Kahraman Tazeoğlu’nun Bukre adlı kitabını okurken, bir okuyucu olarak en çok hissettiğim şey “duyguların yoğunluğu” oldu. Bu kitap, klasik bir aşk hikâyesinden çok daha fazlasını sunuyor; sevmenin, kaybetmenin ve en çok da içsel yalnızlığın nasıl insanı şekillendirdiğini gösteriyor.
Hikâye ilerledikçe karakterlerin yaşadığı duyguların abartılı olmadığını, aksine oldukça gerçek ve tanıdık olduğunu fark ediyorsun. Özellikle Bukre karakteri, kırılganlığı ve güçlü durmaya çalışma çabasıyla oldukça etkileyici. Okurken zaman zaman kendi duygularınla yüzleşiyorsun; bu da kitabı sadece bir hikâye olmaktan çıkarıp kişisel bir deneyime dönüştürüyor.
Yazarın dili oldukça akıcı ve şiirsel. Zaten Kahraman Tazeoğlu’nun şiir geçmişi, cümlelerinde açıkça hissediliyor. Altını çizmek isteyeceğiniz çok fazla cümle var. O kadar anlamlı ki çoğu sözü alıntı olarak paylaştım.
Kitabın en güçlü yanı, bıraktığı iz. Bitirdiğinizde sadece bir hikâyeyi değil, bir duyguyu da geride bırakıyorsunuz. Çünkü “Bukre”, daha çok hissetmeye ve düşünmeye yönelik bir eser.
Kısacası, “Bukre” kalbe dokunan, yer yer hüzünlendiren ama aynı zamanda insanın kendi iç dünyasına da ayna tutan bir kitap. Özellikle duygusal derinliği olan hikâyeleri sevenler için oldukça etkileyici bir okuma deneyimi sunuyor.
BukreKahraman Tazeoğlu
Yazarın, aldığım ilk ve son kitabı. Ergenlerin günlüğünü okuyor gibi hissettim kendimi bitmedi bir türlü bunalttı. Paranızı da, zamanınızı da boşa harcamayın derim.
Çocukluktan beri arkadaş olan Bukre ve Selim'in dostluğu güzel yansıtılmış kitapta ve galiba kitapta hoşuma giden tek nokta da orası oldu. Kitabın başında aşk acısı çeken Bukre'nin hayatına yeni birinin girmesi ve sonrasında yaşanılan olaylar anlatılıyor. Kitabın 176 sayfası bu ana hikayeden oluşurken geriye kalan sayfalar kısa kısa başka hikayeleri içeriyor. Açıkçası aşkın fazla abartıldığını düşünüyorum kitapta.. Bazı bölümleri okumadan geçtim. Ana hikayede zamanın hızlı ilerlemesi hoşuma gitti ama karakterlerin karşılıklı yazışma bölümleri gerçeklikten biraz uzak geldi bana.. "Bu kadar felsefik konuşmaları insanlar yazışırken birbirine söyler mi?" diye düşündürüyor. Aşk romanlarını sevenler bu kitabı da sevecektir, fakat arada sırada bu tarz kitaplar okuyanlar benim hissettiğim gibi oldukça abartılı, daha çok 15-18 yaş aralığına hitap eden bir kitap gibi dusuneceklerdir.
Kahraman Tazeoğlu daha önce okuduğum bir yazar değildi, bir tanışma olsun istedim malum kitaplar ateş pahadı iken indirimde dört kitabını aldım. Başlangıç kitabı olarakta bunu seçtim hadi hayırlısı dedim benim pek tarzım olmayan bir kitap yeşilçam tadında bir kitaptı aşk romanı sevenlere tavsiye ederim. Ama bana aşk cümleleri çok abartılı geldi. Kitaba geçeyim hemen umarım spoiler vermeden anlatabilirim Selim ve Bukre iki yakın arkadaş Selim platonik aşık, Bukre aşklarında aldatılan aşık. Selim her daim Bukreye destek tabi Bukrede selime. Aynı zamanda aile dostu ıkı ailenin çoçukları. Kitapta çok az bir otizme değilmiş ama kısacık keske bir toplumsal nokta yer verilseymiş dedim hatta değişmiş ken biraz otizden bahsedilebilirdi topluma okuyucuya en azından biraz daha duyar kazandırmak için. Onun dışında benim gözüme çarpan bir nokta yoktu malesef. Bir yerde kitap bitiyor. Kısa başlıklarla hayata aşka dair yazılar başlıyor. Sonra bambaşka bir hikaye başlıyor sonra burdaki karakter başka bir nokta ilk hikayeye dahil ediliyor ve kitap bitiyor değişik bir son oldu yani bu ıkı hikaye bölüm bölüm anlatılsaydı belki daha mı iyi olurdu dedim. Çok bana geçmedi ama dediğim gibi aşk romanı seven romantik okuyuculara tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim...
