Adı:
Bukre
Alt başlık:
Bazı Aşklar Aşka İhanettir
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786054771738
Kitabın türü:
Yayınevi:
Destek Yayınları
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. 

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. 

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
(Tanıtım Bülteninden)
Nerden nereye!!!

“Kahraman Tazeoğlu” kendi deyimimle “ergen tripli kız yazarı…” Onun yazdığı bir kitap… Aldım elime okumaya başladım. Daha ilk sayfadan saçma sapan aşk cümleleri… Öyle abartı öyle sıradan öyle pespaye ki aşkın hiçbir duygusunu size yaşatamıyor. Okudukça nefesim daralıyor. Biraz sayfa geçtikten sonra öyle saçma sapan cümlelerden midemin bulandığını hissediyorum. İçimden kitabı yarıda bırakmak geliyor. Ama kötü bir özelliğim var: “Bir kere bir kitabı okumaya başladım mı kesinlikle okumadan bitiremem. Bitirmek için çabalıyorum, ya diyorum kendi kendime: “Eğer ben bu kitabı bitirirsem kendime ödül vermeyelim.” Ne ödülü? Bu saçmalığa kitabın sonuna kadar katlanmak çok devasa bir sabır ister çünkü. Bende kendime devasa sabır ödülü vereceğim. Neyse ortalara doğru biraz açılıyor kitap. Hafif okuyası geliyor insanın, sonra yine bayıyor. Ya bir kitap bu kadar mı basit olur? Hadi bu kadar basit olurda neden bu kadar satılır?

Yazar sadece şunu yapmış çok basit bir olay örgüsü bulmuş. Genç bir kız Bukre bir adama âşık olur, adam sonra albüm çıkarır. Şöhret olur. En sonda Bukre’yi aldatır. Tabi Bukre’nin de çok samimi bir arkadaşı vardır. Bukre de onunla evlenir. Yazarın tek amacı herhalde bu olay örgüsüne aşk cümleleri sığdırmak olmuş. Gerçekten de kitap tamamen böyle doldurulmuş. Bir olay bulunmuş kitabın çeyreğinin çeyreği olay örgüsü kaplamış, geri kalanı ise “facebookluk” aşk sözleri. Ne diyelim facebookluk bir kitap deyip geçmek lazım ama bazı yerlere değinmem gerekiyor.

Öncelikle kitabın başkahramanı Bukre. Kitapta Bukre sürekli aldatılan kız. Acısı her zaman kutsanan kız. Kitabın cinsiyete göre okunma oranına baktım. Yüzde 85 kızlar okurken yüzde 15 erkeler okumuş. Yaş oranına göre de 14 yaş ile 24 yaş arası okuyucu kitlesinin yarısını oluşturuyor. Yani kitabın genel okuyucu kitlesi genç kızlar. Muhtemelen birçoğu Bukre gibi aldatılan kızlar. Kitaptaki acıyla beraber kendi acıları ile duygudaşlık kurdular. Bu şekilde kitapta kendilerini buldular. Fakat ortada bir sorun var: Bukre denen kızımız kitabın başında sevgilisi olan bir genç kız. ( Muhtemelen liseden yeni mezun olmuş, üniversiteye hazırlanan bir genç arkadaş.) Kitap başladığı gibi sevgilisi kendisini aldatıyor. Hemen akabinde de sevgilisinden ayrılıyor. Daha iki sayfa geçiyorsunuz. Bukre hanım karşısına çıkan ilk erkeğe âşık oluyor. Oysa kitabın başında Bukre’nin acısı ve sadakati o kadar kutsanmış ki. Hâlbuki daha bir gün bile geçmeden başka birine âşık olacak kalp taşıyor. Allah’ta karşına onun gibi birini çıkarıyor. Bu yeni bulduğu kişi de onu aldatıyor. (Tabi Bukre yine aşk acısı çekiyor. Sevgilisinden ayrılıp bir gün sonra yeni sevgili bulunca, o sevgiliden ne bekliyor acaba? ) Sonra aradan yıllar geçiyor. Bukre bütün gençliğini böyle insanlarla heba ediyor. En son da ona yıllarca iyiliği dokunan yakın arkadaşı ile yaşlanınca evleniyor. Genelde herkes gibi yapıyor. Namuslu insanı en son evlenmeye bırakıyor. Ama kitapta böyle oluyor da gerçek hayatta pek öyle olmuyor. Bütün ömrünü namussuz kişilerle heba ederken Allah daha sonra karşına namuslu birini çıkarmıyor. Namuslu sevince namuslu seviliyorsun... Oda tek aşkını beklemekle eş ruhunu bulmakla oluyor. Maalesef günümüzdeki gençliğimizin durumu bu. Sürekli yeni sevgili bulup sonra aşk acısı yaşamak. İnsan ömründe kaç defa âşık olur ki? Böyle bir aşk hikâyesinin ülkemizdeki lise gençliği tarafından baya okunması üstüne üstlük bir de Bukre denen şahsın kızların kahramanı olması. Geleceğimiz acısından beni düşündürüyor.

