Durul ey ruhum…
Yetmedi mi sana dünyanın cefası?
Hâlâ varamadın mı yorgun ayaklarınla gideceğin yere?
Kaç dünya daha azap çekmen gerek varman için ?
Nedir bu arsızlığın ?
Vuslata mı taliplisin firaka mı ?
Her vardığında biraz daha ırıyorsun kendinden.
Oysa kalmak da bir gitmek demekti bazen.
Ve belki de sana en büyük “git” diyen,
içindeki “dur” diyen sesindi aslında.
İlla gideceksen eğer, git ey ruhum!
Yalnız bil ki, her adımda biraz daha eksileceksin kendinden.
Ama sen…
Bir gemi gibisin.
Fırtınalı sularda seyrin,ambarın anılarla dolu.
Bıkmadın mı hâlâ, o eski yükleri yeniden ve yeniden omuzlamaktan?
Bu yol seni yormaz mı sanırsın?
Dalgalarında savrulursun Poyraz’ın.
Vardığın her yer, yine senin limanın.
Çünkü gitmek, ancak kendine varmakla anlamlı.
Yakup KAZDAL