Görbersdorf Tedavisine İlişkin Bir Gerilim Romanı

Empusyon

Olga Tokarczuk
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
352
Basım Tarihi:
Nisan 2024
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9786050848670
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Görme gözlerle ilgili bir konu değildir, diğer duyularla da görmemiz gerekir…
9/10
·352 syf.·
2024 80. kitabı
~~~İşte kural: Açıklanamayan şeyler unutulmalıdır. Güneş ışığı, görünür dünyanın işleyişini sürekli olarak düzenler. Yabancılık, gölgelerden bizi izler...~~~ 2018 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, ödül aldıktan sonra yazdığı ilk romanı Empusyon'la bir başka Nobelli yazar Thomas Mann'ın Büyülü Dağ'ına edebi bir selam gönderir. İki roman arasında birçok benzerlik bulunmaktadır. Her iki roman da I.Dünya Savaşı'nın öncesinde geçmektedir ve benzer yapıları vardır. Empusyon'un baş karakteri Mieczysław ile Büyülü Dağ'ın Hans'ı arasındaki görünürdeki benzerlikler vardır. İkisi de romanın başında bir kaplıca kasabasında başlarken; her ikisi de mühendislik okumuştur, erken yaşta annelerini kaybetmişler ve çekingen karakterdedirler. Kısacası Wojnicz, aslında Hans Castorp'un edebi bir ikizi gibi görünmektedir. Eylül 1913'te, tüberküloz hastası bir öğrenci olan Mieczysław, Batı Polonya'da bulunan bir sağlık tesisi olan Wilhelm Opitz'in Beyler Konukevi'ne gelir. Sakinleri her gün halüsinasyon yaratan yerel likörü içerek, para, statü takıntısına sahip ve savaş gibi büyük meselelerini tartışmak için yemek odasında toplanırlar. Demokrasi, şeytanlar ve kadınlar üzerine konuşmaları ve bu sırada misafirhane ve çevresinde rahatsız edici olaylar yaşanmasıyla, çevredeki dağlık bölgelerdeki şok edici olayların hikayeleri erkeklere ulaşır ve korku duygusu artar. Birisi ya da bir şey onları izliyor ve dünyalarına sızmaya çalışıyor gibi görünür. Mieczysław, hem kendi içindeki gerçekleri hem de ötesindeki kötü güçlerin gizemini çözmeye çalışırken, bir sonraki hedeflerini çoktan seçtiklerinin pek farkında olmadan devam ederler. Tokarczuk, özgün anlatısıyla kendi mesajlarını iletmek için Mann'ın Büyülü Dağ'ıyla ilgili temel temaları ve atmosferin benzerini Empusyon'da kullanarak yola
Külliyat Okumalarım
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 69. kitabı
Empusyon yazarın Nobel Ödülü’nü kazandıktan sonra yazdığı ilk eseridir. Çevirmen Neşe Taluy Yüce’nin ön sözde genişçe yer vererek açıkladığı üzere esere çatı olarak Büyülü Dağ hakimdir. Konu, olayın geçtiği yer, ana kahramanın özellikleri bakımından Büyülü Dağ ile neredeyse birebir aynıdır. Ancak yazar Büyülü Dağ’ın üzerine mitoloji, gerilim dolu bir atmosfer ve yoğun dozda bir feminizmi ekleyerek Empusyon eserini ortaya koymuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde dönemin vebası sayılan vereme yakalanmış bir gencin tedavi için Görbersdorf kasabasındaki sanatoryum işlevi gören bir erkek konuk evine yerleşmesini ve oradaki hastalarla konuşmalarını konu ediyor. Tabi bu sohbetler dönem atmosferine sosyal ve siyasal açıdan ışık olurken; sanat, hastalık, ölüm ve toplumsal cinsiyet rolleri gibi temaları da beraberinde işliyor. Mizojinist, yani kadın düşmanı görüşler neredeyse eserin tamamına hakim; ancak finalde kadınlar gereken cevabı net bir şekilde vererek özellikle eril anlatıdan ve -hatta- düzenden rahatsız olan okuru fazlasıyla mutlu ediyor. Eseri sevdim; ama madem Büyülü Dağ gibi bir kült eserimiz var, keşke bu kadar benzerlikler olmasaydı diye de düşünmeden edemedim. Evet gerilim, mitoloji, feminizm temalarıyla farklı bir boyuta taşınmış eser ama yine de çevirmen notunda belirtilen bu denli fazla benzerlikler olmasaydı okuma zevkim kat kat fazla olurdu eminim. Ve tabi ki Empusyon öncesi de Büyülü Dağ’ı okumamış olmam kendi okuma alışkanlıklarımca bir hataydı; ama telefisi de var:) şu anda Büyülü Dağ ile Alpler’e doğru yol aldım bile. Edebiyat dolu bir hafta olsun, mutlulukla #tavsiye #alıntılarım “Bir düzen kurulmayıncaya, kentler çağdaş hale getirilemeyinceye, köyler uygarlaştırılamayıncaya, cehalet ortadan kalkmayıncaya kadar sağlıklı bir toplum
