·433 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mayıs 2025 00:00 Ben bu kitabı okuyalı tam 10 yıl oldu. Okumaya başladığımda kitabı ve seriyi çok seveceğimi hemen anlamıştım. Öyle de oldu. SJM yıllar içinde en sevdiğim yazarlardan biri oldu. Kitapların popüleritesi arttıkça sevenleri de arttı, sevmeyenleri de. Bir süre sonra sevenlerden çok sevmeyenleri daha sık görmeye başladım. SJM'in bu serisi ve ACOTAR serisi yıllar içinde yerden yere vuruldu...
Throne of Glass kitaplarının benim için yeri her zaman farklı oldu. Ama 10 yıldır hakkında duyduğum eleştiriler de zihnimde yer edinmiş olacak ki her ne kadar serisi baştan sona tekrar okumak istesem de bir türlü cesaret edemedim. "Ya ilk okuduğum günkü kadar sevmezsem?", "Ya şimdi okuduğumda çok saçma gelirse?", "Ya hatrımda kaldığı kadar iyi değilse ve hayal kırıklığına uğrarsam?" diye düşünüp durdum. Ama bu sene sonunda birinci kitabı bir kez daha elime almaya karar verdim. Eleştirilerin haklı olup olmadığını da merak etmiyor değildim. Şimdi ilk kitabı bitirir bitirmez gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Throne of Glass ilk okuduğum zamanki kada iyi. Yine çok sevdim. Hatta bu sefer daha da çok sevdim. Yapılan eleştirilerin çoğuna saygı duysam da SJM'in haksız eleştirildiğini düşünüyorum. Throne of Glass yazdığı ilk kitap olmasına rağmen gayet iyi, gayet düzgün yazılmış bir kitap. Kendisinden sonra gelecek kitaplar için sağlam bir temel oluşturuyor. Bizi Erilea ve karakterlerle tanıştırıyor. Celaena'nın karakteriyle ilgili ipuçları veriyor. Dili akıcı, okuyucuyu zorlamıyor. Kitabın hiçbir yerinde sıkılmadım, heyecan hiç düşmüyor ama okuyanı da boğmuyor.
Sonuç olarak, demem o ki, SJM söylendiğindan daha başarılı bir yazar, Throne of Glass ve ACOTAR serileri de söylendiğinden çok daha iyi kitap serileri.