Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kan Davası
7/10
·352 syf.··
2024 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2024 12:58
Klasik bir Reşat Nuri romanı. Okumayı bitirdikten sonra derin bir oh çekiyorsunuz. Yaşananlar size de dert oluyor açıkcası. Hikaye hem öğretmen hem subay olan Ömer’in Aşağı Sazan, Yukarı Sazan köyleri arasındaki kan davasını işlemesi üzerine kuruluyor. Ana tema olarak bakılırsa bolca çocuk sevgisi ön planda. Dil akıcı sade kolay anlaşılabilir. Köylü insanının sığ fikirlerini, cahilliğini dibine kadar görebileceğiniz bir roman. Sonu beni pek tatmin etmedi orası ayrı. Karakterlerle bağ kurabileceğiniz bir kitap da aynı zamanda. Fettah, Ferhat, Murat Bey, Esma Güneyli, Zeynep, Ayşe, Müslim ve diğer çocuklar sizi unutmayacağım. Kan Davası Reşat Nuri Güntekin
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
Reşat Nuri Güntekin'in özel mesajlar içeren başka bir yapıtı.
8/10
·352 syf.··
2023 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2023 03:50
Reşat Nuri Güntekinin kült olmayan eserlerinden biri Kan Davası...Reşat Nuri,kitabı her zaman olduğu gibi akıcı ve sade bir şekilde kaleme alıp acımak kitabına benzer yoğun duygusal tema içerikli bir şekilde okuyucuya yansıtmıştır. Kitap,muharebeye giderken bir çocuk sayesinde hayatı değişen ve hayatında her daim insanlara yardımı erek edinen muallim Ömer'in yaşadığı zorlukları ve içsel mücadeleyi anlatıyor.Ömerin yaşadığı bu zorluklar sadece kendisi için değil aynı zamanda iki köyün kan davasından mağdur olan insanlar ve bu iki köyün dışında bırakılarak mukadderatlarına teslim edilmiş koca yürekli çocuklar için de verilmiş bir mücadale.Kitabın ana kahramanı ilgi ve merak uyandırmakla beraber yan rollerin de oldukça etkileyici ve okurda merak uyandıracak bir şeklide kurgulandığını görebilirsiniz.Kitapla ilgili ziyade tafsilat vermemekle birlikte duygusal ve insanın hayatına dokunan,okuyunca kolay ve anlaşılır betimlemelerle birlikte tahayyül ve tasavvuru kolaylaştıran,okuduklarınızı gerçekten yaşıyormuş hissi veren bu eseri sizin de okumanızı ister ve tavsiye ederim.
İnceleme
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2022 54. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2022 00:00
Reşat Nuri'den o kadar kitap okuduktan sonra artık bir inceleme yazmam gerektiğini fark ettim ve bu kitaba kısmetmiş. Ama incelemeden çok ileriye dönük kendime yönelik küçük bir hatırlatma notu gibi. Her kitabı birbirinden o kadar güzel ki ve hâlâ daha o kadar çok okumadığım romanı olduğu için mutluyum :) Reşat Nuri anlaşılır, sürükleyici dilinin yanında seçtiği konuların farklılığı ve güzelliğiyle sevdiğim yazarların başında geliyor. Bu kadar çok roman yazıp bu kadar farklı, ilgi çekici ve bir o kadar da topluma hitap eden, anlamlı konular bulması takdire şayan. #SPOİLER İÇEREBİLİR# Kitabın konusuna gelirsek, Ömer küçükken anne babasını kaybetmiş yurtlarda büyüyüp öğretmen olan biridir. Küçük bir tren istasyonunda karşılaştığı, bir günlük baba kız oyunu oynadıkları küçük yetim bir kızı ararken kendini bir 'kan davası'nın ortasında bulur. Komşu iki köydeki birer aile arasında kız kaçırmayla başlayan anlaşmazlık zamanla ailelerin meselesi olmaktan çıkıp köylerin meselesi haline gelir ve büyük bir kan davasına döner. İki köy tarafından da dışlanmış, kovulmuş on üç küçük çocuk köylerden birinin başına bela olur. Ömer, Kurtuluş Savaşı dönüşü ruhundaki heyecanın, macera arayışının hâlâ bitmediğini fark eder ve onları köylerden birindeki virane okulu onarıp orada eğitme sözüyle köylülerin elinden kurtarır. Yazar burada, Çalıkuşu'ndaki gibi idealist bir öğretmenden çok maceraperest bir öğretmen portresi çizmiş gibi geldi bana. Ama içindeki macerperestliği en azından faydalı bir işte kullanmak isteyen bilinçli biri. Yazar bir yandan da eğitimin önemine değinir. Bu çocuklar başta istenmeyen, eşkiyalık yapan çocuklar iken kitabın sonunda köylülerinrin zor günlerinde yanında olan onların da sevdiği hatta paylaşamadığı kişilere dönüşür. Toplumumuzdaki önemli sorunlardan olan
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
10/10
·352 syf.··
2020 246. kitabı
Ferit Edgü'nün Hakkâri'de Bir Mevsim'i, Reşat Nuri Güntekin'in Çalıkuşu ve Kan Davası kitapları öğretmenlerin, öğretmen adaylarının mutlak surette okumaları gereken kitaplar. Üç kitabı okuduğumda da 'iyi ki öğretmenim' dedim. Öğretmenlik hassasiyetini damarlarda hissettiriyor üç eserde. Art arda okumak daha büyük bir zevk verecektir. Keyifli okumalar...
