7/10
·216 syf.··
2025 5. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 20:00
Yine Kore edebiyatı yine güzel bir eser. Haftalarca elimde sürünmesi kendimle ilgili bir sorun, akıp giden bir kitap aslında. Daha konusunu okurken Oldboy kokusu almıştım, pek de yanılmış sanılmam, çok daha zayıfı da olsa benzer işler diyebiliriz. Keza yakında beyaz perdede de izleyecekmişiz. Ucundan kıyısından da olsa klasik Kore intikamlarından, kitabı gibi enfes olacaktır diye düşünüyorum. Kitaba dönecek olursak Kore edebiyatına ilgimin yanı sıra bu kez ismi de ilgimi çekti. Korece eserlerin tercümesinin doğrudan Korece-Türkçe şeklinde yapılmasını çok seviyorum, çünkü hem dil hem kültür olarak benziyoruz. Korece-İngilizce-Türkçe şeklinde giden çeviriler (bunun bir kitap olmasına da gerek yok) kendini hissettiriyor. Ajumma kavramı bizim kültürümüze hiç de uzak bir kavram değil, bu yüzden Kore kültürüne bir aşinalığınız olmasa bile yabancı hissetmiyorsunuz. Pençe lakaplı yaşlı bir kadının (eli bıçaklı ajumma) “temizlik görevi” ve yaşamının temel alındığı kitapta merakınız hiç yok olmuyor. Saf gerilim kitabı değil, Pençe’nin geçmişini öğrenip duygularına, duygularındaki dilemmalara da şahit oluyoruz sık sık. Bu anlamda edebi değerinin gözümde arttığını söyleyebilirim. Yaşlı bir kadının, bu her ne kadar uç bir örnek de olsa, kendini toplumdan soyutlanmış hissetmesi, birilerine bir şeyler hissetmek için vadesinin dolduğu konusundaki kendi benliğine yönelik yargıları, basmakalıp fikirler yüzünden artık neyi kendisine yakıştırıp yakıştırmayacağının kendi gözünde bile pek önemi kalmaması hasebiyle bunlardan kaçınması, evcil hayvanıyla kurduğu alışılagelmişin biraz dışındaki bağ… Evet Pençe bir kiralık katil, bu yüzden tipik bir ajummayı okumuyoruz. Ama yaşlı bir insanın, en tehlikeli ve en eli kirli olanın bile başka bir yüzü, başka bir iç dünyası olduğunu görüyoruz. Kore edebiyatının bu yönünü seviyorum. Kültür olarak yaşlılar onlar için ayrı bir önem taşıyor gibi görünse de (bizim toplumumuz için bile fazla görünen itaat seviyesinde saygı gibi) yaşlıların içten içe ne fırtınalar yaşadıklarını edebiyatlarında muazzam ortaya koyuyorlar. Dünya edebiyatında bunu bu kadar iyi yapan başka bir ülke var mı bilmiyorum. Bunun dışında elbette bir de intikam teması var. Bu hususa uzun uzun yorum yapmayacağım ama tipik bir Kore intikam hikayesi düşünüldüğünde bana zayıf kalmış göründü. Ana hikâyenin aralarında intikam okuduk gibi hissettim ki zaten öyleydi. Matador’a daha fazla değinilmesini isterdim. Kitap için asli karakterlerden biri olmaktan ziyade aralara serpiştirilmiş gibiydi. Bu yönüyle kitabı noksan bulduğumu söyleyebilirim ama kitabın arka kapakta da intikam teması iddiası bulunmadığı için belki yersiz bir eleştiri olabilir. Yahut benim beklentimi bu yönüyle karşılayamadığı için böyle diyorum. Her neyse, güzel kitaptı. Kore edebiyatından daha çok çeviri görmek dileğiyle.
Eli Bıçaklı TeyzeGu Byeong-mo · Athica Yayınları · 202464 okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.