Puan vermedi·116 syf.··
2025 5. kitabı
kitabı incelemeye başlamadan önce muazzez hanımın bilime olan katkısı için teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten de Sümer tarihinin özellikle Tevrat ile benzerlikleri çok dikkat çekici. fakat yazarın kitap boyunca Sümer tarihinin ilahi kitaplardaki benzerliklerine dair anekdotlarını çok zorlama bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. İslam dinine inanan biri olarak özellikle Kuran ile ilgili kısımları dikkatle okuyup o bölümler üzerine notlar aldım. Maalesef Tevrat ve İncil hakkındaki bilgilerim yeterli olmadığı için o kısımlarla ilgili analiz yapamayacağım. Şimdi dilerseniz kitapta Sümer tarihi ile İslam tarihi arasında paralellik olduğu yazan bölümleri inceleyelim: 1- Harut-Marut-Zühre olayı şimdi Bakara 102. ayette geçen ayeti aynen yazıyorum: " ve onlar Babilde Harut ve Marut isimli iki meleğe indirilmiş sihir öğrendiler. Halbuki o iki melek, 'Biz ancak bir fitneyiz(imtihan için gönderildik), sakın inkar etme' demedikçe hiç kimseye bir şey öğretmezlerdi" bu ayet üzerine çeşitli rivayetler ortaya atılıyor ki bu rivayetlerin çoğu da israiliyat kaynaklarından gelme. Rivayetlerden birini özetleyecek olursam; melekler insanların sürekli günah işlemesinden şikayet eder bunun üzerine Allah iki meleği (Harut ve Marut) insan şekline sokarak yeryüzüne gönderir. Bu melekler Zühre adında çok güzel bir kıza aşık olur. Hatta kitaptaki rivayete göre onunla yatmak isterler. Zühre onlardan Allahın ismini öğrenip göğe yükselmenin sırrını ister, onlar da öğretir. Zühre Allah'ın ismini söyleyip göğe yükselir ve Venüs yıldızına çevrilir. melekler ise cezalandırılır ve Babil'de baş aşağı şekilde asılı kalırlar. Rivayet bu şekilde. Şimdi kitapta geçen ve Sümer tarihindeki benzerliğe gelirsek; İnanna Sümer'in aşk ve bereket tanrıçası. Dumuzi (çoban tanrısı) ve Enkimdu (çiftçi tanrısı) İnanna'ya aşık olurlar. Aralarındaki çekişmeden sonra İnanna Dumuzi ile evlenir. olay bu ve az önceki rivayetle benzerlik olduğunu söylüyor yazar. Benzerliğin ana sebebi İnanna'nın Sümer tarihinde Venüs yıldızını simgelemesi, İnanna ve Zühre'nin de çok güzel olması ve her iki kadına da iki erkeğin aşık olması. Bana göre büyük bir benzerlik yok bu hikayelerde. Kaldı ki yazar yukarıda bahsettiğim Harut-Marut-Zühre rivayetinin tüm Kuran yorumlarında olduğunu, İslam yazarlarının da bunu tasdiklediğini yazıyor. Halbuki bu olay ne Kuranda geçiyor ne de sahih hadislerde. Hatta birçok islam alimi (örneğin Elmalılı Hamdi Yazır gibi) bu hikayeyi uydurma ya da sadece bir rivayet olarak görüyor.. Yani yazarın yazdığı gibi tüm Kuran yorumlarında böyle bir şey yok. 2- İbrahim peygamber- karısı Sare ve Firavun olayı Öncelikle bu olay Kuran'da geçmiyor. Hadislerden ve yine İsrailiyat kaynaklarından edinilen bilgiler var. Olay şöyle: Hz İbrahim ve eşi Sare kıtlık sebebiyle Mısır'a hicret ederler. O dönemin Firavunu, güzel kadınları sarayına aldırmaktadır. Sare'nin güzelliği dikkat çeker ve saraya götürülür. Hz. ibrahim, bu durumu öğrenince eşi için " kız kardeşimdir" der. çünkü hem eşini hem kendini korumak ister. Burada eşi olduğunu söylese direkt canına kıyılacak ve eşini Firavunun elinden kurtarma ihtimali kalmayacak. bu sebeple kız kardeşimdir diyor. Daha sonra Sare dua eder ve Firavunun ona yaklaşmasını Allah engeller. Kitapta ise bu olay öyle bir anlatılıyor ki sanki İbrahim peygamber isteyerek karısının Firavunla evlenmesine sebep olmuş gibi. Bu olayın Sümer tarihindeki benzerliğine gelecek olursak; yine İnanna, Dumuzi, Enkimdu olayı. Alakasız iki olay. Yine bu yorumu da fazla zorlama buldum. 3- Kuran'da Tanrının Hz. İsa'ya İncil'i öğrettiği yazıyor ama tarihsel olarak bu mümkün değil yazıyor kitapta. Mümkün. Çünkü Tanrının İsa'ya öğrettiği İncil ile bugünkü İncil (yazılı hale gelmiş 4 İncil Matta,Markos,Luka ve Yuhanna) aynı değil. Kuran'da bahsedilen İncil Allah'ın Hz. İsa'ya doğrudan vahyettiği kutsal kitaptır. Bu kitap günümüzdeki İncillerden farklıdır. Günümüzdeki İnciller Ms 65-110 arasında yani İsa'dan sonra kaleme alınmışlardır. Yani yazar bu konuda da zorlama yorumlar yapmış bana göre. 4- Hz. Lut'un kavminden erkeklere kendi öz kızlarını vermeye çalışması Olay şu ki: Hz. Lut'un kavmi eşcinsel münasebetler içerisinde bulunurlar. Bunun üzerine Allah elçilerini gönderir. elçiler erkek güzeli meleklerdir. Bunu gören kavimdeki erkekler bu meleklere ilgi gösterirler. Bunun üzerine Hud Suresinde de bahsedildiği üzere hz. Lut şöyle der: 'ey kavmim! işte bunlar benim kızlarım, sizin için daha temizdir. Allah'tan korkun, beni misafirlerime rezil etmeyin! içinizde aklı başında bir adam yok mu?'(Onlar:) 'senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını biliyorsun. Ne istediğimizi çok iyi biliyorsun' dediler. Bu ayet üzerine iki ana tefsir var. birincisinde gerçekten biyolojik olarak kızları olduğu ve peygamberin 'zina etmeyin evlenmek istiyorsanız kızlarım bile size helaldir' dediği ve bu anlamı taşıdığı şeklinde açıklanır. ikincisinde ise ayette mecazi anlamda toplumdaki kadınların Hz. Lut'un manevi kızları sayıldığından 'ümmetin kadınları' kastedilmiştir anlamını çıkarmaktadırlar. Ama kitapta öyle bir anlatılıyor ki sanki Hz. Lut öz kızlarını bu sapkınlara vermeye çalışmış gibi. özetle yorumları zorlama ve yanlı buldum. Daha bilimsel ve rasyonel bir bakış açısıyla yazılmasını tercih ederdim. gerçekten ön yargısız okumaya başladığım halde böyle basit zorlama yorumlar olduğu için kitaptan yeteri kadar zevk alamadım. yine de araştırmaya iten yönleri nedeniyle zevkli bir okuma oldu.
Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki KökeniMuazzez İlmiye Çığ · Kaynak Yayınları · 20065,3bin okunma
·
117 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.