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
8/10
·352 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 11:39
Klasik Türk filmi ile Robinson Crusoe tadında, anlatımı Reşat Nuri Güntekin'in kaleminin gücünü gösteren, okurken su gibi akıp giden bir eser. Ancak gerek karakterler, gerekse olay örgüleri okura başka neticeler aratacak türden kurgulanmış... Kitabın ana karakteri Ömer; yetim ve öksüz büyümüş, yurtlarda öğrenim görerek öğretmen olmuş, Kurtuluş Savaşı'nda askerlik yaptıktan sonra dönüş yolunda askerlik arkadaşıyla karşılaşmıştır. Daha önce askere giderken bir bayram gününde kısa bir mola verdiği Bozova'da, 4-5 yaşlarındaki kimsesiz bir kız çocuğuyla geçirdiği bir kaç saatlik zaman diliminin anısı yüreğinde derin bir iz bıraktığından, biraz da o kız çocuğunu bulabilmek ümidiyle askerlik dönüşü Bozova'da kalmaya karar verir. Bozova'nın Yukarı Sazan ve Aşağı Sazan köyleri birbirleriyle kan davası olan iki köydür, birbirlerinden ölümüne nefret ederler. Yukarı Sazan köyü zor coğrafyası nedeniyle Devletin bile yardım elini uzatmadığı bir yerdir. Ömer, bu iki köyün öksüz ve yetim çocuklarından olup başları belaya giren bir grup çocuğu da kurtarmak ve onlara öğretmenlik yapmak adına Yukarı Sazan Köyü öğretmenliğini talep eder. Bundan sonrasında da iki köy arasındaki olay örgüleri, sorumluluğunu aldığı çocukların eğitimi, Kurtuluş Savaşı yıllarındaki yokluklar, cahiliye vb. konuları etrafında roman akar gider. Okur, ismini bile bilmediği kız çocuğunun her an konuya dahil olacağını bekleyip durur veya kanatları altına aldığı çocukların dağılmalarına izin vermeyeceğini düşünür ama öyle olmaz. Ömer; iri yarı, devasa cüssesinin aksine; daima yalnız, daima çocuk kalmış bir ruha sahiptir. Reşat Nuri Güntekin'in kaleminin gücünün yeterince bilinmediğini; sade ve akıcı üslubu, "Çalıkuşu","Yaprak Dökümü", "Akşam Güneşi", "Acımak" gibi birbirinden güzel ve ince işlenmiş kurgulara sahip
Edebiyat
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 3. kitabı
Reşat Nuri'den o kadar kitap okuduktan sonra artık bir inceleme yazmam gerektiğini fark ettim ve bu kitaba kısmetmiş. Ama incelemeden çok ileriye dönük kendime yönelik küçük bir hatırlatma notu gibi. Her kitabı birbirinden o kadar güzel ki ve hâlâ daha o kadar çok okumadığım romanı olduğu için mutluyum :) Reşat Nuri anlaşılır, sürükleyici dilinin yanında seçtiği konuların farklılığı ve güzelliğiyle sevdiğim yazarların başında geliyor. Bu kadar çok roman yazıp bu kadar farklı, ilgi çekici ve bir o kadar da topluma hitap eden, anlamlı konular bulması takdire şayan. #SPOİLER İÇEREBİLİR# Kitabın konusuna gelirsek, Ömer küçükken anne babasını kaybetmiş yurtlarda büyüyüp öğretmen olan biridir. Küçük bir tren istasyonunda karşılaştığı, bir günlük baba kız oyunu oynadıkları küçük yetim bir kızı ararken kendini bir 'kan davası'nın ortasında bulur. Komşu iki köydeki birer aile arasında kız kaçırmayla başlayan anlaşmazlık zamanla ailelerin meselesi olmaktan çıkıp köylerin meselesi haline gelir ve büyük bir kan davasına döner. İki köy tarafından da dışlanmış, kovulmuş on üç küçük çocuk köylerden birinin başına bela olur. Ömer, Kurtuluş Savaşı dönüşü ruhundaki heyecanın, macera arayışının hâlâ bitmediğini fark eder ve onları köylerden birindeki virane okulu onarıp orada eğitme sözüyle köylülerin elinden kurtarır. Yazar burada, Çalıkuşu'ndaki gibi idealist bir öğretmenden çok maceraperest bir öğretmen portresi çizmiş gibi geldi bana. Ama içindeki macerperestliği en azından faydalı bir işte kullanmak isteyen bilinçli biri. Yazar bir yandan da eğitimin önemine değinir. Bu çocuklar başta istenmeyen, eşkiyalık yapan çocuklar iken kitabın sonunda köylülerinrin zor günlerinde yanında olan onların da sevdiği hatta paylaşamadığı kişilere dönüşür. Toplumumuzdaki önemli sorunlardan olan
