·524 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2025 01:56 Orhan Pamuk romanlarına bayılıyorum. Çağdaş yazarlardan en sevdiğim yazarlar arasına çok net girebilecek olan Orhan Pamuk’un bu romanı da beni şaşırtmadı. Çok aman aman bir konusu olmamasına rağmen nasıl da kitabın içine çekebildi.
Kitapta Kemal’in hissettiği bütün takıntıları sanki ben de hissettim. Bir zamandan sonra o kadar normalleşmeye başladı ki az kalsın ben de sevgilimle herhangi bir yerde otururken herhangi bir şeyini çalacaktım.
Kitapta sonunda tam her şey yoluna girdi artık mutlu olacağız derkennnn o son ve müzenin kuruluşu can aldı. Sanki müzeyi kurana kadar Kemal’in hayattaki anlam arayışı Füsun iken Füsun’dan sonra yine Füsun’un anıları anlam arayışını çözümlendirmiş, onu hayata bağlamış. Böyle bir anlam kazanmamış olsaydı bu kadar takıntılı bir insanın Füsun’dan sonra intihar etmeyeceğini zannetmiyorum.
İşte burada da birine bağlı ya da birinden bağımsız hayatımızın anlamını bulmalıyız ki hayatımızı sürdürebilelim. Tabii ki de tercihen bu anlam bizimle ilgili, kimseye bağımlı olmayan bir anlam olsa daha iyi olur. Ancak bu her zaman mümkün olamayabilir. Orada da hayatımızın tek bir anlamı olmayacağını, farklı yerlere kendimiz için bölünebilmemiz gerektiğini unutmamamız gerekiyor.