Koşucular

Olga Tokarczuk
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
414
Basım Tarihi:
Aralık 2021
İlk Yayın Tarihi:
Nisan 2016
Yayınevi:
Alabanda Yayınevi
ISBN:
9786059158329
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·414 syf.··
2023 16. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2023 14:41
Karışık olay örgüsü, ve kurgu. Bazen bir çok cümleyi bir kaç defa okumama neden oldu, olay nereye bağlanacak merakı içerisinde olup olayı anlamamak... Yorucu bir eserdi. Yazarın başka bir eseri var mı bilmiyorum ama başka eserini okumayacağımı düşünecek ön yargısındayım. Belki de kötü yapıyorum bilmiyorum. Belki de yanlış zamanda ve kafam doluyken okudum bilmiyorum. Boşuna Nobel edebiyat ödülü almamış diye de düşünmüyor değilim. Bilmiyorum karmakarışık bir eserdi...
Edebiyat
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
Karışık ve dağınık kurgu ama derin sorgular
7/10
·414 syf.··
2021 233. kitabı
Koşucular kötülüklerin dünyanın içine işlediğine inanıyorlardı. İnsan bir yerde durup kalırsa, işte o vakit kötülüğün gücünün en yüksek seviyeye erişeceğini düşünüyorlardı. Kötülükten korunmanın tek yolu, yolculuk yapmak, hareket etmektir. Peki çağdaş koşucular kimdir? (Arka kapaktan) Okuma grubumla seçkimiz olan kitapla yazar, 2008 Nike ödülü, 2016 Manbooker ödülü ve 2018 #nobeledebiyatödülü almış. Eser; bazen birbiriyle bağlantılı öyküler, mit'ler, gazete yazıları ve anılardan oluşuyor ki, bu haliyle dağınık yapı ve kurgusu, büyülü gerçekçi dokunuşlarla bir gezgin deneme-romanı andırıyor. Nerelisin, nereden geliyorsun ve nereye gidiyorsun temel soruları altında, kötülüğe karşı insanlığa harekete geçmeyi ve #carljung 'ın öğretisi özelinde (üzerinde çalışmış yazar) bireyselleşen insanın içe dönük dertlerini dışa dönük yansıtmayla aşabilmeyi öneriyor. Öykülerden; Kunnicki, Kairos, Kaptan Eryk, Tanrının bölgesi ve Koşucular'da şüphe, Kıskançlık, monotonluk ve hüzün duyguları altında evlilikte yolculuğu, Aşil Tendonu, Dr.Blau'nun gezileri, Chopin'in yüreği, 30 bin gulden hikayelerinde ise, neo-gotik korku tarzında bedenin bütünselliğini sorguluyor ve her bir parçadan (preparatlar) çok şey öğrenileceğini belirtiyor. İngilizceye Flights (uçuşlar) olarak çevrilen kitap gezgin -göçebe gibi olgulara HACI kavramı vererek, hareketliliğe hayatın tüm kaosu karşısında bizi davet ediyor. Sanırım yeni bir kitabını okumam için uzun ara vermem gerek zira oldukça zorlu bir okumaydı. Çevirisi güzel.
Edebiyat
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
7/10
·414 syf.··
2020 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 14:45
Bir yerde sürekli kalamayan insanların, kötülüklerden kaçmak için yaptıkları yolculuklar anlatılmış. Kitabın belli bir bölümünde mumyalanma olayından derin bir şekilde bahsedilmiş. Bulanık, anlamakta zorlanacağımız olaylar var.
