Başka Ayrılık Ayrı, Aşk Bitişik Yazılır

6,9/10  (170 Oy) · 
877 okunma  · 
150 beğeni  · 
4.476 gösterim
Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. "Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim." der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, "çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan..." diyebildi sadece.

İşte gidiyordu. Bir daha hiç dönmeyecekti. Bir daha hiç olmayacaktı. Sadece bir "gitme" çıkabildi dudaklarımdan. Yüzüme baktı ve "artık sözlerin merheme yara olmaya başlamışsa, içimdeki seni sus, içindeki beni duy." dedi ve sırtındaki ceketimi bankın üzerine bırakarak yürümeye başladı. Son sözleri bunlar olmamalıydı! Arkasından "beni hiç almadığın hayatından böyle ucuz kovamazsın!" diye bağırdım. Geriye döndü ve "davet edilmediğin yerden kovulmazsın." dedi. Son sözüydü. Gitti...
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2010
  • Sayfa Sayısı:
    150
  • ISBN:
    9789944298964
  • Yayınevi:
    Destek Yayınları
  • Kitabın Türü:
EYUP TETİK 
 04 Tem 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 6/10 puan

yazarımızdan böyle bir eser beklemezdim çok kitabını okuduğum Kahraman Tazeoğlu bu eserinin ona ait olduğuna inanasım gelmedi zor bitirdim. Bu kitapta en çok hoşuma giden kısmı kısa kısa cümleler barındırması ve yazarın kitabın arasına serpiştirdiği şikillerdir. yinede diğer "aşk" konulu kitaplarına göre gayet iyi diyebilirim.

Beğendiğim şiirlerden biride şudur:
sustalı bir aşk seninki
sesinle çıplaklaşıp
suskunluğumla giyiniyorum
korunak sandığım tüm senlerde
içimde yoktan başka bir şey kalmadı

ruh ölünce cesedi beden taşıyor sırtında
iki büklüm acılarla
patlasam her yere acı sıçrayacak biliyorum
patlamamaya hazır bir bomba oluyorum

ben mi çok yorgundum sen mi çok dinç
bende mi eksikti
sen de mi fazlaydı sevinç
dilsizler yalan söyleyemez anladım
ya ben konuşamadım
ya sen sağırdın
her şeye rağmen bana öyle çok sığdın ki
içimde kimseye yer bırakmadın

bildiğin
ağaç misali toprağa bağlandıkça gökyüzüne uzamak
çelişkin
giden bir trende kalanların şarkısını haykırmak

hangi dil kendini kandırabilir ki
aşk bir suç değil mi
her defasında kendini ihbar edip yakalatan
ve en saf ihanet
kendi ihanetine kanan

senin gibiler
vakitsiz susan aşkı severler
seni bu kör kuyulardan salan neyin şarkısıysa
gözlerinin kahvesinden içtiğim de oydu
şimdi
aksilen her yanıma adını verdim
bu yüzden güzelim ben

dudağına düğümlediğin fırtınaları kopardın sonunda
bir bardak suda
ben ancı
sen soncu
sana dayanamadı bıçak
kemiğe dayandığı kadar

elbette unuturum sonunda
en fazla bir mevsim ağlarım
alışırım yalancı baharlara ama
ama yine de
biri beni kandırsın yokluğunda