Gönderi

9/10
·210 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 22:31
Kendi cümlelerim bu kitap için beni tatmin edecek kadar iyi bir inceleme oluşturamadı. Ama kitap kendi içerisinde incelemesini barındırıyor ve duygumu tam olarak ifade ediyor. Fugui'in hikâyesi bu noktaya geldiğinde, kıs kıs gülmekten kendimi alamadım. Kırk yıllık hergele şimdi yarı çıplak halde çimlerin üstüne oturmuştu; ağaçtaki yaprakların arasından süzülen güneş ışığı, kısarak baktığı gözlerine vuruyordu. Ba-cakları çamura bulanmış, yeni tıraş olmuş başından beyaz beyaz saçlar çıkmıştı. Alnı kırış kırıştı, teri göğsüne süzü-lüyordu. O sırada, altın renkli gölete girmiş yaşlı öküzün sadece başı ve sırtı görünüyordu. Dalgaların kıyıya vuruşu gibi, suyun öküzün sırtından yansımasını izledim. Bu yaşlı adam, gezgin hayatıma başladığımda karşılaş-tığım ilk kişiydi. Gençtim, derdim tasam yoktu. Her yeni yüz beni heyecanlandırıyor, neşelendiriyordu. Bilmediğim her şey beni derinden etkiliyordu. Hayatımın tam bu evresinde rastladım Fugui'e. Hikâyesini anlatırken öyle güven veriyordu ki, daha önce hiç kimse bana kendimi böyle hissettirmemişti. Dinlemeye istekli olduğum sürece anlatmaya hevesliydi. Fugui ile tanışmam, sonraki günlerde halk şarkılarını neşeyle derlememi sağladı. Bu zengin ve bereketli toprakların Fugui gibi insanlarla dolu olduğunu hayal ettim. Ve yıllar geçtikçe Fugui gibi adamlarla karşılaştım. Pantolonlarını aynı onun gibi giyen adamlar, pantolonlarının ağı dizlerine kadar düşmüş adamlar. Yüzlerindeki kırışıklıklar güneş ışığı ve çamurla dolmuş, gülümsediklerinde görülen bomboş ağız-larında bir iki tane diş kalmış adamlar. Sık sık ağlasalar da, bu, çok mutsuz olduklarından değildi. Bazen çok mutlu ve huzurlu olduklarında bile ağlıyorlardı. Elleri tozlu yollar gibi kirli ve kaba sabaydı. Gözlerindeki yaşları silmek için ellerini havaya kaldırmaları, üstlerindeki çamuru temizlemek kadar doğal bir hareketti. Fugui kadar unutulmaz biriyle daha sonra hiç tanış-madım. Hayat tecrübeleri hakkında bu kadar net ve onları başkalarına aktarmada bu kadar yetenekli biriyle hiç tanış-madım. Geçmişini tamamıyla görebilen birisiydi. Toy bir delikanlıyken nasıl yürüdüğünden, nasıl büyüdüğüne kadar her şeyi görüyordu. Bu ülkede bu tür insanlarla karşılaşmak pek nadirdir. Sefalet ve zorluklar diğerlerinin hafızasını kötü etkiliyor olabilir. Geçmişle, çoğunlukla bir tür miskinlik ha-linde yüzleşirler. Ne yapacaklarını bilmeden, geçmişi garip bir gülümsemeyle başlarından savarlar. Sanki dedikodu ya da kulaktan dolma şeylermiş gibi, kendi tecrübelerine karşı ilgiden yoksundurlar. Parça parça hatırlarlar, bunların da genellikle yaşadıklarıyla bir ilgisi yoktur. Katlandıkları onca şeyi ifade etmek için bir iki cümle yeter. Zaman zaman gençlerin bu insanlarla, "Yaşlanınca köpek gibi yaşamaya başlarlar," diye alay ettiklerini duyardım. Ama Fugui tamamen farklıydı. Geçmişi düşünmekten zevk alıyordu. Hayatı hakkında konuşmaktan hoşlanıyordu. Sanki bu şekilde hayatını tekrar tekrar yaşayabiliyordu. Hikâyesi, pençelerini ağaca geçirmiş bir kartal gibi esir almıştı beni.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.