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 39. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 18:55
Empusyon Kitap Yorumu Selaaaamm Ben ve dış çekim sevdam Edirne’de de bol bol çekim yaptığım için bol bol dış çekim fotoğrafım var. Bugün de onlardan biri ile sizlerleyim. Bugün sizlere kalemini gerçekten çok sevdiğim bir yazarın kitabı ile geldim: Empusyon. Aynı zamanda kitap 2018 Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen yazarın ödülden sonraki ilk kitabı. Peki neydi bu kadar güzel olan kısmı? Bence hem konusu hemde olay örgüsü. Geçeyim özete; Kitap özeti; Mieczystaw Wojnicz bir tüberküloz hastasıdır. Bu yüzden de Görbersdorf kasabasına tedavi amacıyla gider. Gittiği kasabada erkekler konuk evinde kalması gerekmektedir. Ancak kasaba da tuhaf şeyler yaşanmaktadır. Daha ilk andan konukevinin sahibinin karısı gizemli bir şekilde ölmüştür. Ayrıca kasabada bir sürü ölüm yaşanmakta ancak ortada ölü görülmemektir. Konuk evinde ise erkekler arasında kadınlar yerilmekte, kadın-erkek ilişkileri ele alınmaktadır. Wojnicz hem bu kasabanın gizemini çözmeye çalışmakta hemde geçmişte babasıyla ilgili sorunlarıyla yüzleşmektedir. Kitap yorumu; Empusyon anlamı sempozyumdan gelmekte. Kitap da anlatılan o gizem öyle güzel sizi sarıyor ki daha ilk sayfadan o gerilim sizi hiç bırakmıyor. Hastalık, cinayet ve ölümler iç içe geçmiş durumda ve bunu yazar çok çok iyi yansıtmış. Ayrıca alt metinleri de olan bu kitapta hem kendinizi hemde yaşadıklarınızı sorgulama şansınız da var. Zira kadınların yerin dibine sokulduğu, ancak bunu yapanların da halinin ortada olduğu bir kitap. Sadece geçen bazı Almanca kelimeler kafa karıştırıcı olabiliyor. Ama bu yine de ana metni anlamanıza engel değil. Hepinize tavsiye ederim. #timaşyayıngrubu #empusyon #olgatokarczuk #keşfet #keşfetteyiz #keşfetedüş #bookstagram
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 09:11
Kim ne derse desin ben bu kadına bayılıyorum ya.. Ne kadar büyük bir şeydir Nobel aldıktan sonraki ilk kitabında o dönüp dönüp okuduğun kitaba bir selam çakmak. Kitap boyu süregelen o tekinsizlik, gerilim.. Okuduğum diğer kitaplarında da keza olan spritüel detaylar.. Ben Olga Tokarczuk edebiyatına bayılıyorum. Hele kitabın sonu.. Kraliçe kesilmemiş kelle bırakmamış.. Kitabın çevirmeni sevgili Neşe Hanım'ın da ayrıca ellerine sağlık, yine muazzam bir iş. Ayrıca kendisinin Büyülü Dağ ve Empusyon konulu katıldığı bir kitap kulübündeki karşılaştırmalı yaptığı konuşmasını dinledikten sonra kitaptan iyice etkilendiğimi de söylemem lazım. Sırada Yakup'un Kitapları var :3
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Yarı karanlık,muzip, enteresan bir masal okuyor gibiyim.Tuhaf olaylar eşliğinde, tartışmalarla bezeli,gerilimin bazen tırmandığı,bazen acayipliklerin arasına gizlendiği efsunlu bir roman Empusyon. Eylül 1913, büyük savaştan hemen önce, Avrupa çalkalanırken vereme yakalanan Wojnicz,tedavi olmak için Görbersdorf kasabasındaki şifa merkezine gelir ama orada yer olmadığı için Beyler Konukevi'nde kalmaya başlar. Orada kalan birçok hasta vardır.Yemeklerde bir araya geldiklerinde hayata, savaşa, şeytana, kadına dair konularda birçok fikri tartışırlar.Kitap özellikle kadınların sesini, varlığını ters köşe bir yerden,derinlerden , müthiş bir feminist seda ile duyuruyor.Kasabada gizem hiç eksik olmazken, kasabanın büyülü atmosferi de okuru çepeçevre kuşatıyor.Tartışmaların derinliklerinde incelikli