Puan vermedi·249 syf.··
2025 81. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 22:10
Kitabı ismine bakarak aldım. Sessizliğe Hayranlık... Tasavvufta füsûn, cünûn ve sükûn olarak mertebe sayarlar. Füsûn hayranlık anlamındadır... Sükûn ise aklı terk ettikten sonra erişilen bir eylemsizlik hali. Üç mertebenin ikisi vardı kitabın başlığında. Okumaya değer buldum ismine bakarak kitabın. Kitap boyunca kahramanın ismini öğrenemeyiz. Birinci tekil şahsın ağzı düğümlüdür bu konuda. Sessiz mi yazmıştır yoksa, ismini bu sessizliğe mi saklanmıştır yazar bilmiyorum. Akif'in "sessiz yaşadım kim beni nereden bilecektir" deyişi çınladı kulaklarımda. Sessiz yaşamak kadar kıymet arz eden ne olabilir diye düşünüyorum kaç yıldır. Belki bun yüzden son yıllarda yazdığım ne varsa hemen hepsi sessizliğe ilişir. Kitabın konusu önemli değil. Ben yazarın niyetini okumaya çalıştım kitapta. Birinci tekil zamir olmak ne ağır bir yük. Zamir malum işin yerine geçer cümlede. Kurulacak bir cümle varsa ve isim gizlenmek isteniyorsa sahipsiz bir zamir olmak kadar güzeli yoktur. Yıllarını anlatan yazar bir kez dahi ismini zikretmiyorsa bu gizlenmek istediğindendir! Bazen sessiz ve bazen de isimsiz yaşamak istediğim olmuştur. Ama her ikisi de mümkün değilmiş öğrendim. Ama belki yazmak mümkündür. Mevlana ilk on sekiz beyitte önce söylemek istediğini sonra da sözü kısa kesmek gerektiğini söyler. Söylemek acziyet, sözü kısa tutmak ise kudrettir sanki. Kısa keseyim değil mi? Sessiz yazayım, sessizliğe saklayayım ben'imi.
Sessizliğe HayranlıkAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 2018919 okunma
·
224 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.