1000Kitap
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
Puan vermedi·414 syf.··
2021 302. kitabı
Olga Tokarczuk 2018 yılında aldığı Nobel Edebiyat Ödülü' sonrası daha çok tanınır oldu.Ben, en azından Nobel Ödülü sonrası tanıdım kendisini.Ayrıca, Polonya'nın önemli bir ödülü olan Nike Edebiyat Ödülü ile Man Booker Uluslararası Ödülü'nü de kazanmış. Kitabın orijinal adı olan Bieguni, Rus bir Ortodoks tarikatın adıymış.Eski inananlar olarak adlandırılan bu grup, dünyanın şeytan işi olduğuna inanıyorlarmış.Sürekli hareket halinde olunulursa, şeytandan ve onun kötülüğünden kaçınılabileceğini düşünüyorlarmış. Koşucular, okuduğum en ilginç metinlerden biriydi.Parçalı bir anlatıma sahip olan kitabı, tek bir tür içinde değerlendirmek çok zor.İçinde tarih var, gezi var, anı var. Düz bir zaman ya da mekân çizgisi yok. Anlatıcıyla birlikte, havaalanlarını, otelleri geziyoruz.Gezginlerin üç temel sorusunun;  Nerelisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun? olduğunu öğrenyoruz.Kitabın başlarında anlatılan, kayıp anne ve çocuğun hikâyesi sonlarda tekrar çıkıyor ortaya.Balmumu müzesi gezisi de yine defalarca tekrarlanıyor.Beden bütünlüğü de kitabın temalarından biri oluyor böylece. Koşucular başlıklı bölümde diyor ki yazar; "Çünkü bu dünyada yerleşik olan her şey, her ülke,kilise,dünyevi yönetimler, bu cehennemde bir biçimi olan her şey onun hizmetinde.Şuradan buraya, belirli olan ne varsa, sınıflandırılan, kayıtlanan, numarılandırılan, hesaplanan, teminat altına alınan ne varsa hepsi; toplanan, sergilenen, etiketlenen her şey." Yani Deccal'in. Ve ekliyor; " Onun için yanlışlıkla doğurduğun çocuklarından uzaklaş, yola koyul; istemeden seni varoluşa çağıran ananı, babanı göm- ve yürü.Uzaklara yayıl, onun soluğunun menzili, kabloları, antenleri, akım dalgaları dışına çık, aman onun hassas aletleri seni bulmasın." Olga Tokarczuk çok sevdiğim bir yazar ama okumaya bu kitapla
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
Puan vermedi·366 syf.··
2019 309. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2019 09:10
Kendi ülkesinde ve Avrupa’daki ününden ve başarısından sonra 2018 Nobel Edebiyat Ödülünü de almasıyla adını dünyaya duyurmuş bir yazar: Olga Tokarczuk. Dilimize an itibarıyla üç eseri çevrilmiş bulunuyor. Yazarla da ilk kez “Koşucular” kitabıyla tanışmış oldum. Diğer kitapları da (bulana aşk olsun) bu tarzda ise işimiz var demektir. Kitabı okumak ve bitirmek benim için inanılmaz zor ve sıkıcı bir süreçti. Öyle ki çoğu yerde yazarın ne demeye çalıştığını, beni nereye götürdüğünü bilmeden sorgulamadan peşine takıldım ve okumaya devam ettim. Hani filmlerde görmeye alıştığımız bir sahne vardır: Adamın biri hiç bilmediği bir yere gider de bir süre sonra şoför geldik deyip yolcuyu indirir, bizim saftirik yolcu da nereye geldiğini bilmeden etrafına salak salak bakınmaya başlar ya bendeki durum aynen böyle oldu. “Eee, ne oldu şimdi? Kitap bitti, ne yapalım, demek buraya kadarmış, koyalım kütüphaneye, okumak isteyene birkaç satır yazayım da başka okurlar kitabı bitirince benim gibi aval aval bakınmasınlar.” Anlaşılan o ki bu kitabı yazarken yazar pek çok kaynaktan beslenmiş. Kitap, büyülü gerçekçilikten tutun da, halk hikâyelerine, mitlerden tutun da gazete haberlerine kadar pek çok yazı ve anlatım tarzı içeriyor. Bu