Adı:
Simru
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053112310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Nereden çıktın yine karşıma?

Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor.

Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. Umarım beni anlıyorsundur. Keşke biraz düşünebilseydin. Düşünmediğin için şimdi kalbin acıyor biliyor musun? Beynin düşünemediği her şeyin cezasını kalp çeker. Düşünmek beyni acıtmaz ama düşünmemek kalbi yorar.

Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.

Bana gelince… İyiyim ben. Aşkta özgürlüğün tutsaklıkla başladığını ve aynı zamanda da hayatta aşktan daha önemli şeyler olduğunu öğrendim. Mesela insan olmak…
256 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10
Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.
256 syf.
Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.
Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.
256 syf.
·2 günde·4/10
Son dönemin okunan ve sevilen yazarlarından Kahraman Tazeoğlu'nun son kitabı Simru, yazarın okuduğum ilk kitabı oldu.
Günümüz yazarlarını çok tercih etmiyorum; çünkü son yıllarda edebiyatın, daha ticari amaçla kullanıldığı kanaatindeyim. “Popüler” yazarları takip etmeye çalışıyorum; ama yazarlarımızı seçtiği konular ve tarzlarıyla alakalı ağır eleştirmeye hakkımız olduğunu da düşünmüyorum. Arz – talep meselesi çoğu konuda olduğu gibi bu alanda da devreye giriyor. Kendini okutabilen yazar, bir nevi başarılıdır aslında. Misalen Dostoyevski de şu zamanda Türkiye'de yaşamış olsaydı; başarılı olmak için "günümüzün çok okunan yazarları" gibi yazardı belki de. Şiirsel üslupla hazin bir aşk romanı, liseli bir aşığın hızlı aşk yaşamı veya bir gencin aldatılmasını hikaye eden bir kitaba imza atardı sanırım… “Çok okunan” veya “kitabı çok satan” yazarların mesleğinde başarılı bir yazar olduğu kanaatindeyim. Fakat başarılı bir edebiyatçı, güçlü kalemi olan bir yazar olup olmadıklarına, ben karar verecek mertebede değilim. Bahsettiğim şekilde olduğunu düşündüğüm Kahraman Tazeoğlu’nun eserini okuma merakında da olmadım. Tesadüfen elime geçen Simru kitabıyla da farklı bir sevilen yazarımızı daha okumuş oldum. Sanırım kitapla ilgili “inceleme” kategorisine girebilecek nitelikte görüşlerimi belirtmeye çalışacağım.
Kitapla ilgili bir dış özelliği söyleyerek başlayayım. Kitap “Simru” isimli romandan ve “Başka Bir Külkedisi Masalı” isimli bir hikayeden oluşuyor. Fakat bu, ne kitap kapağında; ne de içindekiler bölümünde veya alt başlıklarda yer alıyor. Kitap sayfa sayısı 256 ve ben 200. sayfaya yaklaşırken “romanda ileride ne olacak acaba” merakının içindeydim. Ama o da ne? Roman bir anda bitiverdi. “Başka Bir Külkedisi Masalı” başladı. Bu özellik bence kitap kapağında belirtilmeliydi. Okur olarak tek bir roman beklerken içinden “bonus masal” çıktı. Bu okuyucuya yapılmış bir sürpriz, hediye mi; yoksa sayfa sayısını arttırmak amacıyla yapılan bir ticari hile mi, bilemiyorum. Ama beni rahatsız ettiğini kesinlikle söylemeliyim. Siz de okurken “roman daha devam edecek” yanılgısına girmeyin diye uyarıyorum: Simru adlı roman, 192. Sayfada bitiyor. 195. Sayfa itibariyle “Simru” romanından bağımsız “Başka Bir Külkedisi Masalı” isimli ekleme hikaye başlıyor.

*Bu bölümden sonra yazacaklarım, kitabın içeriğiyle ilgili olacağından ve az da olsa konunun ilerleyen kısımlarıyla veya sonuyla ilgili bilgi vereceğimi belirtip, kitabı okumayı düşünenleri uyararak devam edeyim yazıma. *