Benim düşünceme göre Bükre, duygusal yönü güçlü ama hikâye açısından biraz zayıf kalan bir roman. Kitap akıcı olduğu için hızlı okunuyor ve içinde etkileyici sözler var. Ancak bazı bölümlerde aynı duyguların tekrar edildiğini hissettim ve bu durum hikâyeyi biraz tekdüze hale getirdi.
Karakterlerin yaşadığı duygular anlatılıyor ama bu duyguların nedenleri çok derin işlenmemiş. Bu yüzden bazı yerlerde karakterlerle tam olarak bağ kurmak zor olabiliyor. Bana göre kitap daha çok alıntı cümleleriyle öne çıkıyor, Çok roman olarak görmedim.Liseli aşklar gibi aynı biri aldatıyor onu iki gün sonra bi başkasıyla karşılaşıyor birlikte oluyor o da aldatıyor.Aşk acısı falan çekiyor.En sonda yakın arkadası olan selimle yani onu herşeyiyle tanıyan bilen seven biriyle evleniyor.Çünkü umduğunu bulamıyor kimsede .En sonda Öylede olur ya zaten seni seveni değilde sevdiğin insanla beraber olmak istersin.O dan en sonda onu sevenle birlikte oluyor.Genelleme yapmıyorum ama bir çoğumuzun yaşadığı şeyler bunlar.Ama siz siz olun böyle şeyler yapmamaya çalışın.Önceliğiniz kendiniz olsun.Bişey olması gerekiyorsa zamanı gelince olur.Sevgili falan fistan yok diye oldurtmaya çalışmayın.Bi başkasını yara niyetine kullanmayın.
Sonuç olarak okunması kolay ve duygusal bir kitap olsa da edebi açıdan daha derin bir hikâye bekledimiştim.Ama. okunabilir.
Sanırım ilk ve son okuduğum kitabı olacak yazarın.
Bu kadar aşk acısı, melankoliklik bunalttı. Aşk acısı çeken liselilere hitap eder bir kitap. İçinde hikayelere dahil olmayan denememsi kısımların bazılarını atlamak zorunda kaldım çünkü gitmedi bende. Bazı cümleler tam isabetti ama kitabın tamamı sıktı.
Bukre başlıklı hikayenin sonunda Cem’e ne olduğu, Eyüp Sultan’da görüşüp görüşmediği muamma olarak kaldı. Yazarın hikayelerin sonuna varması çok ani ve kısa oluyor. Anlatmaktan sıkılmış da bırakmış gibi.
Ayrıca kitap editör tarafından hiç okunup düzenlenmemiş bence. Karşılıklı mail yazışmaları kaymış, diyaloglar birbirinin içine girmiş, karışmış. Hocaya ödev örneği verilirken bile daha düzenli getiriyor çocuklar ki siz ülke piyasasına bir kitap çıkarıyorsunuz. Biraz okura saygı lütfen!
Bukre kitabı gerçekten bir hayat hikayesini yansıtması ve anlatılması beni ciddi anlamda çok derinden etkiledi diye bilirim ve içinde duyulan hasret ve özlem bir kere daha aşka inandırdı ki aşka inanmayanlarıdan bir olarak bunu diyorum herkesin rafta bulundurması gerken bir kitap bece bukre
Kahraman Tazeoğlu
(Kendi inceleme defterime nasıl yazdıysam aynılarını buraya yazıyorum.)
! Spoiler sayılabilecek bölümler olabilir. !
Yine ve yine yazmakta en zorlandığım yerdeyim. Son zamanlarda ki bu kitap okuyamama işi beni epey zorluyor ama çabalıyorum. Kitap ''Bukre'' adlı bir kurgu ve yazarın mektup denilebilecek (denilebilecek diyorum çünkü ''Bukre'' bölümünde mail olarak da bu yazıları okudum) yazılarından oluşuyor. ''Fazıl''ı unutmamak gerek. Yani ben sadece ''Bukre'' hikayesini okuyacağımı sanır iken mektuplar, anılar, sitemler ve sona eklenmiş bir hikayeyi de okudum. (''Bukre'' zaten kurgu fakat diğerlerinin kurgu olup olmadığını kestiremedim.) Neyse onları okumak beni rahatsız etmedi, çünkü yazarın kalemi o kadar güzeldi ki okudukça okuyasım geldi.
