Wisteria ~ Adalyn Grace
.
Belladonna ile başlayan bu masalsı yolculuğu o kadar çok seviyorum ki İlk iki kitabın asıl karakteri Signa ve Ölüm’dü şimdi ise önceki kitaplarda önemli rol oynayan kuzen Blythe ve Kader.
Birinin kaderini değiştirmek ve dengelerle oynamak birçok şeye sebep olabilir. Tabii bir de babasının özgürlüğü için yaptığı bir anlaşma vardı ve bu anlaşma sonucunda Kader ile zorunlu bir evlilik yapmak zorunda kalacaktı Blythe.
Diğer yanda ise Kader’in yıllardır aradığı karısı vardı. Tabii bir de kendini prens olarak tanıtan Kader yani Aris beni aşırı heyecanlandırdı. Aris’in büyüyle yarattığı gerçekler var ki ilk bakışta gözümde canlandırması zordu ama kitabın içinde sanki büyülü bir dünyanın içinde geziyormuş hissi verdi. Blythe’ın babası öğrenmesin diye uydurulan büyülü bir saray, asla istenemeyen evlilik ve nefretten doğan aşkla inanılmazdı.
Kitabın atmosferine bayıldım! Ölüm ve Kader arasındaki pamuk ipliği, Yaşam’ı arayan Kader ve daha birçok dengeyle masaldan öte bir kurguydu. Blythe ile ilgili çözmeye başladığımız bazı şeylerle kitap daha da güzelleşti ama Kaos kısmı Dengeleri bozduğu için ona musallat olan Kaos aşırı sinir bozucuydu. Resmen çıkışını bilmediği bir labirentte savuluyordu Blythe ama bir yandan da Aris ile aralarındaki gelgitli ilişki dengeleri bozdu dostlar
Spoiler vermemek için çığlıklarla haykırmak istediğim şeyleri zor tutuyorum. Bazı gerçekler ve Aris öyle karşı konulmaz bir karakter ki her sahnesinde sinirden gözlerim alev alarak ve heyecandan kalbim küt küt atarak okudum. Önceki kitaplarda yaşananların ışığında harika bir yere verildi kurgu. İhanet, bağlılık, güç, gotik esintiler ve tutkunun havada çarpıştığı bir kitaptı.
Tilki Beasty detayı, Aris’in tatlı böcek hitabı sarayın o soğuk havasının sayfalardan taşması ve morsalkım sarmaşıkları bana inanılmaz hissettirdi. Masalsı bir havada soluksuz okuduğum bir kitaptı ve hepiniz kesinlikle okumalısınız!
“Aşkı bulmak için baharı kıştan daha iyi bir zaman yapan hiçbir şey yok. Ve hiç kimseden aşk uğruna oturup şiir gibi berbat bir şeyi dinlemesi beklenmemeli.”