Kitap, beklentimin üstünde edebi bir dille başladı. Zaten şair olan Kahraman Tazeoğlu’nun romanda da şiirsel dili kullanışı bence çok başarılı. Kitabın ilk sayfalarından itibaren beğendiğim cümleler, paylaştığım alıntılar oldu. Simru’nun kaleminden yazılan bir mektupla başlıyor roman. Simru, aşk acısını, ayrılığı ve hatta hayatı çok güzel anlatıyor. Ben de bu mektuptan sonra öyle bir Simru karakteri bekliyorum ki; romanla ilgili çıtayı yükseltiyorum. Ama maalesef hayal kırıklığı yaşıyorum! Bu kadar afili bir aşk mektubu yazan Simru, içi bomboş bir genç kız çıkıyor. Yani o mektubu Simru’nun yazmadığı çok bariz. Bu mektubu Kahraman Tazeoğlu yazmış diyorsunuz açıkça. Simru, kolları kaslı, karnı güçlü, omuzları sağlam; ama bacakları cılız bir güreşçi gibi kalıyor bir anda gözümde. Bu mektubu yazan birisinin çok bilgili, kültürlü, ileri görüşlü bir genç kız olduğunu düşünüyorum. Ama bizim Simru, âşık olduğu kişiyi bile, tanımadığı birisinin kendisine söylemesiyle anlıyor. Bu karakter yani “Ceyhun”, ne Simru’yu ne de ilişki yaşadığı “Ali”yi tanıyor. Ama Simru’ya diyor ki: “Sen Ali’ye aşıksın.” Simru da koşa koşa Ali’ye gidip diyor ki “Ben sana aşıkmışım” Bunu yazarın başarısız bir karakter sunması olarak yorumluyorum. Bu durumla alakalı daha fazla yorum yapmıyorum.
Yazar şu anki gençlerimizin konuşma tarzını, yaşayış şekillerini, üsluplarını iyi analiz etmiş. Özellikle “Hakan” karakteri, bana göre kitaptaki tek başarılı ve gerçekçi karakter. Pejmürde yaşantısı, kullandığı kelimeler, bilgisayar ve teknoloji bağımlılığıyla iyi analiz edilmiş bir tip. Yazarın başarısı da gençleri iyi incelemesinden geliyor sanırım. Tabi nazımdaki başarısını da yabana atmamak lazım.
Gelelim ikinci hikâyemiz “Başka Bir Külkedisi Masalı”na. Bu ekleme masal, “aldatılmak” alt zemininde, lösemili bir çocuğun yakınlarının yaşadıklarını anlatıyor. Yani birinci konu tutmazsa ikincisi kesin tutar zihniyetinde yazılan, tamamen ticari amaçla eklendiğini düşündüğüm bir hikaye. Keşke hiç eklenmeseydi, başka bir eserde buna yer verilseydi.
Sonuç olarak şiir dili güçlü olan yazarımızın eserini beğenmediğimi söyleyemem, beğendiğim yanları oldu; fakat çok fazla beğendiğimi de söyleyemem. Elbette Kahraman Tazeoğlu, daha başarılı eserler verebilecek kapasitede bir yazar bence. Arz – talep meselesi zemininde mi yazıyor; bilemem, çünkü farklı bir eserini okumuş değilim. Ama başarılı bir yazar bazen “toplum için sanat” yapabilmeli, evet. Ama öncelikle inandığını yazmalı.
Yazdıklarımız, bize başarı getirebilir, maddi kazanç sağlayabilir. Yürekten dökülen sözcüklerin ise maddi kazancı olmasa da manevi kazancı hep var olur. Yazarlarımızın maddi dertten ziyade edebi derdi temel alarak yazmasını temenni ediyorum.
256 syf.
·9 günde·9/10
Aşkta gurur yoktur diyeceksin. Haklısın. Ben de senin gibi düşünüyorum ama vakti zamanında gururumu kıran birine geri dönecek kadar da gurursuz değilim...OKUNMALI...
Bakmaya kıyamadığına kıyabiliyormuş insan. Sen aşkın tam da o noktada bitmeye başladığını fark ediyorsun ama bilmiyorsun,aşk bitmez, kendine yakıştıramadığını terk eder. Gitmekle kalmak arasında düşünüp dururken anlıyorsun, gitmek değil, kalmak aceleye gelmez bazen...syf:157
256 syf.
·2 günde·7/10
Kahraman Tazeoğlundan eski Türk filimleri tadında kahraman itfaiyecilere adanmış bir kitap.Okumayı düşünenlerin sıkılmadan ve çabuk bitirebilecekleri bir kitap.
256 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten özel ve birbirinden farklı iki hikayeyi romanda bir araya getirmeyi başarmış Kahraman Tazeoğlu.Yıl içinde kitap fuarında aldığım,vaktim olmadığından yaz için okumayı düşündüğüm bu imzalı kitabın yazarına çokça teşekkür ederim.Diğer bazı yazarların romanlarındaki sıradanlıktan uzak kalmayı ve okurdaki kalbe dokunmayı başarmış bu eserinde.
Okumaya başlarken hemen bitireyim dediğim ama bitirdikten sonra da bitmeseydi diye düşündüğüm harika bir roman oldu.Aynı zamanda uzun zamandır okuyamadığım romanlara bir teselli oldu benim için.
256 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bazen bir yara öldürmez ama bütün hayatı elinden alır...
Kaybettiğimiz halde bir gün döneceğine inandığımız insanlar vardır.Ansızın kalbimize misafir oluveren ve hiç ummadığımız anda içimizden çıkıp giden...İşte bu yüzden sevmek bize kaybetmeyi de öğretir.Biz yolcu etmiş olmasak bile onlar bizim gidenleriniz dir. Sen de öylesin benim için. Sevmeyi seninle öğrenmiştim ben.Senden önceki hayatım sevdiğimi zannettiklerimle doluymuş.
256 syf.
·Beğendi·10/10
Kahraman Tazeoğlu nun en iyileri arasında tek seferde okumuştum sürükleyici ve anlamlı merak uyandıran ve kendini okutturan hikayesi anlamlı aşk kitabı
256 syf.
·10/10
Nerden çıktın yine karşıma? Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi döndün? Artık benim için sen bir farketmezsin. Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürdüğün gerçeğini değiştirmiyor.

