Bir adam düşün…
Annesinden sevgi görememiş, aşkı bir vadideki zambakta arayan bir adam…
Ve o zambak?
Evli.
Ulaşılamaz.
Ama ruhunun ta kendisi…
Balzac burada aşkı değil, beklentiyi anlatıyor.
Sen sanıyorsun ki sevmek yetiyor…
Ama karşı taraf kendi cehennemini kutsal sayıyorsa, sen sadece yakarak seversin.
Henriette, zambak gibi. Güzel. Temiz. Ama diken gibi batıyor.
Çünkü ‘dokunamazsın’ diyor sana hayat.
Ve sen sadece bakıyorsun… içinden öle öle.
Bu kitap aşkı öğretmiyor.
Aşkın nasıl acıya dönüşebileceğini anlatıyor.
"Bu bir aşk değil, bir ağıt aslında.”