Başka bir problem ise bu kadar köklü bir edebi geleneğe sahipken, hangi ara böyle saçma sapan aşk sözlerinin kutsandığı bir döneme geldik. Yani merak ediyorum hangi ara
“mende mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık menem, mecnun’un ancak adı var.”
“Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır”
Gibi dizlerden hangi ara
“MÜSAİT BİR AŞKTA GÜLECEK VAR”
“Eğer bir intikamsa bu, evet! Seni gözlerimden siliyorum...”
Gibi sözlere geldik. Haliyle sözleri böyle pespaye olan aşkların kendisi de pespaye oldu.

Dedik ya nerden nereye!!!
Bu tarz kitaplara karşı önyargım vardı. Kitapçıda biraz açıp okumayı denedim sayfanın sonunu getiremedim, birkaç sayfa atlayıp aralardan denedim olmadı. Böylece önyargım bir level atlayarak normal yargı seviyesine yükseldi. Aşk dedikodu vs... Hep aynı şeyler...
Bir kere aşk burada anlatılan gibi değil ki.
Gençler gerçek aşkı tanımaya fırsat bulamadan böyle kitaplarla ömür çürütüyorlar. Bukre, Sabah uykusu, Ahmet Batman Soğuk kahve vs...
Anca feysbukta söz paylaşmaya ve bir fotoğrafını çekip sevgiliye mesaj göndermeye yarar.
Bence zaman kaybı. Bence!

