Tam da şu an, sıcağı sıcağına nasıl inceleme yazacağım bilmiyorum. İçim hem kıpır kıpır hem de kırık dökük.
Bu yolculuk bittiği için üzgünüm evet ama yazarın yeni kitaplarını okuyabileceğim için de umutluyum. Okumaya kıyamıyorum dedim, bitecek diye yavaş yavaş okuyorum dedim, oku sen boşver yenilerini yazarım dedi iki gözümün çiçeği, teselli oldu bana...
Geçmişe takılı kalıp kaybedilen zamanlar, yaşanamamış hayatlar... Sürekli kendini suçlayıp elindekinin kıymetini bilememe ve o kız çocuğunun ruhunda açılan büyük hasarlar... Hepimiz insanız hata yapabiliriz ama bu olumsuzluğu sürekli ruhumuza yaşatıp anı kaçırmamalıyız çünkü kaybedilenler çok mühim şeyler. Nevra sana diyorum sana! Sen ne ettin öyle o canım çocuk Güliş'e? Bir başka çocuğuna ağlarken senden sevgi dilenen iki çift göze derin bir yara bıraktın ve ben bu yüzden seni çok eleştirdim.
En çok seni sevdim iki kere anne. Merhametin takdire şayandı. Mümtaz amca sen de yalnızlığınla yüreğime çok dokundun. Enver, senin yaşadıklarının ve sana yaşatılanların kelimesi, izahı yok... Hepiniz ailem oldunuz, iyi ki yollarımız kesişti.
Ve Esra Kahya sen... Birbirimize sarıldığımız günden beri benim ruhum oldun. Sanki daha önceden tanıyormuş hissi beni hiçbir zaman terketmedi. Kambur ve Benim Rüyalarım Hep Çıkar kitaplarınla zaten ruhumu ele geçirmiştin, bu kitabınla da bana çocukluğumu yaşattın. Hep yaz sen ve biz hep okuyalım. Kalemin hiç susmasın, seviliyorsun...
Esra kahya b.