karakterlerle toplumsal cinsiyet, doğa hayvanlar, varoluş, kadınlık gibi konuların tınısı her yerde yankılanıyor. Bir intiharın sis perdesini aralamaya çalışan Wojnicz kendi varoluşuyla yüzleşiyor, gizemi bir tehlike ile de karşı karşıya kalıyor.Büyülü Dağ 'dan sonra okudum Empusyon'u.Evet, iskeletinde Büyülü Dağ var ama ona tam ters taraftan bir bakış sunuyor, ters yüz ediyor.Hic kadın karakter kullanmadan kadınların sesini duyuruyor.Hikaye 3. tekil kişi ile anlatılıyor ama arada "biz"olarak 1. çoğul kişi de konuşuyor. Onların kim olduğu da çok hoş ve güçlü bir detay bence. Tuhaf, gizemli olaylar eşliğinde, düşüncelerle örülmüş, nahif, enteresan karakterler ışığında, masalsı bir söyleyişle dile gelen,çok incelikli, esaslı, farklı, tılsımlı bir roman, şahane bir kitap.Gerçekle hayalin yer yer iç içe girdiği, sıra dışı güçlü bir anlatı. Alışılmışın dışında bir serüvenin kaptanı, çok sevdim.Akıcı diline rağmen kolay bir anlatı diyemem.@timasyayingrubu #empusyon #okudumokuyun
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
7/10
·352 syf.··
2025 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 10:57
Bunaltıcı bir kitaptı. Çünkü mekan okuyucu bunalsın diye yaratılmıştı. Genç Wojnicz karakterinin, 1913 yılında verem hastalığından iyileşsin diye gönderildiği Prusya Göbersdorf'daki sanatoryum ve konukevi, çevresi olabildiğince kasvetli, korkutucu, tehditkar nitelikte tasarlanmış yazar tarafından. Yıllarca babasının güç beklentilerini karşılayamayan zayıf genç Woznij iyileşmek için  bu dağ kasabasına geldikten gemen sonra tuhaf olaylar başlıyor. Sadece erkeklerden oluşan bir toplum gibi görünen bu kasabada kadınlar hakkında tek iyi söz duymayan genç, ( annesi onu doğururken ölmüş, babası bir daha evlenmemiş, babası ve amcası da annesi hakkında iyi konuşsalar da genelde kadinlar hakkında aşağılayıcı konuşuyorlar, onlardan uzak duruyorlar)  ilk gün konukevinin sahibinin karısının cesediyle karşılaşıyor. Söylenene göre kadın kendini asmıştır. Böylece ölüm ilk günden Woznij'e sırıtmaya başlıyor. Bununla da kalmıyor, konukevinde tanıştığı ölmek üzere olan genç Thilo ve aslinda bir polis olan veremli Fromer burada her yıl veremli bir iki kişinin şüpheli şekilde öldüğünü, bunun tasarlandığını. kaçış olmadığını, dikkatli olması gerektiğini söylüyorlar. Zaten kırılgan bir yapısı olan Woznij dehşete düşüyor. Günlük yaşam sanki ölümü beklemek üzere dizayn edilmiş gibi bir his veriyor. Büyülü Dağ romanında ölümü bekleyen hastalar, bu kitapta sanatoryumda kalanların edebi kardeşleri yani. Iki kitap okuru benzer duygu durumuna sokuyor. Mizojini, insan-doğa ilişkisi, ataerkil düzen, varoluşsal sıkıntı temalarının katman katman dokunduğu, metaforların kullanımı, mitoloji ve psikoloji bilgisinden yararlanan tekniğiyle çok başarılı bir roman. Ancak beni çok bunalttı, zar zor bitirdim.  Bu Tokarczuk'u sevmeme engel değil.
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
8/10
·352 syf.··
2025 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 22:31
Empusyon, alışılmış olan kurgusal anlatımı tamamen reddediyor ve Tokarczuk kendine has olan tarzıyla, farklı zaman dilimleri ve karakterler arasında harika bir şekilde uyum sağlıyor. Yazar, insanlık tarihini ve bireyin varoluşunu derin bir felsefi bakış açısıyla inceliyor. Ancak bu çok katmanlı yapıyı okumak ve sindirmek pek kolay gelmedi bana, belki bu durum kişisel bir şeydi ama gerçekten dikkat gerektirdiğini düşünüyorum. Yazarın yazım dili ve hayal gücünün etkileyiciliğinin yanında bütün hikaye boyunca devam eden ve arada yoğunlaşan o melankoli havası daha da ilginç bir yere götürdüğünü düşünüyorum. Son 100 sayfada olanlar ise… en azından bunu beklemiyordum ama bitirince aslında gerçekten mantıklı ve tatmin edici bir şekilde bitmesi hoşuma gitti.
