Latife Tekin’in edebiyatı çoğu zaman kalabalıkların, çürümüş mahallelerin, gölgede kalmış insanların sesidir. Berci Kristin Çöp Masalları’nda çöp yığınlarının arasından yükselen çığlıkları; Muinar’da ise sarmal bir karanlıkta kaybolan ruhları duyarız. Onun dünyasında toplumsal meseleler, yoksulluk, kadınlık, yabancılaşma; büyülü ve simgesel bir dille iç içe geçer.
Ama Zamansız, Tekin’in tüm bu seslerin arasından kendine döndüğü bir suskunluk gibi.
Kalabalığın arasından çekilir, ışıklar söner ve artık yalnızca iç ses kalır.
“Bazı geceler, zaman kırılır. İçinden geçip başka bir hayata sarkarsın. Orada seni sen sanmazlar.”
Bu kitap, Latife Tekin’in daha önceki metinlerinden farklı olarak, dışarıyı değil içeriyi anlatıyor. Yani bu kez anlatıcı bir mahalleyi ya da bir kasabayı değil, kendi zihninin sokaklarını dolaşıyor. Ve bu sokaklar, her zaman aydınlık değil. Sisli, bulanık, geçici. Her köşe başı bir imgeyle, her duvar bir anıyla dolu.
Zamansız, alışıldık bir roman değil.
Ne belirgin bir olay örgüsü var ne de klasik bir anlatı düzeni.
Bu bir anlamda bilinç akışına yakın duran, parçalı bir düşünce günlüğü.
“Zamanın kemirdiği bir boşlukta yankılandım durdum, sesimin nereden geldiğini, nereye gittiğini bilemeden.”
Kitabı okurken, zihnin sürekli uyanık olmalı. Çünkü metin, anlamı okuyucuya doğrudan sunmaz. İmgeler, metaforlar, kavramlar arasında bir labirent kurulur ve her okuyucu bu labirentin içinde kendi yolunu çizmek zorunda kalır. Bu yüzden Tekin’in tarzına yabancı biri için Zamansız, ilk okuma için zor bir tercihtir. Hatta kimi zaman bıktırıcı bile olabilir. Fakat onun diline, ritmine, çağrışımlarına aşina olanlar için kitap bir keşif yolculuğudur.
“Unutmak sandığım gibi bir silinme değilmiş, sessiz bir dağılmaymış aslında.”
Bu cümle, kitabın ruhunu belki de en iyi anlatan satır.
Çünkü Zamansız, sadece zamanı değil, hatırlamanın ve unutmanın doğasını da sorguluyor.
Belleğin ne kadar güvenilmez olduğunu, zamanın ne kadar kırılgan ve göreceli olduğunu, en çok da kim olduğumuzu unutmanın ne demek olduğunu…
Latife Tekin’in Zamansız’ı, toplumsal anlatılardan kişisel olanlara, dışarıdan içeriye, gürültüden sessizliğe geçişin romanı.
Ve bu sessizlikte, yankılanan belki de bizim kendi iç sesimizdir.
ZamansızLatife Tekin
ZamansızLatife Tekin · Can Yayınları · 0991 okunma