İhanetin bahanesi yoktur..
256 syf.
·Beğendi·6/10
Açıkçası başlarken günümüz gençlik romanları gibi düşünüp ön yargılı başlamıştım. Evet ama farklılıklar var.
Kitap iki hikâyeden oluşuyor. Okurken böyle olmasına şaşırdım çünkü kitabın iki hikâyeden oluştuğu kapakta falan yazmıyor.
İlk hikayede bir aşk anlatılıyor. Ama aşkın yanında başka konularda var. Tabi bu sizin nasıl okuduğunuza bağlı. Yani kitabı öylesine okuyor havasıyla okursanız sadece aşkı görürsünüz. Ama kitaba ön yargılı değilde daha objektif bakarsanız ders alabileceğiniz yerler de var. Burda özet çıkartmıyoruz o yüzden içeriğinden çok bahsetmeyeceğim. Kitabı okurken takıldığım yerler oldu. Belki sizlerin de okurken burası böyle olmasaymış mantıksız olmuş diyeceğiniz yerler olabilir.
İkinci hikaye hasta bir kız çocuğunu konu almış. Bu hikayenin kitaba konulmasını beğenenler de olmuş beğenmeyenlerde. Ama bu beğenmeyenlerde bazıları bu durumu yargılamış. Kimseyi tanımadan ve neyi ne amaçla yaptığını bilmeden konuşmayı tercih etmem o yüzden bu konuda yorum yapmayacağım. Yazarın kendi kararı. Fakat hikayenin olmasının bir yandan iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü hem şükür etmek için bir sebep daha buluyoruz hem de farkındalık kazanıp biraz daha duyarlı oluyoruz diye düşünüyorum.
Okunabilir bir kitap ama tabi ki dünya klasikleriyle bir tutulamaz. Usta yazarların kitaplarıyla yan yana koymak olmaz. Okurken veya satın alırken bunları düşünerek almanızı tavsiye ederim.
Kaybettiğimiz halde bir gün döneceğine inandığımız insanlar vardır. Ansızın kalbimize misafir oluveren ve hiç ummadığımız bir anda içimizden çıkıp giden... İşte bu yüzden sevmek bize kaybetmeyi de öğretir. Bizi yolcu etmiş olmasak bile onlar bizim gidenlerimizdir...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Simru
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053112310
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Nereden çıktın yine karşıma?

Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor.

Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. Umarım beni anlıyorsundur. Keşke biraz düşünebilseydin. Düşünmediğin için şimdi kalbin acıyor biliyor musun? Beynin düşünemediği her şeyin cezasını kalp çeker. Düşünmek beyni acıtmaz ama düşünmemek kalbi yorar.

Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.

Bana gelince… İyiyim ben. Aşkta özgürlüğün tutsaklıkla başladığını ve aynı zamanda da hayatta aşktan daha önemli şeyler olduğunu öğrendim. Mesela insan olmak…

Kitabı okuyanlar 914 okur

  • Neşe Özen
  • Aslı Güngörmez
  • Emre Dursun
  • Simge Atasoy
  • Tugba norman
  • Çağrı Önal
  • Arif Karadurakoğlu
  • Mona Roza
  • Barış Taş
  • Süleyman Can Koca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.7
14-17 Yaş
%28
18-24 Yaş
%16
25-34 Yaş
%8
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%9.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.2
Erkek
%22.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.1 (101)
9
%11.5 (29)
8
%15.1 (38)
7
%11.5 (29)
6
%9.1 (23)
5
%3.2 (8)
4
%3.2 (8)
3
%1.6 (4)
2
%1.6 (4)
1
%3.2 (8)

Kitabın sıralamaları