Havinghurst

Havinghurst
@Havinhazir
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
lisans
Mardin - Van
24 Aralık
148 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı

Havinghurst

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
2026 13. kitabı
Semih Gümüş
7.9/10 · 46 okunma
7/10
·318 syf.··
2026 12. kitabı
Yaşar Kemal'in Bir Ada Hikâyesi üçlemesinin ilk romanıdır. Eser, Kurtuluş Savaşı sonrasında yaşanan mübadele sürecini ve bu süreçte göçe zorlanan insanların yaşadıkları travmaları konu edinir. Yazar, sade, yalın ve anlaşılır bir dil kullanarak göçün bireyler üzerindeki etkilerini başarılı bir şekilde yansıtır. Roman, yalnızca fiziksel bir yer değiştirmeyi değil, aynı zamanda insanların yaşadığı psikolojik yıkımı da gözler önüne serer. Göç sonrasında ortaya çıkan yalnızlık, yabancılaşma, aidiyet kaybı ve geçmişe duyulan özlem eserin temel temaları arasında yer alır. İnsanların doğup büyüdükleri, anılarıyla bütünleşen toprakları terk etmek zorunda kalmalarının ne kadar ağır bir deneyim olduğu roman boyunca hissedilir. Okuma sürecinde özellikle bu yön dikkat çekmekte ve göçün insan ruhunda açtığı derin yaralar daha belirgin şekilde görülmektedir. Eserde öne çıkan karakterlerden Vasili ve Poyraz Musa'nın yaşamları, göçün farklı boyutlarını anlamaya yardımcı olur. Romanın sonunda gelişen dostlukları, savaşın ve çatışmaların ötesinde insanlığın ortak değerlerini ortaya koyar. Özellikle Vasili'nin aslında hiçbir zaman Poyraz Musa'yı öldürmek istememesi ve kendisine sürekli gerekçeler bulması, karakterin iç çatışmalarını ve insani yönünü göstermesi bakımından önemlidir. Sonuç olarak roman, mübadele göçünün bireyler üzerindeki etkilerini güçlü bir şekilde ele alan, göç, bellek, aidiyet ve kimlik meselelerini başarılı biçimde işleyen etkileyici bir eserdir.
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Puan vermedi·195 syf.··
2026 11. kitabı
Bekir Yıldız’ın 1966’da yayımlanan ilk romanı Türkler Almanya’da, Türk edebiyatında göç literatürünün gerçekten öncü ve en samimi eserlerinden biri. Yazarın kendi Almanya deneyiminden (1962-1966)
Türkler Almanya'daBekir Yıldız · Everest Yayınları · 201239 okunma
“Hele kadın mevzusunda Türkiye'den ne kadar ümitliydim. Alman kadınını elde tutabilmek ne kadar zordur. Onlar her zaman bencil ve şımarıktırlar. Verdiğin ve formda oldugun müddetçe sana sadıktırlar. Halbuki Türkiye'de kadınlar kocalarına sadık oluyorlar. Bu husus beni düşündürmüş ve idealim olan kadını Türkiye'de bulabileceğimi sanmıştım. Fakat bunda da aldandığımı, bu son gelişimde anladım. Çünkü körü körüne sadık kalan kadınların toplumunda, erkeklerin, karılarından yana korkuları olmadığı için erkek kendisini saıveriyor. Böylece toplumun tekâmülü gecikiyor. Almanya'da erkek formda olmaya mecburdur, çünkü karısının sadakati buna bağlıdır. Mesela ben bir Türk kızıyla evlensem, muhakkak o bana sadık olacaktır. Fakat ben bu sadakatten emin olduğumdan, bugünkü durumumdan bir adım ileriye gidemem. Mesela bir Alman sevgilim vardı, iki kilo fazlam var diye beni bırakmak istemişti. Bu iki kiloyu verinceye kadar neler çektim, Şark erkeklerinin ekserisinin göbekli oluşu, belki de karılarının sadakatinden emin olduklarından ileri geliyor.”
Sayfa 149 - Everest yayınları·Kitabı okudu