Edebiyat
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 00:37
Olga Tokarczuktan okuduğum ikinci kitap “Empusyon” oldu. Sevgili Olga’nın kalemi o kadar etkiliyor ki beni bunu nasıl anlatabileceğimi bilemiyorum. Hikaye boyunca onlarca şeyi sorgularken bir taraftan da sabit bir şekilde olay örgüsünde kalmaya çalıştım. Anlatımı benim için o derece güçlü ki çok sürmeden hayal dünyamın kapıları sonuna kadar açıldı. Kısacası çok sevdiğim, yer yer sinirlendiğim, bazen anlamlandıramadığım, çoğu zaman sorguladığım ve eninde sonunda kendimi ait hissettiğim bir deneyimdi. Tokarczuk okumaya devam edeceğim.. hem de büyük bir merakla..
Edebiyat
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 87. kitabı
Empusyon,Polonyalı yazar Olga Tokarczuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra yayımladığı ilk kitap. O nedenle büyük bir merakla ne yazacagi bekleniyordu. Bence roman tam bir şölen, müthiş. Okuması kolay değil ama mutlaka okunması gereken kitaplardan. Özellikle kadınlar ve kadin düşmanı erkeklerden tarafından. Roman, Birinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde, 1913 yılının sonbaharında, Silezya dağlarındaki Görbersdorf kasabasında, tüberküloz tedavisi için gelen genç bir öğrenci olan Mieczyslaw Wojnicz'in hikayesine odaklanıyor. Mieczyslaw, sadece erkeklerin kaldığı "Beyler Konukevi" adlı bir sanatoryumda kalır. Bu kapalı ve melankolik atmosferde, hastalar sürekli olarak dönemin önemli meselelerini tartışırlar: savaş, siyaset, felsefe, toplum ve özellikle kadınlar. Romanın merkezinde, sanatoryumdaki erkeklerin kadınlar hakkındaki cahil, aşağılayıcı ve kadın düşmanı sohbetleri yer alıyor. Tokarczuk, bu eril dünyayı ve onların kadınları nasıl algıladığını (ya da yanlış algıladığını) sert bir dille mercek altına alıyor. Üstelik karakterlerin bu söylemlerini önemli düşünür,yazar,siyaset ve bilim adamı gibi tanınan kişilerin eserlerinden birebir alıp karakterlerin diyaloglarina yerleştirmiş yazar Tokarczuk. Erkekler, kadınları "doğuştan aşağı varlıklar," "zırcahil," "akıl yoksunu," "hain" ve "kaypak" olarak nitelendirir. Peki kimlerin düşünceleri bunlar dersiniz:Charles Darwin,Joseph Conrad,Sigmund Freud,John Milton,Jack Kerouac,Nietszche,Sartre,Shakespeare.....ve daha niceleri.Inanilmaz degil mi? Kendini üst akıl görenlerin eserlerinde gecen söylemlerine bakın. Eril entellektuel dünya kadınları sistematik olarak aşağılıyor:"Kadınlar doğaları gereği hain ve kaypaktırlar." ​"Söz konusu kadın olunca onda neye tutunacağını, neye güveneceğini bilemezsin. Bir yılan, bir
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Yazar çok sevdiği Thomas Mann'in Büyülü Dağ kitabına bir selam olarak yazmış #empusyon u. Bir sonataryumda tedavi olmak için giden bir genci okuyorsunuz. Hikaye tahmin edilebilir gibi görünüyor ancak hatrı sayılır toplum eleştirisi ile birlikte kadınlara dair bolca mizojinist görüşe maruz kalınca devam etmekte zorlanabilirsiniz.Maalesef hepsinin gerçek kişi gorusleri olduğunu da düşününce -Biz şimdilerde geri gidiyor olsak da- meğer ne çok yol kat edilmiş diyorsunuz ki hikayede de hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Çok beğendim. #olgatokarczuk u severek okuyorum. Böyle sahici kitap okuma hissi veren kitaplara bayılıyorum...
Duygu ve Düşünce
EmpusyonOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 2024234 okunma

Yazar Hakkında

Olga TokarczukYazar · 8 kitap
Olga Tokarczuk 29 Ocak 1962’de Sulechov’da Polonya’da doğdu.Edebiyat kariyerine başlamadan önce Varşova Üniversitesi’nde psikolog olarak çalışan yazar Carl Jung üzerine çalışmalar yapmıştır. Polonya’nın en başarılı yazarlarından biri olarak görülen Tokarczuk eserleri ile Polonya’da ve Polonya dışında birçok ödüle layık görülmüştür.2008 yılında Polonya’da verilen en önemli edebiyat ödülü olan Nike’ye sahip olan Tokarczuk 2004 yılından bu yana Polonya’da Polonya Yeşiller Partisi üyeliğini yapmaktadır. 2018 yılında "sınırlar arası geçişleri bir yaşam biçimi olarak ansiklopedik bir tutkuyla temsil eden anlatısal hayal gücü" nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.