kitabın kendine özgü bir yapısı var; birbirinden bağımsız parçalı yapısıyla, her bir bölüm farklı uzunlukta ve birbirinden çok alakasız konularla örülmüş. Kitapta yer alan birtakım karmakarışık fotoğraflar ve çizimlerin neyi temsil ettiğini de hala çıkarabilmiş değilim. Pek çok eleştirmene göre yazarın bu kitabında yeni bir tür ve dil keşfettiği yadsınamaz bir gerçek. Kesinlikle doğruyu söylemişler. Her ne kadar içeriği bir seyahat kitabı gibi görünse de hiç de öyle değil. Aslında kitap yolculuk olgusu üzerine yazılmış. Ancak romanda belli bir varış noktası
Edebiyat
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
7/10
·414 syf.··
2020 35. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 22:44
Hanımefendinin dili beni çok afedersiniz yerden yere vurdu. Zaten kitabın ne anlattığını anlamak için 100 sayfa geçmesi lazım. Kitap mı? Tabii ki hayır canım, öykü ve bilinç akışının bendlere sığmayıp taşması bu kitap. Öykülerle oluşturulmuş, canı isterse anlattığı öykülere geri dönüp biraz daha anlatıyor ama asla bir son yok. Bazı öyküler ne mana abla, diyorsun okurken ama kitap tüm kopukluğuna rağmen kendini okutuyor. Bir bölümünde Atatürk'ün İstanbul'da ki köpekleri hayırsız adaya gönderdiği ile alakalı bi bölüm var. Keşke azıcık araştırsaydın anacım, 1910'larda gönderiliyor köpekler o adaya. (bknz; İstanbul'un Köpekleri kitabı.) Çevirisi de güzel. E yani Nobel ve Man Booker almış bir yazar, daha ne olsun. Vardır bir bildikleri.
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
8/10
·414 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2020 00:26
Derin bir uykudan uyandın. Soluk soluğasın. Yanında duran defterine uzandın ve aklından geçen onca cümleyi anlamlı bir bütünlüğe nasıl ulaştıracağını düşünüyorsun.Rüya mıydı bunlar? Onca doku-tat-renk? Geçtiğin yollar değil miydi ayaklarını sızlatan? Ve yazmaya başlıyorsun. Rüya-gerçek, şimdi-geçmiş, ezen-ezilen, uzak-yakın gözetmeden.. . Koşucular’ın ilk sayfalarında hissettiğim şeyler bunlardı, bir not defterine alınmış notları okur gibiydim.Ardından o parça parça metinler bir düzene girdi ve şöyle hissetmeye başladım: bu durakları çok olan bir yolculuk. Bazı duraklar anlamsız-tatsız, bazı duraklar tam da olmak istediğim yere açılıyor. . Uzun bir okumaydı. Kimi cümlelerin altını çizdim, kimi kısımları birden çok okumam gerekti. Ama sevdim. Yorulmama rağmen sevdim:) . Olga Tokarczuk, 2018 Nobel Edebiyat Ödülü’nü malum sebeplerden 2019 yılında, “sınırların kesişimini ansiklopedik tutkuyla birlikte bir yaşam biçimi olarak temsil eden anlatısındaki hayal gücü nedeniyle” kazanmıştı. . Yazarın dilimize çevrilen ikinci eseri “sür pulluğunu ölülerin kemikleri üzerinde” de elimde okunmayı bekliyor,arayı da çok açacağımı sanmıyorum:) . Neşe Taluy Yüce çevirisini ise çok beğendiğimi belirtmeliyim (özellikle dipnotlardaki özenini)
Edebiyat
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
Puan vermedi·414 syf.··
2025 6. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 22:56