Kitabın konusu: Aşktan yana yüzü gülmeyen Bukre'nin müzisyen olan Cem ile tanışmasıyla başlar zamanla şöhret olan Cem'in, Bukre ile olan ilişkilerinin değişmesini anlatıyor bu kitap. Aslında çok basit bir kurgu fakat yazar o basit kurguyu öyle güzel sözlerle süslemişti ki beni epey bi' etkiledi. Bu başkasını rahatsız edebilir ama beni etmedi. Beni rahatsız eden şey kitaptaki yazım hatalarıydı. Çok sinir bozucuydu. Bir de şu konuya değinmem gerek ki Bukre'nin bunca şeye rağmen gidip Cem'e evlenme teklif etmesi benim garibime gitti. Asla tasvip etmedim.
Kitapta sevip sevmediklerimi yazdım zaten ama karakter olarak Selim'i sevdim. Sonu beni şaşırttı fakat daha sonra düşününce gayet açık geldi bana. Bir de ''Bukre'' dışında ''Can Yaram'' ve ''Fazıl'' bölümlerine bayıldım.
•Sevdiğim Alıntılar
• Yazdıklarımda, çaresizliğinize çareler arıyorsunuz; oysa ben çaresizliğimi yazıyorum, siz onları çare sanıyorsunuz.
Spoiler içerir.
Markette uygun fiyata görünce aldığım bir kitaptı. Fırsat bulduğum zaman bir okuyayım dedim. Ama pembe yaz dizilerinden bir farkı yok. Klişeler silsilesi. Lise dönemlerinde okusaydım belki böyle düşünmezdim ama şu an zaman kaybından başka bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Aldatılan bir kız, yeni bir erkekle tanışıyor ve çok geçmeden o çocuk da kızımızı aldatıyor hem de yanlış hatırlamıyorsam kızın arkadaşıyla yapıyordu bunu. Sonrasında Bukre'nin yakın arkadaşı Selim'in, Bukre'ye aşık olduğunu görüyoruz. Bu kız Selim'in kendisine karşı bir şey hissettiğini bu zamana kadar fark etmiyor mu yani? Hadi fark etmedi diyelim. Kız, "A Selim bana aşıkmış hadi ben de ona aşık olayım," mı diyor? Nasıl evleniyor bunlar. Bilmiyorum bana garip geliyor aşık olmak, aşkı bulmak bu kadar kolay mı? Ve de bir kızla erkek arkadaş olamaz mı? İlla ki birinin diğerine bir şey mi hissetmesi gerekiyor? Ben gerçekten kız ve erkeklerin gerçekten dost olabildiği kitaplar okumak istiyorum.
Kitabın tek iyi yanı içinde bazı güzel sözler bulunduruyordu. Onun dışında konu çok sıradan ve sıkıcı. Sonunu tahmin etmek zor değildi. Sırf yarım bırakmamak adına okuyup bitirdim. Velhasıl kelam 18 yaşın üstündeyseniz okunmaz. Paranıza ve zamanınıza yazık.
Oldukça uzun bir aradan sonra romantik ve aşk konulu bir kitap okudum. Aynı zamanda ilk @kahramantazeoglu kitabımdı. Pek sevemedim açıkçası. Oldukça övülen bir yazar olunca ben de bir deneyeyim dedim. Dili sade ve kolay okunabiliyor. Fakat çok karamsar cümleler kullanılmış. Okurken ruhum daraldı. Kısacası bu tür kitaplar bana pek hitap etmiyor onu anladım.
Kahraman Tazeoğlu 1969 yılında dünyaya gelmiştir. İstanbul'da zor bir yaşam yaşamış büyük sıkıntılar geçirmiştir. 19 yaşında radyo programcılığı yapmaya başlamıştır.
Yaşamı boyunca farklı radyolarda programlar sunmuştur. Kadıköy FM'de yayın hayatına başlamış çalışmaktan en zevk aldığı Radyo 7 son radyo kanalı olmuştur. Burada hayran kitlesini iki katına çıkaran Tazeoğlu yazdığı kitapları bastırmaya başlamıştır.
Farklı mekan ve programlarda şiir dinletilerine katılmıştır. Kahraman Tazeoğlu günümüzde çok satan Bukre, Söz ve Kıyısızlar gibi kitapların yazarıdır.