykudan kalkıp balkonda sigara içerken eskiyi düşünenlerden olmayalım."
Şayet birinin sadece sevincine veya üzüntüsüne ortak olmak mecburiyetinde kalıyorsanız araya hayatın acımasız mesafesi girmeye başlar.
Hayattaki en büyük korku ölümse,ölmeyi çoktan göze almış bir insanı başka ne bu denli korkutabilir?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Herkesleşme
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053111863
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
"Zeyneb'le o akşam güzel bir parkta oturduk ve âşık olduk. Güzel bir parkta oturmak ve âşık olmak harika bir şeymiş. Küçük kesekâğıdından çıkardığım pişmiş kestanelerin kabuğundan kolayca ayrılan kısımlarını ona veriyor, tüylü zarını soyamadığım kırıntılarını ise kendi ağzıma atıyordum. İsimlerimizi henüz bilmiyorduk. Sorma gereksinimi de duymamıştık herhalde. Nasıl olsa öğrenecektik. Ve ben ilk başta bunu Zeynep olarak algılayacaktım. 'Yalnız sonu b ile' diye uyardığındaysa önümüzdeki senelerde ona 'Zeynebim' derken adını bozmayacak olmaktan büyük sevinç duyacaktım."

Kitabı okuyanlar 418 okur

  • Selma Sevilgen
  • Olric
  • Özlem  Tosun
  • Cansum
  • 1katun
  • altay
  • Ayseimran
  • Rümeysa Yılmaz
  • İlknur topkaya
  • Damla Nur Yilmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%23.4
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%20.8
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%2.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.9
Erkek
%8.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.6 (24)
9
%16.6 (24)
8
%20 (29)
7
%18.6 (27)
6
%13.8 (20)
5
%6.9 (10)
4
%2.1 (3)
3
%4.8 (7)
2
%0
1
%0.7 (1)

Kitabın sıralamaları