Yazardan ve Polonya edebiyatından okuduğum ilk kitap; Koşucular. Kitap, sürekli hareket halindeki insanların hikayelerinden oluşuyor. Farklı anlatıcıların seslerinden, kısa öykülerden ve bu parça parça öykülerin her birinden farklı bir yönüyle bir yerden bir yere gitmenin anlamı keşfediliyor. Aynı zamanda zaman, mekan ve insanın varoluşu sorgulanıyor. Bir karakter, yolda olmanın ne kadar özgürleştirici olduğunu hissederken, başka bir karakter geçmişin izlerinden kaçmak istiyor. Geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bir kaymanın olduğu vurgulanıyor. “Zaman, bir nehir gibi, akıp gitmek yerine, bazen durur, bazen de geri gider.” Kitapta koşma eylemi sadece fiziksel olarak sınırlı değil, zihinlerinde bir koşusu var. Biri hayatta kalma mücadelesi verirken, diğeri felsefi bir arayışta. Kitap çok katmanlı, çok çoksesli. Her bir parçadan yeni anlamlar çıkarmak mümkün. Yazar kitapta eski mitolojilerden, bilimsel teorilerden yararlanmış. Kitap içerisinde ara ara da görsellere (haritalara) yer verilmiş. Kitaptaki haritaların metinle bir ilişkisi var mıdır bilemiyorum, varsa da ben pek anlamlandıramadım :) Benim için farklı bir okuma türü oldu. Okunması ve akıcılığının zor olduğunu belirtmeliyim ama yazarın kalemiyle de bence tanışılması gerekiyor. Ben yazarın kalemi ile tanışmakla kalmayıp bir de Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde kitabını edinip hemen okuyarak pekiştirdim. En kısa zamanda onun da yorumunu paylaşacağım. *Bu arada kitap bana isminden dolayı bir dönemin ‘koşan adamı’ Mirkelam’ı çağrıştırdı :)
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
Bravo Olga, Nobel'ini tebrik ederiz.
9/10
·362 syf.··
Beğendi
·
2019 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2019 22:13
Nobel almış yazarın kitabı olduğu için başladım, daha bitirmeden şu yorumu yazmıştım "Özellikle uçak yolculuklarında okudum. Kısalı uzunlu bir çok hikayeyi aynı kitaba toplayınca okuması zor oluyor, hikayelerin bazıları tek bir paragraf. Kitap genelinde okuma akıcı olmuyor, ama Koşucular hikayesi farklı. Kitaba ismini veren hikayeyi tek sefer okumak bile yeterli değil, Koşucular hikayesini tekrar dönüp okuyacağım." Kitabı bitirdiğimde gördüm ki, Koşucular hikayesi ile kitabın havası tamamen değişiyor, Koşucular ve sonrasındaki hikayeler daha akıcı, okumanızı tavsiye ederim. Bir de söylemek lazım, uçaklarda okumak da kitabın özüne uygunmuş, sonuna doğru anlıyorsunuz. Bravo Olga, Nobel'ini tebrik ederiz. Özellikle yazmayı düşünüp de uçak seyahatine çıkanlar sonuna kadar okusunlar.
1000Kitap
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma
1/10
·414 syf.··
Beğendi
·
2019 56. kitabı
Man Booker ve Nobel Edebiyat ödülüne sahip olduğu için bir anlam çıkarmaya çalışmak zorunda değilsiniz. Zorlamayın, olmuyor. Boş, içeriksiz, vasat bir kitap.
KoşucularOlga Tokarczuk · Alabanda Yayınevi · 2021197 okunma

Yazar Hakkında

Olga TokarczukYazar · 8 kitap
Olga Tokarczuk 29 Ocak 1962’de Sulechov’da Polonya’da doğdu.Edebiyat kariyerine başlamadan önce Varşova Üniversitesi’nde psikolog olarak çalışan yazar Carl Jung üzerine çalışmalar yapmıştır. Polonya’nın en başarılı yazarlarından biri olarak görülen Tokarczuk eserleri ile Polonya’da ve Polonya dışında birçok ödüle layık görülmüştür.2008 yılında Polonya’da verilen en önemli edebiyat ödülü olan Nike’ye sahip olan Tokarczuk 2004 yılından bu yana Polonya’da Polonya Yeşiller Partisi üyeliğini yapmaktadır. 2018 yılında "sınırlar arası geçişleri bir yaşam biçimi olarak ansiklopedik bir tutkuyla temsil eden anlatısal hayal gücü" nedeniyle Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.