Benzer kitaplar

Bir arkaşımın tavsiyesi üzerine almıştım. Aslında merakta etmiştim yeni çıkan bir kitabın neden çok satılanlar listesine girdiğini. Sonuç; maddi ve zaman israfı. Kitap edebi yanı olmayan, tamamen süslü aşk cümleleri üzerine kurulmuş. Zaten yazarıda sosyal medya üzerinden şişirilmiş birkaç yazardan biri bence. Emeğe saygı duyuyorum elbette. Ama okumaya değmez...
Kitabın ilk çıktığı zamanı hatırlıyorum da herkes nasıl heyecan dolu nasıl meraklıydı.Okudukca mideniz bulanıyor inanın insan nerdeen nereye demekten alamıyor kendini klasikleşmiş aşk sözleri bir kaç kafiye ve sonu başından belli olan bir aşk (!) hikayesi buyrun efendim tripli ergenler tarafından çok tutulacak, yok satacak kitabınız hazır...Birileri bir şeyler diyo şöyle yazarsan bu kitap tutar bunu herkes sever gibi sonra aptal yerine konuluyoruz ve burda durmuş bunu konuşuyoruz.
Üzerimizdeki bu cahiliyet arapça bilmediğimiz için tütün kağıtları üzerindeki yazıyı görünce onu ayet sanıp öpüp başımıza koymamıza benziyor.
Kitapta sadece bukre'nin hikeyesini okudum.Diğer kısa hikayeleri hep atladım.Başta okumam diyordum,sonra ablam bana imzalı kitabını almak için çok uğraştığını söyleyince okudum.Bukre'nin hikayesini beğendim,duygulandım fakat sanki hayatta aşktan başka bir sey yokmuş gibi yaşıyor ki insan samimiyet kuramıyor bukre ile.Yine de çerez olarak çok uygun bir kitap hemen okuyup raflara kaldırılacak türden.Herkes sosyal medyada şu kadar saatte bitirdim ya da kahve ile fotoğrafını çekip paylaşınca okuduktan sonra üzüldüm.'İnsanlar neden sadece böyle kitapları okuyor?' 'Neden diğer edebi,ders alınacak kitapları paylaşmıyor?'diye aklımdan bir sürü soru geçti.
Ben bu kitap için sanırım yaşlıyım. Tam bir ergen genç kız kitabı. Basit bir aşk, süslü sözlerle iç yakan can acıtan bir hikayeye dönüştürülmek istenmiş ama ben o hissi alamadım. Neden bu kadar meşhur olduğunu da anlamadım.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve başka bir kitabını da okumayı düşünmüyorum. Klasik bir aşk hikayesi. Çok sıradan ve basit bir dille yazılmış . Bu kitabı okumak vakit kaybı, tavsiye etmiyorum.
Bu kitabı okuduktan sonra bir daha Kahraman Tazeoğlu filan okumadım. Zaten bu adamda ne buluyorlar, cidden anlamıyorum. Yahu bu kitap bittiğinde en yakın arkadaşlarımdan bile şüphe eder hale gelmiştim. Bana göre bu kitaplar özenti kitaplardan başka bir şey değil. Ayrıca aşk öyle basit ve öyle kolayca bulunabilir bir şey haline getirilmiş ki okurken midem kalkmıştı. Siz siz olun bu kitabı okumayın.
Keşke insanlar birbirini kandırmasa keşke aşk bu kadar zor ve sürükleyici olmasa. Ama insan gerçekten aşkın etkisiyle asla dememeli tutamayacağı sözler vermemeli. Çünkü sonra hep kalan üzülür
Yine bir Kahraman Tazeoğlu yine bir serüven, her ne kadar bu ünlü yazarı platonik, ergen falan bulmuşlarsa aksine ben çok sevdim. Gerek sözleri gerek anlatımı kısacası kitaptaki her şeyi çok beğendim. Bir kadın nasıl aldanılır ve sonunda en yakın arkadaşıyla evlenir. Bukre' nın hikayesi bende etki yarattı okurken sanki kitabın içindeyim de Kahraman Tazeoğlu anlatıyor . Bakın hal Kahraman Tazeoğlu diyorum. Her ne kadar ondan ve sözlerinden nefret etseniz de bir şey değişmicek . Hep benim için ünlü bir yazar. Çok satanlar listesinde hala yer alıyor. Demek ki kitapları akılıcaymış. Okumanızı sonuna kadar isterim. Tabiki kimse sizi okumayın ergen tipli bir yazar demese ben böyle anladım. Kahraman Tazeoğlu okunmaya değersin daha senin kitaplarını okuyacam...
İçine sığamadığımız hayallerimiz vardır. Oysa ki küçüklüğümüzdür o hayalleri büyüten.Kendi yarattığımıza kendimizi sığdıramayız. Yıkılır hayaller, yerine daha kücükleri inşa edilir. Ama yıkılan bir aşk, geride öyle acılar bırakır ki tek bir tuğlasini uzanıp koyamazsınız yerine. İzler vardır geride ve izler hatırladiğin kadar derindir.
Aşkın ille de acı çekmeden bulunmayacağı mesajını veren bir roman. Çevresinden soyutlanmış ve depresyonda olan tipik bir genç kız örneği.
Kahraman Tazeoğlu tüm romanlarında olduğu gibi Bukre kitabında da iyi bir edebi dil kullanmiş kabul. Romanda sitem, tutku, arzu, aşk, sevki, hayalkırıklığı vs gibi ilişkilerin içinde olan her türlü duyguyu bulmak mümkün. Ama dediğim gibi tipik bir melankolik kız türü. Ortaokul ve lise çağı kızların bayilacagi bir kitap olabilir.
Eğer silemeyeceksen geçmişimin tozlu raflarına üfleme. Sonra sen gidiyorsun, ben boğuluyorum o tozların içinde.
"Bazen içindeki ağlamaları gizlemek için, yüzünde sahte gülüşler taşır insan."
Giden bir kere gider ama çok sevmişsen eğer, sen o gidişi her hatırladığında yeniden terk edilirsin.
"Aldatılan, terk edilen birinin önce acısı mı yoksa yalnızlığı mı fark edilir ? "
çünkü ağlamak, dudakların diyemediğini gözyaşlarına söyletmekti; akardı sustukların gözünden...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bukre
Alt başlık:
Bazı Aşklar Aşka İhanettir
Baskı tarihi:
Eylül 2013
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9786054771738
Kitabın türü:
Yayınevi:
Destek Yayınları
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. 

Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. 

Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5.084 okur

  • .
  • Havva Nur Cevher
  • Ömer Kamalak
  • Yuva
  • Şefika Bayram Geyik
  • BEŞİRE
  • ÖMER ALİ YILDIZ
  • Ayşegül Ekiz
  • cansu arıkan
  • Şimal Zeynep GÜNDÜZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.6
14-17 Yaş
%17.7
18-24 Yaş
%29.6
25-34 Yaş
%19
35-44 Yaş
%12
45-54 Yaş
%6.8
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%84.1
Erkek
%15.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.8 (372)
9
%7.3 (106)
8
%10.9 (157)
7
%9.8 (141)
6
%8.4 (121)
5
%9.1 (132)
4
%7.6 (110)
3
%7.8 (113)
2
%4.8 (70)
1
%8.4 (122)

Kitabın sıralamaları