Adı:
Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050833386
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Prawiek i Inne Czasy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Dört melek tarafından korunan Kadimzamanlar, evrenin kalbidir. Burada zaman farklı akar. Bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. Kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: İnancını yitiren toprak sahibi Popielski, geçmişinden kopmak istemeyen Michał, kendini ormana hapseden Kötü Adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren Ivan Mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen Başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan Paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… Peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?
Dünya edebiyatının önde gelen seslerinden, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler’de dünyanın bir mikrokozmosu olarak irdelenen bu mitsel Polonya kasabasından kesitler sunuyor; 1914’ten 1980’e kadar insanlığın değişimini, Kadimzamanlar’da yaşayan üç neslin arketip fertleri üzerinden anlatıyor. İki savaş arasındaki çöküşü, masalsı olduğu kadar vurucu bir tonda resmederek okuru varlık, hiçlik, zaman, modernite, fanilik üzerine düşünmeye çağırıyor.

“Muhteşem bir yazar.” ―Svetlana Alexievich
“Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” ―Didier Jacob, L’Obs
“Merak uyandıran, dokunaklı bir roman.” ―The Independent
“Tokarczuk’un büyüleyici gerçeklikteki becerisi, hayranlık verici dengesiz bir evren ve unutulmaz bir hikâye yaratıyor: Kadimzamanlar, sadece güvenlik duygusunu değil, mekân ve zaman algısını da kaybettiğimiz bir yer.” ―Exberliner
“Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler garip bir şekilde sakinleştirici bir etkiye sahip. Güçlü ve uzun bir süre yankısı sürecek, unutulmayacak bir hikâye.” ―World Literature Today
320 syf.
·2 günde
Olga Tokarczuk dilimize çevrilmiş bu son kitabıyla da alışageldiğimiz roman kalıplarının üzerine çıkmayı başarıyor. Aslında burada kullandığı tekniğe bundan önce iki kitabında daha başvurmuştu. Yine parça parça, düzensiz ve yer yer alakasız gibi görülen bölümlerden oluşan bir kitap var karşımızda. Ama burada anlatımın çok daha düzenli olduğunu söylemekten de çekinmiyorum. “Gündüzün Evi, Gecenin Evi” ve “Koşucular” kitaplarında bu teknik çok daha zor ve karmaşıktı. Ancak burada yazar bu sefer olayları oldukça akıcı anlatmış ve sanırım en kolay anlayabildiğimiz kitabı da bu olmuş. Eğer bu yazarı ilk kez okuyorsanız ters giden, farklı bir şeyler var şeklinde izlenimlere kapılırsanız son derece haklısınız. Çünkü bu yazar gerçekten her zevke hitap etmiyor. Bu kitabın başlangıç olarak son derece uygun olduğunu düşünüyorum.

Hikâye evrenin merkezi olarak varsayılan Polonya’da küçük bir köyde geçiyor. Bu köyde Niebieski ailesinin ve onlara yakın kişilerin 70 yıllık tarihini öğreniyoruz. Daha doğrusu karşımızda bir aile destanı var. Ancak bu aile ve destan biraz farklı. Çünkü aile üyeleri meleklerle, doğayla ve hayvanlarla yakın ilişkiler içerisindedir. Ortada doğaüstü olaylar ve varlıklar da var: bitkiler, hayvanlar, tanrı, ruhlar, her şeye yer verilmiş. Bundan dolayı anlatım çok fazla fantastik öğeler içeriyor. Bu yönüyle de büyülü gerçekçilik tekniğinin çok başarılı bir şekilde kullanıldığını görüyoruz.

