·352 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2025 10:57 Bunaltıcı bir kitaptı. Çünkü mekan okuyucu bunalsın diye yaratılmıştı. Genç Wojnicz karakterinin, 1913 yılında verem hastalığından iyileşsin diye gönderildiği Prusya Göbersdorf'daki sanatoryum ve konukevi, çevresi olabildiğince kasvetli, korkutucu, tehditkar nitelikte tasarlanmış yazar tarafından. Yıllarca babasının güç beklentilerini karşılayamayan zayıf genç Woznij iyileşmek için bu dağ kasabasına geldikten gemen sonra tuhaf olaylar başlıyor. Sadece erkeklerden oluşan bir toplum gibi görünen bu kasabada kadınlar hakkında tek iyi söz duymayan genç, ( annesi onu doğururken ölmüş, babası bir daha evlenmemiş, babası ve amcası da annesi hakkında iyi konuşsalar da genelde kadinlar hakkında aşağılayıcı konuşuyorlar, onlardan uzak duruyorlar) ilk gün konukevinin sahibinin karısının cesediyle karşılaşıyor. Söylenene göre kadın kendini asmıştır. Böylece ölüm ilk günden Woznij'e sırıtmaya başlıyor. Bununla da kalmıyor, konukevinde tanıştığı ölmek üzere olan genç Thilo ve aslinda bir polis olan veremli Fromer burada her yıl veremli bir iki kişinin şüpheli şekilde öldüğünü, bunun tasarlandığını. kaçış olmadığını, dikkatli olması gerektiğini söylüyorlar. Zaten kırılgan bir yapısı olan Woznij dehşete düşüyor. Günlük yaşam sanki ölümü beklemek üzere dizayn edilmiş gibi bir his veriyor. Büyülü Dağ romanında ölümü bekleyen hastalar, bu kitapta sanatoryumda kalanların edebi kardeşleri yani. Iki kitap okuru benzer duygu durumuna sokuyor.
Mizojini, insan-doğa ilişkisi, ataerkil düzen, varoluşsal sıkıntı temalarının katman katman dokunduğu, metaforların kullanımı, mitoloji ve psikoloji bilgisinden yararlanan tekniğiyle çok başarılı bir roman. Ancak beni çok bunalttı, zar zor bitirdim. Bu Tokarczuk'u sevmeme engel değil.