Selami Hocam'ın önceki eserlerini de detaylıca okuyup çok beğenmiştim. Eserinde yaşanmışlıklara yer vermesi , Anadolu kültürünü yansıtması ve samimi cümleler ile kurduğu kurgular gerçek ve olağan olayları yansıttığı için okurken duygulanmamak elde değil . Her kalbe dokunacak bir hikaye kazandırmış bizlere. Sismik Çalkantılar 'da yine bu şekilde bir eser olmuş. Okurken yer yer üzülüp duygularıma hakim olamadan okudum lakin hayatın yine devam ettiğini , başımıza ne gelirse gelsin umudun bizi takip ettiğini de hissetmedim değil .
Bu eseri Bager ile tamamlamış . Bager bir karakter ama bize yaşatılan her olayın , talihsizliğin bedelini öderken yine de hayatın çiçek gibi açılacak yapraklarının da olduğunu göstermiş . Hayat devam ediyorsa ona tutunup herşeye rağmen mücadele etmemizi temsil etmiş . Doğu kültüründe çok gördüğümüz namus belasının sadece kadınlara yapıştırılmış yanını bu eserde görüyoruz. Annesi bir iftiraya kurban verilmiş tabi ölüm onu bulmuş lakin asıl kurban 16 yaşında gencecik oğlu Bager olmuş ve hayatının en güzel zamanlarını hapishane odalarında geçirmek zorunda kalmış .
Bir aile dramı bir gerçek bir hayat hepsi #sismikçalkantılar da yeniden yeşermesine sebep olmuş . Hapisten çıkıp insanların arasında kayboluşu yaşadığı olayları film gibi anlatmış yazarımız . Kurgu okusak da bu durumu yaşayan insanların olması ne acı . Acıları taze insanların sesi de olmayı başarmış bence. Bager yaşadığı olaylardan ders alırken bizde onunla birlikte okuduğumuz satırlarda duygusal anlar yaşıyoruz. İnsanların acımasız ve zalim olduğunu. Bazen de güvensizliği anımsıyoruz . İlk dayanağımız ailemiz iken bazı aileler ilk darbe vuranlar oluyor . Bager ' de ilk ailesinden sonra da hayatından darbeleri art ardı yemesine rağmen o yüzleşmeyi seçip başladığı yere geri dönmeye karar verir. Peki geri döndüğünde onu ne bekliyor işte bu sizi #sismikçalkantılar eserinde bekliyor.