1914’te Çar’ın adamlarının evin babası Michal’i askere almaya gelmesiyle başlayan olaylar 1980 yıllarına kadar uzanıyor. Bu kadar uzun bir dönemde Birinci Dünya Savaşı dışında savaş sonrası dönem, İkinci Dünya Savaşı, Rus İstilası, Komünist dönem gibi pek çok tarihi olaylara da şahit oluyoruz; bu olayların Polonya ve insan hayatı üzerindeki etkilerini de beraberinde görüyoruz. Aslında kitapta Polonya’nın son yüzyılda çektiği acıları arka planda takip ediyoruz. Polonya sanki gerçek bir dünyada ama farklı bir alemdeymiş gibi gösteriliyor, sanırım bunda büyülü gerçekçiliğin de payı var.

Kitaptaki olaylar parçalar(zamanlar) halinde anlatılıyor. 80’e yakın bir anlatım söz konusu ve bunların bazıları doğrudan bazıları dolaylı olarak Niebieski ailesiyle bağlantılı. Her “zamanda” farklı bir kişiyi ve yeri anlatılıyor. Ancak bu zamanların hiçbiri aynı zaman diliminde geçmiyor. Kitapta bu sayede çok farklı seslere yerilmiş ve her zaman kendi içinde bir hikâye gibi.

Yine ilginç, sıra dışı bir kitap ve teknik. Farklı gelebilecek bir üslup ve anlatımla keyif verici bir kitap.
"Ben kimim?" diye sormuştur Tanrı, "Tanrı veya insan, belki de her ikisi ve diğeri, aynı anda veya ikisi de değil mi? Ben mi insanları yarattım, onlar mı Beni?"
"Sana iyi olduğumu söylemek için gelmiştim. Mezun oldum ve çalışıyorum. Büyük bir kızım var."
"Neden oğlun yok?"
"Olmadı işte," demişti.
"Hepinizin kızı var. Antek'in iki tane, Witek'in bir, ikizlerin her birinin iki ve şimdi sen. Hepsini anımsıyorum, sıkı hesap tutuyorum ve hala bir torunum yok. Beni hayal kırıklığına uğrattın."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050833386
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Prawiek i Inne Czasy
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Dört melek tarafından korunan Kadimzamanlar, evrenin kalbidir. Burada zaman farklı akar. Bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. Kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: İnancını yitiren toprak sahibi Popielski, geçmişinden kopmak istemeyen Michał, kendini ormana hapseden Kötü Adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren Ivan Mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen Başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan Paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… Peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?
Dünya edebiyatının önde gelen seslerinden, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler’de dünyanın bir mikrokozmosu olarak irdelenen bu mitsel Polonya kasabasından kesitler sunuyor; 1914’ten 1980’e kadar insanlığın değişimini, Kadimzamanlar’da yaşayan üç neslin arketip fertleri üzerinden anlatıyor. İki savaş arasındaki çöküşü, masalsı olduğu kadar vurucu bir tonda resmederek okuru varlık, hiçlik, zaman, modernite, fanilik üzerine düşünmeye çağırıyor.

“Muhteşem bir yazar.” ―Svetlana Alexievich
“Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” ―Didier Jacob, L’Obs
“Merak uyandıran, dokunaklı bir roman.” ―The Independent
“Tokarczuk’un büyüleyici gerçeklikteki becerisi, hayranlık verici dengesiz bir evren ve unutulmaz bir hikâye yaratıyor: Kadimzamanlar, sadece güvenlik duygusunu değil, mekân ve zaman algısını da kaybettiğimiz bir yer.” ―Exberliner
“Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler garip bir şekilde sakinleştirici bir etkiye sahip. Güçlü ve uzun bir süre yankısı sürecek, unutulmayacak bir hikâye.” ―World Literature Today

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Ahu Şanlı
  • Hypatia
  • DİDEM ÇETİNKAYA
  • özlem özsoy
  • Yasemen Sarıkaya
  • Cansu Köktürk
  • Memento Mori
  • Banu
  • Uğur Deveci
  • Calikusuokur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (4)
9
%18.8 (3)
8
%31.3 (5)
7
%18.8 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%6.3 (1)