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Reşat Nuri' nin unutulmaz romanlarından birini daha okumanın mutluluğuyla incelememi yazmaya çalışayım. Bu romanda da baş kahraman bir köy öğretmeni, adı Ömer. Aslında Ömer, çocukken başlarda askeri bir yatılı okulda askeri eğitim almış ancak daha sonra öğretmen okuluna yönlendirilmiş ve tahsiline orada devam etmiş. Ilk olarak Ege bolgesinde bir kasabaya atanır ve orada gorevini yaparken Istiklal Savası baslar. Ömer de Istiklâl Harbinde silah altına girer ve yurdunu her vatansever gibi savunur. Orduda subaylik yapmıştır ve içinde bulunduğu askeri trenin yolu bir gün olayların geçtiği Bozova' da bulunan istasyonda mola verir. Bu mola sırasında Ömer, kimsesiz ve küçük bir kızla tanışır. Kız, ona bir tas su uzatir. Ömer, kizin haline aciyarak ona pazardan birkac parca hediyeler alir. Moladan sonra Ömer, trene biner ve kiz da onu uğurlar. Bu kucuk kiz ileride Ömer' in Bozova ya bir kez daha yolunun dusmesine ve burada ogretmenlik yapmasina vesile olacaktir. Savaş sona ermiştir. Ömer, tren ile dönerken tren tekrar Bozova istasyonunda mola verir. Bu mola esnasında Ömer, aklından çıkaramadığı o küçük kızı Bozova sokaklarında aramaya başlar. Ama nafile bulamaz. Bu arayış sırasında Ömer, eski dostu olan ve Hükümet mühendisliği yapan Murat Bey ile karşılaşır. Murat Bey, Ömer i ikna eder ve Ömer bir müddet Bozova da Murat Bey 'in misafiri olur. Murat Bey 'in bir de ev arkadaşı vardır, adı Ferhat. Ferhat bir memurdur. Murat Bey 'in çevre köylerde yapacağı bir teftiş görevine Ömer' i ve Ferhat' ı da goturmesi ile macera baslar. Koyler dolasilirken sira Asagı Sazan adindaki bir koye gelir. Bu köyde bulundukları sırada bir otobus soygunu olayı olmuştur ve köyde bir panik havası eser. Bu olayin sorumlularinin komsu koylerden Yukari Sazanlilar olduğu söylenir. Yukarı Sazan ve
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2020 17. kitabı
Bir solukta okunacak anılar.Omer'in bıraktığı tesir, küçük kızın Ömer'de bıraktığı tesir gibidir. Savaş, kan davası, zorluk, kıtlık.... Ofke ve kin...Sevgi ve fedakarlik... Ah çocuklar onlara ne verirsen onlar da onu geri veriyor.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
7/10
·352 syf.··
2014 125. kitabı
Reşat Nuri Güntekin ölümsüz, büyük usta... Kan Davası romanıyla okurlarda büyük izler bıraktı. Bu romanın işleniş o kadar akıcı ki... Elinizden bırakamadığınız gibi, yüreğinizi burkuyor. Türk Edebiyatı'na yakışır bir romanla karşılaştım, izleri ise benliğimde kök salmış vaziyette duruyor. Yazar bu romanında Türk halkına kan davasının boş olduğunu ve buna rağmen süregeldiğini, cahilliğin, cehaletin sona ermediğine vurgu yapıyor. Herkes okumalı, herkesin kütüphanesinde bulunmalı.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma
7/10
·352 syf.··
2021 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 23:26
Kitap öyle güzel yazılmış ki olayları sanki kendi gözümle görür gibi yaşadım. Anadolu'dan insan manzaralarını da gözler önüne seriyor. Reşat Nuri'nin çok bilinen eserlerinden değil ama herkese okuması tavsiye edilir. Betimlemeler o kadar iyi ki roman kahramanlarıyla beraber hastalanıyor, beraber çözümler üretiyor ve o kız çocuğunu unutamıyorsunuz. Peki beni en çok etkileyen neydi derseniz "o küçük kız çocuğu hala trenin arkasından ağlayarak koşuyor " derim.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2009851 okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."